Aldar Xelîl: Önder Öcalan’ın yaşamının sorumlusu komplocu güçlerdir

PYD Eş Başkanlık Konseyi Üyesi Aldar Xelîl, Önder Abdullah Öcalan’ın yaşamı ve sağlığına ilişkin iddialara dikkat çekerek, Önder Abdullah Öcalan’a bir şey olması durumunda sorumluluğun Türk devletinin ve komplocu güçlere ait olduğunu kaydetti.

PYD Eş Başkanlık Konseyi Üyesi Aldar Xelîl, herkesin Önder Abdullah Öcalan’ın sağlığı ve yaşamına karşı dikkatli olması çağrısı yaptı. Türk devletinin Önder Öcalan’a yönelik amacına değinen Aldar Xelîl, “Türk devleti, Önder Öcalan’ı fiziki olarak yok etmek, mevcut süreci normalleştirmek ve halkı bu duruma alıştırmak istiyor” vurgusunu yaptı.

Değerlendirmesinde Newroz’un anlamına dikkat çeken Aldar Xelîl, “Newroz, yeni yaşamın temelinin anlamıdır. Kürt halkının ve bölge halkının ortak mücadeleyle Newroz ateşini bir kez daha gürleştirmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Sözde Suriye Muhalefeti adı altındaki çetelerin ENKS’den Newroz’u birlikte Efrîn’de kutlama isteğine ilişkin bilgilere değinen Xelîl, “ENKS’nin kimliğini belli etmesi gerekir. Eğer gerçekten ulusunu savunmak ve ulusal birlik oluşturmak istiyorsa o zaman ulusal tutumlarını da ortaya koymalıdır. Hem düşmanın yanında yer alıp hem de yurtseverlikten bahsedemez” dedi.

‘MÜCADELE, NEWROZ ATEŞİ RUHUYLA DEVAM EDİYOR’

Mücadelelerinin Newroz ateşi ruhu ile devam ettiğini söyleyen Aldar Xelîl, “Kürt halkı, yıllardır bölgedeki varlığının anlamını Newroz ateşinde görüyor. Direnişini de her zaman Newroz ateşi ruhu ile gösterdi. Son yıllarda halkını özgürlük amacına ulaştırmak, demokratik bir sistemi inşa etmek ve Newroz’un anlamının seviyesine ulaşmak için durmadan mücadele etti. Bölge halkı ön yıl önce bunun için özgürlük çağrısı yaptı. Devrimimiz Mart ayında başladı. Bu iki şeye cevap oldu. Birincisi Şam hükümeti değişim yapılmasını istemiyordu ikincisi ise Türk devleti Demokratik Ulus projesinin önünde engel çıkarmak istedi. Bu mücadele Newroz ateşi ruhuyla devam etmektedir” dedi.

‘DAİŞ’İN YENİLGİSİ, KUZEY VE DOĞU SURİYE DEVRİMİ’NİN TÜM DÜNYAYA ARMAĞANIDIR’

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara dikkat çeken Xelîl, “Bütün saldırılara rağmen adım adım büyüyen bir devrim var. Devrimin zorlu bir sürecindeyiz. Güvenlik, ekonomik ve yaşam açısından zor şartlar mevcut. Bu tehlikeler halen de devam etmekte. Fakat devrim süreçlerinde bazen darbe alınır bazen de başarı elde edilir” ifadelerini kullandı.

Efrîn’deki işgali hatırlatan Aldar Xelîl, “Newroz’un yaklaştığı bu günlerde Efrîn’in işgali duygularının yaşandığı günler de var. Newroz, başarıyı her zaman yeniden yaratıyor. Devrimin devam ettirilmesi bizim başarımızdır. Bölgelerimizi özgürleştirinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. HRE, işgalcilere yönelik her gün eylemler düzenliyor. Newroz’un ardından DAİŞ’i yenmenin başarısı var. Bu, Kuzey ve Doğu Suriye devriminin bütün dünyaya armağanıdır. Bu başarı, yüzyıl boyunca konuşulacak bir başarıdır. Gerçekten de burada adım adım büyüyen bir devrim var” aktarımında bulundu.

’19 TEMMUZ DEVRİMİNİ NEWROZ GERÇEKLİĞİ TEMELİNE TAŞIYACAĞIZ’

İşgalci Türk devleti ve çetelerinin Efrîn’i işgali ettiğinde ilk olarak Demirci Kawa heykelini yıktığını hatırlatan Aldar Xelîl, “Demirci Kawa’nın heykelini yıkarak direnişin sembolünü, halkların ve Kürtlerin birliğini ve Newroz’un yeniden doğuş sembolünü ortadan kaldırmak istediler. Kürtlere soykırım mesajı vermek istediler. Newroz, bu devrimin içinde Kuzey ve Doğu Suriye’deki halklar için bir güç oldu. Newroz, tarihte de yeniden doğuşun günü olarak kabul edilir. Kürt halkı, bölgedeki diğer halklar ile birlikte Medya İmparatorluğu’nu kurduğunda, Demirci Kawa’nın ateşini yine birlikte gürleştirdiler. Newroz ateşi sadece Kürtlerin eliyle değil diğer halkların eliyle birlikte yakıldı. Şimdi de bütün halklar ile birlikte demokratik Suriye devrimini ilerletiyoruz ve birlikte kazanacağız. Kürtlerin öncülüğünde yeni bir gün nasıl yaratıldıysa, 19 Temmuz Devrimini de Newroz gerçekliğinin temeline taşımak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

