Amed halkının direnişi 36’ncı gününde

Belediyelerin gasp edilmesine karşı Amed’de başlayan halk direnişi 36’ncı gününde devam ediyor.

AKP-MHP rejimi tarafından Amed, Mardin ve Van belediyelerinin gasp edilip kayyum atanmasına karşı Amed’de başlayan halk direnişi 36’ncı gününde sürüyor. Belediye hizmet binasının karşısında devam eden eyleme halkın yanı sıra HDP milletvekilleri, TJA aktivistleri, Barış Anneleri üyeleri ile Türkiye ve bölge illerinde faaliyet yürüten 12 ildeki 78'liler Girişimi yöneticileri katıldı.

Eylemin yapıldığı sokak, polis bariyerleri ve zırhlı polis araçlarıyla ablukaya alındı. 78'liler Girişimi yöneticileri alana "Kayyım darbeciliğine karşı devam, gerçek ve adalet için devam, dayanışmaya devam" pankartıyla gelerek yerlerini aldı. Nöbette, kitle sık sık alkış çaldı, slogan attı ve zılgıt çekti. Kürtçe direniş şarkılarıyla devam eden 2 saatlik oturma eyleminin ardından basın açıklaması yapıldı.

Açıklamada ilk konuşan HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Hülya Alökmen, katılımcılara teşekkür ederek, “Hakikatin peşindeyiz ve bu hakikatin de mücadelesine devam edeceğiz” dedi.

‘Konu Kürtler olunca anayasaya uyulmuyor’

78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can ise 31 Mart yerel seçimlerine dikkat çekerek, “Sözde seçme ve seçilme hakkı gösterildi. Oysa görüldü ki seçimin hemen öncesi belediye eşbaşkanlarına mazbata verilmemek için yazışmalar yapılmış. 1 Nisan şakası gibi. Baştan beri Kürt halkının iradesini tanımayan bir irade var” dedi. Herhangi bir mahkeme kararı olmamasına rağmen belediye eşbaşkanlarının yerine kayyum atandığını ifade eden Can, “Anayasa’da masumiyet karinesi var. Ona bile uymuyorlar. Söz konusu Kürtler olunca Anayasa’ya da yasaya da uyulmuyor” diye konuştu.

‘Kürtler barışta ısrarcı’

İktidarın yerlerine kayyum atanan belediye eşbaşkanlarına “terörist” dediğini aktaran Can, “Buna rağmen eşbaşbakanlar haklarını aramak için dağa çıkmıyor, demokratik yollardan haklarını arıyorlar. Bu insanlara saygı gösterilmelidir” dedi. Kürtlerin Kürt sorununun demokratik yollardan çözülmesi için barışta ısrar ettiğinin altını çizen Can, ancak Türkiye’nin “derin oligarşisi” olarak tanımladığı yapının barış istemediğini, savaşta ısrar ettiğini vurguladı. Kürt sorununun çözülmemesinden kaynaklı belediyelere kayyum atandığını belirten Can, “Kayyum olayı, Kürt meselesidir. Kürtlere bir yandan ‘kardeşim’ diyorlar bir yandan da kayyum atıyorlar. Peki kardeşlik ve barış nasıl olacak. Milyonlarca Kürdü ne yapacaklar” diye sordu.

‘Yaşasın halk, yaşasın Kürt milleti’

AKP’nin bir “çöküntü” sürecine girdiğini belirten Can, bu sürecin de hızlanarak devam edeceğine dikkati çekti. Önder Abdullah Öcalan’ın son görüşmesinde dile getirdiği “Barışa hazırım, bir hafta içerisinde bu sorunu çözerim” sözlerini hatırlatan Can, iktidarın belediyelere kayyum atayarak Öcalan’a yanıt verdiğini söyledi. Can, “İktidar, ‘barışa ve demokrasiye hazır değiliz’ diyor. Biz de bunlara demokrasi ve barışla cevap vereceğiz” dedi. Şair Tevfik Fikret’in Millet Şarkısı adlı şiirinde geçen “Zulmün topu var, güllesi var, kal’ası varsa; Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır. Göz yumma güneşten ne kadar nuru kararsa; Sönmez ebedî, her gecenin gündüzü vardır” dörtlüğünü hatırlatan Can, “Yaşasın halk, yaşasın Kürt milleti” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

Nöbet, yapılan 10 dakikalık oturma eyleminin ardından son buldu.


Diğer Haberler