‘Anayasa komitesi halk iradesini yansıtmıyor’

Özerk Yönetim’in dahil edilmediği Suriye Anayasa Komitesi’nin Suriye’yi parçalama girişimi olarak ele alınabileceğini söyleyen PDKS Genel Sekreteri Cemal Şêx Baqî, “Bu komite tüm Suriye’yi temsil etmediği gibi bir çözüm de getirmeyecektir” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 23 Eylül’de Suriye Anayasa Komitesi’nin oluşturulduğunu duyurdu. Komitede Suriye rejiminden 50,  ‘muhalefetten’ 50 ve BM’den de 50 olmak üzere toplam 150 temsilcinin yer alması öngörülüyor. Komiteye, Suriye’nin önemli bir bölümünü temsil eden Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim’in dahil edilmemesine dönük tepkiler de artarak devam ediyor.

‘Ciddi ve doğru bir adım değil’

Suriye Kürt Demokrat Partisi (PDKS) Genel Sekreteri Cemal Şêx Baqî, komitenin Suriye krizinin çözümü için ciddi bir adım olmadığını söyledi. Komitenin İran, Türkiye ve Rusya’nın Ankara’da gerçekleştirdiği üçlü zirvede belirlendiğini söyleyen Baqî, “Rusya, İran ve Türkiye, Suriye’nin geleceğinde de rol oynayabilmek için girişimlerde bulunuyor. Bu ciddi ve doğru bir adım değildir. Astana’yı sürdürme planı doğrultusunda böyle bir adım atıldı ve bu şekilde Suriye krizinin çözümünde etkili olduklarını göstermek istiyorlar” ifadelerini kullandı.

‘Suriye halklarının tamamını kapsamıyor’

Oluşturulan komitede Suriye’nin üçte birinin yer almadığına işaret eden Şêx Baqî, “Anayasa komitesinin oluşturulması çürük bir propagandadır. Bölgede, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi de vardır ve meşru karar sahibidir. Fakat Suriye anayasa komitesinin oluşturulması çalışmalarında uzak tutuldu. Bu da anayasa komitesinin tüm Suriye halkını kapsamayacağı anlamına geliyor. Oluşturulan bu komiteyle geneli kapsamayan bir çözüm geliştirilmek isteniliyor” dedi.

‘Tarihi yanlışlık düzeltilmelidir’

BM’nin Suriye anayasasına ilişkin planlarının olduğuna vurgu yapan Cemal Şêx Baqî, şöyle devam etti: “Uluslararası güçler, Kuzey ve Doğu Suriye için farklı çözüm geliştirilmesi gerektiğini düşünüyor. Bu bölgenin farklı bir özelliği var. Kuzey ve Doğu Suriye’de tarihi bir adım atıldı ve bölgeye bu anayasa komitesi ile tarihi bir yanlışlık yapıldı. Bu tarihi yanlışlık çözülmelidir. Bu komite ya Kuzey ve Doğu Suriye’nin, Suriye’nin bir parçası olmadığı ya da komitenin tüm Suriye’yi temsil etmediği ve bir çözüme ulaşamayacağı anlamına gelir. Eğer bu komite ile gerçekten çözüm hedeflenmişse, BM’nin Fırat’ın doğusu için gizli planları olduğunu ve bunu Suriye krizinin içerisinde görmediği anlamı çıkar. Bununla Suriye’yi parçalamak istiyorlar. Bu Suriye’nin parçalanmasını istemeyen Kuzey ve Doğu Suriye halkının iradesi dışındadır.”

 ‘Sorunlar diyalogla çözülmelidir’

Suriye anayasasının meşru olabilmesi için anayasa yazımından önce Suriye rejimi ile Özerk Yönetim arasında bir anlaşmanın olması gerektiğinin altını çizen Şêx Baqî, “Bölgedeki sorunlar, Suriye içi diyalogla çözülmelidir. Anayasa maddelerinin belirlenmesinden önce bu maddelerin esasen uygulanması gerekiyor. Bölge halkının ve siyasetçilerin iradesinin olması için 9 yıldır devam eden savaşın ardından Suriye’deki tüm taraflar arasında diyalog gelişmelidir. Gerçekçi bir anayasa için halkın iradesi esas alınmalıdır” dedi.

‘Sınır güvenliği planlarının başarısızlığından sonra anayasa planları yapılıyor’

Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük işgal tehditleri ile Özerk Yönetim’in anayasa komitesine dahil edilmemesine dikkat çeken Şêx Baqî, “Sınır hattına ilişkin varılan anlaşma, Türk devletinin umduğu gibi olmadı. Türk devleti şimdi de anayasa komitesi ile etkili olmak istiyor. Erdoğan’ın sınır güvenliği tehditleri şantajdır. Türkiye’deki iç sorunların gizlenmesi için Avrupa ve ABD’ye baskı fırsatı ele geçirmek istiyor. Türk devleti ABD’yi karşısına almayana kadar Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine saldıramayacağını iyi anlamış” ifadelerini kullandı.

(sa/eyl)

ANHA


Diğer Haberler