‘21. YÜZYILIN ARTIK ÇOK SAYIDA DEHAK’I VARDIR’

21. yüzyılda çağın Dehaklarının çok olduğuna dikkat çeken PYD Eş Başkanlık Konseyi Üyesi Aldar Xelil sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Yüzyılın artık çok sayıda Dehak’ı vardır. İlk yüzyıllarda ezilmiş haklara zulm ederlerdi. Bir bütün olarak bölgenin tarihi yanlış yazılmıştır. Kültür bastırılıyor, bölgeye her gün saldırılar oluyor. Ekonomik açıdan toplumu yok etmek ve hatta toplumsal ilişkileri yok etmek istiyorlar. Nüfusun varlığını uyuşturucu ve fuhuşla hedefliyorlar. Bizi gerçek kimliğimizden uzaklaştırmak istiyorlar. 21. Yüzyılın Dehakları, daha organizeli bir şekilde toplumuzu hedef almaktadır.”

‘ENKS KİMLİKSİZDİR, KİMLİĞİNİ BELİRLEMELİDİR’

Suriye İtilafı çetelerinin ENKS’yi Efrîn’de Newroz’u kutlama davetini değerlendiren Xelil sözlerine şunları ekledi: “ENKS’nin mevcut konumunun yurtseverlikle alakası yok. Kendilerine yoldaş seçtikleri insanlar topraklarımızı işgal edenlerdir. Efrîn’de kimliğimizi yok etmek isteyenlerdir. Demografik yapısını değiştirmek isteyenlerdir. Bölgenin kimliğini değiştirmek istiyorlar. ENKS’de onların üyesidir. İtilaftan olan arkadaşları Efrîn özgürleştirildi diyorlar, işgal edildi demiyorlar. Biz, Efrîn işgal edildi diyoruz. ENKS gerçeği söyleyemiyor. Arkadaşları özgürleştirildi diyerek kendi kimliklerine açıklık getiriyorlar. ENKS kimliksizdir. Kimliğini belirlemelidir. Eğer gerçekten yurtseverler ise uluslarını korusunlar, ulusal birlik kursunlar ve ulusal tavır koysunlar. Düşmanla hareket ederek yurtseverlik konusunu dile getirmesinler. İtilaftan birisi çıkıyor ENKS’yi Efrîn’de Newroz kutlamasına davet ediyor. Efrîn’de hiçbir şey olmamış gibi nasıl bu kadar harekt gidip Newroz’u kutlayacaklar.

Newroz bizim için; Zekiye Alkan, Mazlum Doğan'ın ruhu ve Kuzey ve Doğu Suriye direnişidir. 24 saat bizi yok eden çeteler Newroz’u nasıl kutlayacak? ENKS, Newroz’u anlamsız ve meşru kılacak bir siyasetin aracı olmamalıdır. "

ENKS, NEWROZ’U ANLAMSIZ VE MEŞRU KILACAK BİR SİYASETİN ARACI OLMAMALIDIR

ENKS ile anlaşmanın iki yolunun olduğunu kaydeden Aldar Xelîl, “Şu an ulusal birlik girişimleri ile diyalog içerisindeyiz. Fakat onların ne yapacaklarını bilemiyoruz. Acaba parçalara ayrılarak bir kısmı bizim tarafa bir kısmı diğer tarafa mı ayrılacak? Yada bizi bırakıp diğer tarafa geçecekler?. Anlaşmaya varmamız için iki yol var; birincisi, ya biz onların yanına ya da onlar bizim yanımıza gelecekler. Aksi halde farklı seçenek yoktur. Efrîn bizim yüreğimizde bir yaradır.  Tek başına Efrîn için bile olsa bir anlaşmaya varmamız mümkün değil. O tarafa olamayız. ENKS’nin bunu çok iyi bilmesi gerekir ki, Efrîn işgal altında olduğu sürece hiçbir anlaşmaya gidemeyiz” diye kaydetti.

‘ÖNDER ÖCALAN’IN VARLIĞINDAN KORKUYORLAR’

Önder Öcalan’ın sağlık durumuna ilişkin iddialara da değinen Xelil, “2015 yılından beri Önder Öcalan’ın sessini kısmaya çalışıyorlar. Önder Öcalan’ın her bir açıklaması halkımız için bir moral kaynağı oluyordu. Oluşturulan birliktelik Önder Öcalan’ın düşünceleri sayesinde oldu. Önder Öcalan karşısında denedikleri tüm yöntemler iflas etti. Şimdi de bu yöntemi kullanıyorlar. Önder Öcalan’dan korkuyorlar. Komplocu Türk devleti bir an önce Önder Öcalan’ı özgür bırakmalıdır.

‘NEWROZ FIRSATTIR’

Newroz kutlamalarına dikkat çeken Xelil son olarak şunları ifade etti: “Newroz örgütlülüğümüzü büyüteceğimiz ve birlikteliğimizi oluşturacağımız gündür. Newroz ruhu ile geleceğe hazırlanmalıyız. Newroz Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê’nin özgürleştirilme sözünü fırsatını veriyor. Önder Öcalan’ın düşüncelerini hayata geçirmeliyiz. Önder Öcalan özgür olmadan Rojava devrimi başarıya ulaşamaz. Bölgnin özgürlüğü Öcalan’ın özgürlüğüne bağlıdır. Bu çerçevede tüm halkımızın Newroz’unu kutluyoruz.”

ANHA


Diğer Haberler