Arap dünyası için yükselen tehdit; Türkiye

Yemen’in güneyindeki varlığı Arap yarımadası ve Mısır için ciddi bir tehdit oluşturmaya başlayan Türk devleti, Aden Körfezi, Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz’e yönelik planlar yapıyor.

Türk devleti ve Katar işbirliğinin desteklediği İhvan Yemen’de güçleniyor. Basına yansıyan haberlere göre Türk devleti kirli planları için kullandığı insani yardım örgütleri aracılığıyla Yemen’in Şebve, Sukrati ve El Miha bölgelerine girdi. Yemen’e müdahale etmek için uygun bir ortam hazırlayan Türk devleti, yasadışı istihbarat örgütleri de oluşturdu.

Yasadışı istihbarat örgütlerinden NGO, Yemen’de resmi istihbarat örgütlerinden daha güçlü bir ağ kurmuş durumda. Bu örgüt doğrudan yoksullar üzerinden bir ağ kurarak güçlü bir bilgi edinme zemini oluşturdu. Bu örgüt birçok yerde yoksulları hedef alıyor.

Türk devleti başlarda yumuşak güç kullanmayı denedi. Yoksul ülkelerden getireceği gençleri silahlandırarak kullanmayı planladı. Bu nedenle Türk devleti Afrika’nın birçok yerinde yatırımlar yaptı. Bu şekilde B planına geçilecekti. Son yıllarda çok fazla askeri üs kuruldu. Hava, kara ve deniz birlikleri Türkiye’nin sınırları dışında birçok yere konuşlanmış durumda. Bunun amacı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’a karşı bölgede güçlü olmak.

Türk devletinin kullandığı yardım örgütlerinin başında İHH geliyor. İHH, Yemen’in güneyinde ve Somali’de aktif faaliyet yürütüyor. İHH, Somali’nin başkenti Mogadişu’da bulunan Decfire Hastanesi’ni restore ederek Recep Tayyip Erdoğan Hastanesi yaptı.

Konuyla ilgili konuşan Güney Yemen Ulusal Birliği Üyesi Vedah Atiye, “Türk devletinin Yemen’e müdahalesi gizli değil. Yemen eski Ulaştırma Bakanı İhvan’a yakın Salih El Cebvani ile anlaşma imzalanmasının ardından Türk devletinin planları açığa çıktı. Bu müdahalenin en önemli kısmı Yemen limanlarının kullanılmasıydı” dedi.

2019 yılı sonunda Cebvani, Türk devleti ile ulaştırma bakanları düzeyinde ikili anlaşma yapıldığını duyurdu. Bu şekilde Türk devletinin Yemen’e yatırımlar yapması istendi. Yemen hükümeti Cebvani’nin açıklamalarını yalanladı. Özellikle liman ve havaalanlarının kullanılmasıyla ilgili açıklamaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.

Siyasi kaynaklar Türk devletinin Yemen’de ajanlar aracılığıyla Arap koalisyonunun meşru gördüğü hükümeti parçalamayı hedeflediğini söylüyor. Yerine İhvan’a yakın Türk-Katar ortak projesi olan Hemud Sait El Mihlafi getirilmek isteniyor.

Atiye bu konuyla ilgili şunları söylüyor: “Taiz’de Türk devleti kontrolü elinde tutuyor. Mihlafi, Türkiye’den dönerek eğitim üsleri kurmasıyla birlikte özellikle kontrolü eline almaya başladı. Bu üslerin en tehlikelisi El Heceriye dağı civarında Babülmendep Boğazı yakınında bulunuyor.”

Mihlafi, İhvan gençlerine askeri eğitimler vermek için çok sayıda eğitim üssü kurdu. Aynı zamanda Yemen halkına çağrı yaparak bu üslere gelinmemesi uyarısında bulundu. Bu üslerin Arap koalisyonunu hedef alan planın bir parçası olduğu tahmin ediliyor.

Taiz’in ardından Türk devletinin yoğun istihbarat yürüttüğü şehirlerin başında Şebva’nın geldiğini ifade eden Atiye, “Şebva valisi ile İhvancı Bin Adyo arasında yapılan görüşmelerin fotoğrafları bulunuyor. Türk istihbaratına çalışan bu kişiler insani yardım örgütleri adı altında bölgeye girdi” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE VE KATAR YUMUŞAK GÜÇTEN ASKERİ GÜCE DÖNÜŞTÜ

Mihlafi’nin bölgeye girmesiyle birlikte ilk askeri üs Hebeşi Dağı’na bağlı Yafras’ta, Hemed adında kuruldu. Katar’a bağlı El Cezire televizyonu Hemed üssünde eğitim gören ve Mihlafi’ye bağlılık sloganları atan grupların görüntüsünü paylaşmıştı.

Daha önce Türkiye’de kalan Mihlafi, Katar ve Umman’a gidiş geliş yapıyordu. 30 Ağustos 2019’da askeri tugay kuran Mihlafi, Yemenli gençlere çağrıda bulunarak ülkenin güneyinin Suudi Arabistan’ın kontrolünden çıkarılması için kendisine destek verilmesini istedi.

Katar ise Yemen hükümetine karşı olan kişileri yanına çekerek kullanıyor. Arap koalisyonuna karşı hazırlıkları tamamlamaya çalışan Doha hükümeti, El Cezire televizyonuna Yemenli eski bazı bakanları çıkararak Yemen hükümetine saldırtıyor.

Türkiye stratejik önemi bulunan Bilhaf Limanı’na ulaşmak istiyor. Gaz ve petrol açısından önemli olan bu liman, aynı zamanda Arapların kıyısı bulunan denizlere açılması nedeniyle de önem taşıyor. Türk devletinin bir diğer hedefi ise Babülmendep Boğazı’nı kontrol etmek. Boğaz kontrol edilirse bölgeye olası bir müdahalede kullanılacak. Aynı zamanda askeri üslere de ulaşım yolu olacak.

‘YEMEN DEĞİŞİM PARTİSİ TÜRKİYE VE KATAR’IN BÖLGEYE GİRİŞ KAPISI’

Türk devleti ve Katar’ın Arap güvenliğini tehdit etmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Stratejik Araştırmacı Hasan El Şehri, “İran’ın Yemen’de varlığını güçlendirmesinin ardından Suudi Arabistan Bagera El Hezim aracılığıyla Yemen hükümetinin meşruiyetini geri kazandırmaya çalıştı. Fakat Türkiye ve Katar’ın bölgeye giriş kapısı olan İhvan’a yakın Yemen Değişim Partisi, Yemen hükümetinin çalışmalarını zorlaştırmaya çalıştı” dedi.

El Şehri sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonuçta yoksulluk ve açlık artmaya başladı. Yemen’deki İhvan üslerinde teröristler yetiştirilmeye başlandı. Yetiştirilen bu teröristler ulusal orduyu kontrol etmeye başladı. Ulusal orduyu amacından saptıran bu teröristler Taiz, Senaa ve Hudeyde gibi yerleri kontrol etmeye başladı. Şebva’yı kontrol altına alan bu gruplar, buradaki kanaat önderlerine ihanet etti. Birçok kanaat önderi yasadışı bir şekilde tutuklandı ve katledildi.”

Türk devletinin Sudan’daki Sewakin adasından çıkarılmasının önemine dikkat çeken El Şehri, “Türkiye buradan çıktıktan sonra Somali’ye yöneldi. Burada sınırları dışındaki en büyük askeri üslerini kurdu. Suudi Arabistan, Türkiye’nin bu adımına karşı Kızıldeniz ve Aden körfezinde yeni bir ittifaka gitti” dedi.

TÜRK DEVLETİ AFRİKA’DA YAYILIYOR

Türkiye Ekim 2017’de Somali ve Aden körfezinde askeri üs kurdu. Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı açısından stratejik bir yerde bulunan Somali’deki üs Afrika kapısı olarak da sayılıyor. Mogadişu Limanı, 2013 yılında yapılan ve 20 yıl boyunca sürecek olan anlaşma gereği, Erdoğan’ın damadı olan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak eliyle işletiliyor. Bu liman Yemen ve Libya’ya silah sevkiyatı için de kullanılıyor.

Somali’de Türk devletine ait bazı şirketler aktif olarak çalışıyor. FavoriLLC geçtiğimiz yıl Mogadişu Havaalanı’nın işletmesini devraldı.

Türkiye, Sudan’ın Sevakin adasında deniz üssü kurma girişimin bulundu. Mısır, Libya, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin güvenliğini tehdit eden Türkiye’nin bu planı Sudan’da yaşanan darbenin ardından suya düştü.

Eritre Başkanı Isaias Afewerki, Türkiye’nin Sudan ve Somali’deki askeri varlığını eleştirerek, bu askeri varlığın bölgenin güvenliğini tehdit ettiğini ve Türkiye’nin İhvan’a hizmet ettiğini, Kızıldeniz’de hegemonya kurmaya çalıştığını açıklamıştı.

(rr)

ANHA


Diğer Haberler