2 bin 632 yıldır sönmeyen ateş: Newroz

Kürt halkının milli bayramı ve serhildan ruhunun ateşi olan Newroz, despotik iktidarların tüm baskılarına rağmen 2 bin 632 yıldır ilk günkü heyecan ve direnişle kutlanmaya devam ediliyor.

İki kelimenin birleşiminden meydana gelen Newroz, kelime olarak yeni gün anlamına geliyor. Her yıl 21 Mart’ta dünyanın her yerinde başta Kürt halkı olmak üzere birçok halk, Newroz’un gelişini ateş yakarak kutluyor. İlk olarak milattan önce 612 yılında kutlanan Newroz’un ilk ateşini, Firdevsi’nin Şahname’de kahramanlıklarından bahsettiği Demirci Kawa’nın yaktığı düşünülmektedir. Kawa’nın Dehak’a karşı mücadeleyi kazandıktan sonra yaktığı bu ilk ateş bin yıllardır sönmüyor.

Hikayeye göre Dehak’ın iki tarafında çocuk beyniyle beslenen iki yılan vardır. Kral, Demirci Kawa’nın 15 çocuğunun beynini alarak bu yılanlara yedirir. Kawa’nın sadece bir kızı hayatta kalır. Kızının hayatı için kendini feda eden Kawa, kralın sarayına giderek kralın adamlarıyla savaşır. Kralı ve adamlarını yenen Kawa, sarayın en tepesine çıkarak bir ateş yakar. Ateşi gürleştiren Kawa, özgürlük ateşinin yükseldiğini herkese gösterir.

Önemli Kürt tarihçilerinden biri olan Şeref Xanê Bedlîsî de ünlü eseri Şeref Name’de Newroz’un hikayesinden şöyle bahseder: “Arî ırkından olan Kürtler her yıl Newroz’u kutlar. Kürtler, Newroz bayramıyla bütünleşmiş bir halktır.” Milattan önce 612 yılında yakılan ilk Newroz ateşi Kürt takvimlerinin başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Newroz’un ateşle kutlanması nedeniyle birçok kişi Newroz’un Zerdüştler tarafından ortaya çıkarıldığını ileri sürmektedir.

KÜRT ŞAİR VE EDEBİYATÇILARINA GÖRE NEWROZ

Önemli Kürt yazar ve şairler de Newroz Bayramı’na olan bağlılıklarını eserlerinde edebi bir dille anlattı. Büyük şair Mele Ehmedî Cizîrî (1407-1481), Newroz için yazdığı bir şiirinde Newroz’a olan bağlılığını ifade ederek, Newroz ateşinin her daim her tarafı aydınlatacağını söylemiştir.

Mem û Zîn Destanı’nın yazarı Ehmedê Xanî (1650-1902), Kürt halkının özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine işaret ederken Newroz’u doğanın uyanışı olarak niteler ve Newroz’un kutlanması gerektiğine işaret eder.

Doğa şairi olarak bilinen Ebd El Rehîm Seîd Moloyî (1806-1882), Newroz’u baharın gelişi olarak niteliyor. Aşk şairi Wefaî (1890-1962), Newroz isimli şiirinde hissettiklerini anlatarak, Kürt halkının Newroz’unu kutluyor. Bunların dışında da birçok Kürt yazar ve şair Newroz’un milli bir bayram olduğunu sürekli yazdı.

NEWROZ’U KİMLER KUTLUYOR?

Kürtler tarihten bu yana Newroz’u yöresel kıyafetlerini de giyerek kutluyor. Kimliğini bu bayramın kutlanmasına yansıtan Kürtler, bulunduğu her yerde ateşler yakarak Newroz’u büyük bir coşkuyla kutlamaya devam ediyor. Geldiğimiz noktada Kürtler, Newroz’un kutlanmasını siyasi görüşünü ilan etmek için de kullanıyor.

Kürt halkı dışında Farslar, Azeriler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar ve Kazaklar da Newroz’u kutluyor. UNESCO’ya göre dünya üzerinde 300 milyondan fazla insan Newroz’u çeşitli etkinliklerle kutluyor. UNESCO, 2010 yılının Şubat ayında Newroz’u insanlığın kültürel mirası listesine aldı. 21 Mart uluslararası Newroz Günü olarak kabul edildi.

Dünyanın dört bir yanında ulusal kıyafetlerini giyen halklar, baharın gelişini çeşitli etkinliklerle kutluyor. Farslar, 21 Mart’ı yılbaşı olarak kabul ediyor.

Kazakistan ve daha önce Sovyetlere bağlı olan cumhuriyetlerde Newroz, Zerdüştlük bayramı olduğu gerekçesiyle kutlanması yasaklanmıştı.

Eski Mısır’da firavunlar da Newroz’u kutladı. Mısır topraklarında kurulan Fatimî devleti de Newroz’u törenle kutladı.

KÜRDİSTAN’DA YASAKLARA RAĞMEN KUTLANDI

Kürdistan’ı işgal eden sömürgeci devletler, Kürt halkının milli bayramı olan Newroz’u kutlamayı yasakladı. Yasaklar döneminde gizli ya da başka bir isim altında Kürtler Newroz’u kutlamaktan asla vazgeçmedi. Yasaklanan Newroz her geçen yıl siyasi bir anlam taşımaya başladı. Kimliği ve kültürü yok sayılan Kürt halkı, Newroz’u kimliğinin ve kültürünün var olduğunun ispatı olarak görmeye başladı.

