​​​​​​​4 Nisan her özgür kadının doğumudur

Önder Abdullah Öcalan’ın doğum günü, kölelik nedeniyle acı çeken her kadının özgürlük günü oldu.

Önder Abdullah Öcalan doğuşuyla, başta kadınlar olmak üzere kölelik şartları altında acı çeken halklar için yeniden bir yaşam felsefesi oluşturdu. Önder Öcalan, toplumun özgürlüğü için, ilk adım olarak kadının özgürleştirilmesi ve geliştirilmesi gerektiğini gördü.

‘ÖZGÜRLÜK SUDAN VE EKMEKTEN DAHA ÖNEMLİ’

Kadın özgürlüğüyle ilgili Önder Abdullah Öcalan, “Özgürlük, ekmek ve sudan daha önemlidir. Baharın gelişini daha aydınlık ve coşkulu karşılamanız için inanıyorum ki sizler Ortadoğu’daki kadınların özgürlüğünü gerçekleştireceksiniz. Çünkü, cesaretli, güzel ve çalışkan kadınlar, dünyayı değiştirebilir. Bunun için ben de sizin için yaşıyorum” dedi.

Önder Öcalan bir kadını yaratmanın bir ülkeyi özgürleştirmekten daha zor olduğunu gördü.

BİR CİNSİYETLE SINIRLI DEĞİL

2008 yılında Jineoloji'nin ortaya çıkışı Önder Öcalan için ilk adımdı ve bunu kadınlara sunarak amacına ulaşmak istedi. Kadının üzerine farz kılınan şeylerden kurtulması için bir çağrı yaptı. Kadınların mücadelesinin toplumsal mücadele olduğunu gören Öcalan, bunun sadece bir cinsiyetle sınırlı olmadığını belirtti.

ÖNDER ÖCALAN KADINI ÖZGÜRLEŞTİRMEK İÇİN ISRAR ETTİ

https://www.hawarnews.com/tr/uploads/files/2021/04/05/203617_-.jpg

Fırat Bölgesi Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi Rozef Ehmed, ortaya çıkan birçok aydının olduğunu ancak hiçbirinin Önder Öcalan gibi kadına değer vermediğini söyledi. Önder Abdullah Öcalan’ın kadının gücünü gördüğünü dile getiren Rozef, “Kadını dört duvar arasından çıkarmak ve erkekle eşit koşullarda olması için ısrarcı oldu” dedi.

TÜM SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ ÖCALAN’DA

Herkesin jineolojiye bilim dalı olarak baktığını belirten Rozef, “Buna baktıklarında Önder Öcalan’ın yaşamın bütün sorunlarına burada çözüm getirdiğini görebilirler. Öncelikli sorunun kadının ihmal edilmesidir. Kapitalist sistemin amacı ise kadını kimliksizleştirmektir” diye ifade etti.

Önder Öcalan’ın savunmalarına dikkat çeken Rozef, Önder Abdullah Öcalan’ın bir savunmasında yer alan şu ifadeleri paylaştı: “Kadın toplumda en çok ezilen kesimdir. Kadının kölelik tarihi Ortadoğu’da saklı. Jineoloji bu anlamda kadının sadece cinsel obje olarak görülmemesi için bir başlangıç olabilir. Kadın toplumun temeli ve özü olmalı” şeklinde konuştu.

İKİNCİ KADIN DEVRİMİ ŞART

Önder Öcalan’ın değerlendirmelerinde Ortadoğu toplumunun ikinci bir kadın devrimine ihtiyaç olduğu yer alırken, kadının öz mücadelesi olmadan yeni bir toplum yaratmanın mümkün  olmadığı belirtiliyor. “Erkeklerde derin bir zihin değişikliği olmadan, hayat bir hayalden ibaret olacaktır” diyen Önder Öcalan, yine yaşamın kadınsız olmayacağını ve ahlak ile güzelliğin de özgürlük olmadan olmayacağını görüyor.

TECRİDİ KALDIRMA ÇAĞRISI

https://www.hawarnews.com/tr/uploads/files/2021/04/05/203649_-.jpg

Konuya ilişkin Jineoloji üyesi Rima Ehmed konuştu. Kadının Önder Abdullah Öcalan’dan önce yok olmak ile yüz yüze kaldığını vurgulayan Rima, “Diyebiliriz ki kadının tamamen özgürleşmemesindeki temel şey 5 bin yıllık zihniyetle alakalıdır. Bu zihniyeti bir kaç gün içinde değiştirmek mümkün değildir. Ancak zamanla Önder Abdullah Öcalan’ın felsefesi sayesinde bu zihniyeti yok edeceğiz” diye konuştu. Son olarak bütün kadınlara çağrıda bulunan Rima, “Önder Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için harekete geçmeliyiz. Çünkü o bütün zorluklara rağmen kadına yaşamı verdi” dedi.

 (sde/zd)

ANHA


Diğer Haberler