Amerika’nın Suriye’den çekilmesi ne anlama geliyor?

AZİZ KÖYLÜOĞLU

ABD Başkanı, “DAİŞ için Suriye’de bulunuyorduk ve onları yendik” diye bir açıklama yaptı. ABD Başkanı’nın bu açıklaması yeni değil. ABD, ilk günden bu yana Suriye’ye geliş sebeplerinin DAİŞ olduğunu belirtmişti. Bununla birlikte Suriye için yeni bir anayasa yapılıyor ve Suriye’deki krizin çözümü için BM’nin 2254 numaralı kararı çerçevesinde hedefler ortaya koyulmuştu. Esasında Trump’un bu açıklaması yine tekrarlanmış oldu. Diplomatların çekilmesiyle beraber ABD’li askerlerin 60 ila 100 gün arasında geri çekilmelerinin tamamlanacağı iddia edildi. Bu iddianın ne kadar gerçekleşeceği ve DAİŞ’e karşı mücadelede fiziki durumun ne müsaade edeceği belli değil. Ancak bölge halkı, tüm durumlara karşı hazır olmalı.

Trump’un ‘DAİŞ’i yendik’ sözü gerçeklikten uzaktır. Tersine DAİŞ, Ortadoğu’da yeniden canlanmak için imkan kolluyor. Trump’un sözleri de DAİŞ’in yeniden hortlamasına yol açıyor. Sadece hortlamasına da değil, geniş bir alanı yeniden ele geçirmesi içine zemin hazırlıyor. DAİŞ’i, dışarıdan gelen bir grupmuş gibi yanlış okuma var. O, DAİŞ’in gerçeğini okumamış. DAİŞ temelde, Ürdün, Suriye ve Irak üçgeninde Türk devleti tarafından kuruldu ve çoğunlukla kurucuları bu bölgelerdendi. Sonrasında da birçok güç, kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilmek için elemanlarını DAİŞ’e kattı. Bu yüzden DAİŞ’in bölgede tamamen bitirilmesi için on yıllarca mücadele gerekmekte.

ABD’nin Suriye’den çekilmesi sadece Suriye’deki durumu değil Ortadoğu’daki mevcut durumu da değiştirecektir. Bu da ABD’nin şimdiye kadar yürüttüğü politikalarında ciddi bir değişime gideceğini göstermekte. Böyle bir değişiklik, Suriye başta olmak üzere tüm bölgeyi Rusya ve İran’a bırakmak anlamına geliyor. Türkiye’nin bir parçası olduğu Rusya ittifakı ve bölgeye yönelik işgali Rusya ve İran üzerine etkide bulunmuyor. Tersine, Türkiye’nin Suriye’deki işgali belli bir düzeyde, Rusya’nın çıkarına geliyor ve İran üzerinde belli düzeyde baskı yapmasını da sağlıyor.

Rusya ve İran, koalisyon güçlerinin Suriye’den çekilmesine yönelik açıklamayı bir süredir bekliyordu. Bu ne ABD’nin ne de Suriye halklarının çıkarınadır. Ancak Trump’ın çıkarına olduğu görülüyor. Trump, ülkesinde kendine yönelik siyasi saldırıları geçiştirmek için böyle bir gündem oluşturdu. İşgalci Türk devletinin tehditlerini bir miktar kendi siyaseti için kullanan Trump, DAİŞ’in tamamen bitirilmesini isteyen ABD’li güçlere karşı elini güçlendirdi.

Açıklamalardan da görülüyor ki Trump dışında kimse bu tür bir çekilmeyi doğru bulmuyor. Hem Arap ülkeleri hem İsrail hem de Suriye halkı, bu şekil bir geri çekilmeyi doğru görmüyor. Avrupa ülkelerinin tavırlarından da, DAİŞ’e karşı uluslararası mücadele koalisyonunun Suriye’den çekilmesini çıkarlarına göre olmadığı görmedikleri anlaşılıyor.

DAİŞ’e karşı uluslararası mücadele koalisyonunun çekilmesinin kimin çıkarına olduğu açık. Başta, ilk günden bu yana ABD’nin Suriye’deki varlığına karşı çıkan ve bunu çıkarlarına uygun görmeyen Rusya. İkincisi de işgalci Türk devleti. Erdoğan diktatörlüğündeki Türk devleti, Amerika’nın Suriye’deki varlığını çıkarlarına göre görmemekte ve Suriye’den çıkması için elinden geleni yapmaktadır. Türk devleti DAİŞ’in yenilmemesi için başından beri tüm yöntemleri kullanmaktadır. Diğer taraftan da ABD’nin bölgedeki varlığına her yönüyle karşı çıkan İran. ABD’nin geri çekilmesi bu güçlere hizmet etmekte.

Yok eğer ABD, faşist Türk devleti ile yeni bir ittifaka girmişse bu, Suriye’deki durumu değiştirecektir. O zaman ne Rusya ne de İran, faşist Erdoğan rejiminin mevcut işgalini kabul etmeyecektir. ABD’nin çekilmesi Rusya ve İran’ın çıkarına olsa da ABD’nin vekili olan bir işgalci Türk devletini ne Rusya ne de İran kabul eder.

Bununla birlikte ABD’nin Suriye’den çekilmesi, dış politikasında kırılma anlamına geliyor. Sadece Ortadoğu’da değil, dünya genelinde büyük bir kırılma anlamına gelir. 

Burada, ‘Rusya, Suriye krizinin yükünü tek başına kaldırabilir mi?’ sorusu ortaya çıkıyor. Bana göre ABD’nin bu şekil hızlı geri çekilmesi, Rusya’nın Suriye’deki siyasetini büyük bir krize sokacaktır. Bu, mevcut haliyle Rusya’nın çıkarına değildir.

Böyle bir durumda Kuzey ve Doğu Suriye halkı ne yapacak?

Bir; Kuzey ve Doğu Suriye halkları DAİŞ, El Nusra ve diğer tüm çete gruplarının kerametlerini kırmak için ilk günden bu yana mücadele içerisinde.

İki; Kuzey ve Doğu Suriye halkları, mücadelesine dış güçlerin desteğiyle başlamadı bugün ve sonrasında da böyle mücadelesini böyle yürütecektir.

Üç; Kuzey ve Doğu Suriye bölgesi faşist Erdoğan rejiminin tehdidi altında. Bölge halkları nasıl ki DAİŞ’e karşı mücadele ettiyse faşist Erdoğan’ın saldırılarına karşı da mücadele edecektir.

Dört; eğer faşist Erdoğan rejiminin tehditleri devam eder ve saldırıya dönüşürse, Kuzey ve Doğu Suriye halkları, saldırılara karşı yeni ittifaklar kurabilir. Bu konuda halkların önü açık.

ANHA