Bugün Türk devleti Kürt halkının bu milli etkinliğini kendi milli güvenliğine tehdit olarak algılıyor. Kürt halkının kendi kimliğine ve kültürüne bağlılık mesajı verdiği Newroz kutlamalarını, Türk devleti yaptığı katliamlar ile yok etmeye çalışıyor.

Zorbalığın her türlü yolunu deneyen Türk devleti, Kürt halkının bir araya gelmemesi için her şeyi yaptı. Yıllarca büyük baskılar altında yaşayan Kürt halkı, 1982 yılında Amed Zindanında Mazlum Doğan’ın bedenini ateşe vermesiyle Kürt halkı bir kez daha Newroz ruhuyla dirildi. Demirci Kawa’ya dönüşen Mazlum Doğan’ın “Berxwedan jiyan e” sözü Kürt halkının Newroz sloganı haline geldi.

Sadece Türk devleti değil, faşist İran ve Irak hükümetleri de Kürt halkının bu bayramının kutlanmaması için kirli oyunlar devreye koydu.

SURİYE’DE NEWROZ BAYRAMI

Suriye’de de yıllarca Newroz’un kutlanması yasaktı. Newroz’u kutlayanlar tutuklandı ve işkence edildi. Bir çok kişi bu uğurda katledildi. Şam’da ilk defa 1986 yılında Newroz’u kutlamak üzere sokağa çıkan binlerce Kürde, iç güvenlik güçleri müdahale etti. Müdahalede Silêman Adî isimli bir sivil katledildi. Bugüne kadar da Suriye hükümeti, işçi ve öğrencilerin Newroz kutlamalarına katılmasına izin vermiyor. Newroz kutlamasına katılan işçiler işten çıkarıldı öğrenciler de okuldan uzaklaştırıldı.

1988 yılında 104 sayılı bir kararname yayınlayan Baas rejimi 21 Mart’ı anneler günü olarak ilan etti. Kürt halkını görmezden gelen Baas rejimi, 21 Mart’ta bunun dışında bir etkinlik yapılmasını yasakladı. 12 Mart 2004 serhildanının ardından Baas rejimi, Newroz’u kutlayanlara yönelik baskılarını biraz daha arttırdı. 2008 Newroz’unda Qamişlo’da gece evlerinin önünde ateş yakanlara saldıran Baas rejimi, 3 genci daha katletti.

2010 yılında Reqa’daki Newroz kutlamalarına iç güvenlik güçleri bir kez daha saldırdı. Bu saldırıda Mihemed Nûr isimli bir çocuk katledildi. Onlarca kişi de yaralandı. Aynı yıl Halep’te yapılan kutlamalarda da binlerce Kürt tutuklandı. Yakalanan kişiler askeri mahkemeler tarafından “karışıklık çıkartma” ve “yasal olmayan örgütlere üye olmak” suçlamalarıyla yargılandı.

‘REJİM ATEŞTEN KORKTU’

Newroz’un yasaklı olduğu yıllarla ilgili Kürt yazar Xalis Mesûr, “Tutuklanma ve işkence korkusuyla Newroz’u dışarıda kutlayamayanlar, Newroz’u evlerinde kutladı. Newroz, tarihi bir semboldür. Faşist sistemler, Kürt halkının Newroz’u kutlamasını parçalanmak olarak niteledi ve Kürtleri bölücülükle suçladı. Newroz günü iç güvenlik güçleri, köy ve mahallelerdeki devriyelerini sıklaştırırdı. Newroz ateşinin yakılmasından korkan Baas rejimi ve şovenistler, Kürt halkının kimliğini, kültürünü ve tarihini yok etmeye çalışırdı.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin kurulmasının ardından Newroz’un yeniden kitlelerle kutlandığını söyleyen Mesûr, Newroz kutlamaları için hazırlıklar yapıldığını bunların Kürtlerin büyük kazanımları olduğunu belirtti.

DEVRİMLE ÖZGÜRCE KUTLANMAYA BAŞLANDI

Rojava devriminin ardından kurulan Özerk Yönetim döneminde Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşayan tüm halklar kitlesel olarak Newroz kutlamalarına katıldı. 2014 yılında Newroz ‘Demokratik Özerk Yönetim, çok renkli Suriye’deki demokratik modeldir’ şiarıyla kutlandı.

2015 yılının Newroz gecesinde Hesekê’de iki terör saldırısı gerçekleşti. Saldırıda 53 Hesekêli yaşamını yitirdi. Çoğunun çocuk olduğu 130 kişi de yaralandı. Rojava halkı hiçbir saldırının iradelerini kıramayacağının mesajını Newroz alanlarından vermeye devam etti. Binlerce kişi saldırıda yaşamını yitirenleri uğurlama törenlerine katıldı.

2016 yılına gelindiğinde Newroz, ‘Özgür Rojava’dan demokratik federal Suriye’ye’ şiarıyla kutlandı.

Kuzey Kürdistan’daki direnişe dikkat çekilen 2017 Newroz’unda ‘Kuzey Suriye Federasyonu’nun Newroz ruhuyla Kuzey Kürdistan’daki direnişi diriltelim’ mesajı verildi.

Efrîn’in işgal edilmesinin gölgesinde geçen 2018 Newroz’unda ‘Efrîn halkının direnişi halkların Newroz’u olacaktır’ denildi.

2019 yılında Önder Abdullah Öcalan üzerinde devam eden ağırlaştırılmış tecride dikkat çekilerek Newroz alanlarında ‘Newroz ruhuyla tecridi kıralım ve Efrîn’i özgürleştirelim’ mesajı yankılandı.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler