Arapça basın gündeminde geçen hafta

Arapça basın gündeminde geçtiğimiz hafta; Suriye’de Türk devletinin işgali altındaki bölgelerde sivillere dönük gerçekleştirilen saldırılar ve çete grupları arasındaki çatışmalar, Türkiye’nin doğrudan müdahale ettiği Libya’daki gelişmeler ile Irak’ta Mustafa Kazımi hükümetinin güvenoyu alması öne çıkan başlıklar oldu.

SURİYE

İdlib başta olmak üzere Suriye’de yaşanan gelişmeler, geçtiğimiz hafta boyunca Arapça basın gündeminde geniş yer buldu.

04 Mayıs tarihli El Eyn Gazetesi “İdlib ve Erdoğan’ın büyük buhranı” başlıklı haberinde, “Erdoğan’ın İdlib konusundaki askeri ve siyasi seçenekleri daralıyor. Ya kandırma ve kandırılma serisine devam ederek iki ay önce Suriye ordusu tarafından gözlem noktalarına yapılan saldırı gibi büyük bir darbe yiyecek ve Suriye bataklığına daha da batacak ya da Rusya ile Mart ayında imzaladığı anlaşmaya göre hareket edecek” ifadelerini kullandı.

05 Mayıs tarihli El Beyan gazetesi ise “ ‘Fırat Kalkanı’ bölgelerinde karışıklık” başlıklı haberinde, Suriye’nin Türk devleti işgali altında bulunan bölgelerdeki çatışmalara dikkat çekerek, “Fırat Kalkan’ı bölgesindeki Cerablus’ta Türkiye’ye bağlı silahlı gruplar (çeteler) arasında çatışmalar yaşanıyor. Çatışmalarda çok sayıda çete öldü. Geçtiğimiz günlerde de Efrîn’de yaşanan patlamada 46 kişi yaşamını yitirmişti. ‘Ehrar El Şarkiye’ ve ‘Suriye Milli Ordusu’na bağlı polisler arasında da çıkan çatışmada her iki grup birbirlerinin merkezlerini basmıştı” diye aktardı.

06 Mayıs tarihli Şarkul Avsat gazetesi “Rusya’dan Esad’a yeni mesajlar” başlıklı haberinde,  “Kremlin’e yakın Rusya Dışişleri Meclisi’nin ciddi çalışmaları var. Rusya, İran ve Türkiye’nin Esad iktidarına son verilmesi ve içerisinde muhalif gruplar, Esad ve demokratların olduğu yeni bir hükümet kurulması ile birlikte ülkede komple ateşkes ilan edilmesi konusunda anlaşabilecekleri tahmin ediliyor” ifadelerini kullandı.

Haberde şu önemli noktalara dikkat çekildi: “Rus Eski Dışişleri Bakanı İgor İvanov’un yönettiği meclis, Rus siyasetine çok etkili görülüyor. Rus Eski Büyükelçisi birkaç gün önce Suriye’deki yolsuzluk ve yönetimin eksiklikleri ile birlikte askeri ve siyasi gelişmeleri eleştirmişti. Hazırlanan raporda Suriye’deki ilk kriz esnasında Rusya’nın Esad’ın koruyucusu olarak görülmek istemediğini, Suriye halkının kendi kaderlerini belirlemelerini gerektiği ifade edildi. Ancak zamanla Rusya, Suriye’nin ve Esad’ın kendisine büyük bir yük olduğunu fark ettiğini belirtti. Raporda, Rusya’nın, Esad’ın artık ülkeyi yönetemeyeceğine olan inancının arttığı ve Afganistan senaryosuna doğru çekildiği belirtildi.”

07 Mayıs tarihli El Arap gazetesi ise “İsrail baskısı İran’ı Suriye’den çıkmaya zorluyor” başlıklı haberinde, “İsrail’in Suriye’deki hava saldırılarıyla birlikte ülkedeki iç gelişmeler de eklenince İran’ın Suriye’deki varlığı zorlanıyor. İran bir yandan ABD’nin yaptırımları diğer yandan ise Koronavirüs ile uğraştığı bir süreçte dış operasyonlara finansman ayıramıyor” denildi. İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı kaynakların aktarımına yer verilen haberde, “Suriye savaşanının başladığı günden bu yana İran’ın ilk kez binlerce milisini geri çekip Suriye’deki karargahları boşalttığı kaydedildi” ifadesi kullanıldı.

08 Mayıs tarihli Şarkul Avsat gazetesi, “Tahrir El Şam’a yakın örgüt elektrik istasyonunu talan etti” başlıklı haberinde, “Heyet Tahrir El Şam’a yakın Türkistan İslam Partisi para kazanmak için Suriye’nin kuzeyindeki Hama kentinin elektrik istasyon malzemelerini sattı. Diğer yandan da Türkiye ve Rusya, Halep yolunda ortak devriye attı. İkinci devriye 3 gün sonra atılacak. Daha önce atılmak istenen 8 devriye başarısız olmuştu” diye aktardı.

LİBYA

04 Mayıs tarihli El Beyan gazetesi, “Libya savaşı.. Kuzey Afrika’da yenilen İhvancıların önündeki seçenekler” başlıklı haberinde, “Libya’daki savaşı kendilerine dayanak haline getiren Türkiye’nin öncülüğünü yaptığı İhvancı vb. gruplar, hiçbir ahlaki ilkeye uymadıkları gibi, uluslararası hukuk ve BM kararlarını ihlal ediyor” ifadelerini kullandı. BM’nin Libya’daki rolünün söylemlerden öteye gitmediğinin belirtildiği haberde, “Bu söylemlerin Trablus’ta bulunan İhvancı merkezi etkilemediği, aksine mevcut gidişatın Libya’ya komşu ülkelerde daha büyük gerilimlerin yaşanabileceği kaygısına sürüklüyor. Cezayir başkanı Abdülmecid Tebbun yaptığı açıklamada, Libya’daki durumun daha da kötüleşebileceği uyarısı yaparken, ‘Libya yangını büyürse kurunun yanında yaş da yanar, dolayısıyla sadece komşu devletler değil, Libya’ya yakın olan Avrupa ülkeleri de bundan etkilenecektir’ değerlendirmesini yaptı” diye aktarıldı.

08 Mayıs tarihli Şarkul Avsat gazetesi, “Libya Ulusal Ordusu Trablus’a dönüş sözü verdi” başlıklı haberinde, “Halife Hafter öncülüğündeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), Fayiz El Serrac’ın başını çektiği Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) merkezi haline gelen Trablus’a döneceklerinin ve Erdoğan’ın ülkelerini bölme projesini boşa çıkaracaklarının sözünü verdi” ifadelerini kullandı.

IRAK

Irak’ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Mustafa El Kazımi’nin mecliste güvenoyu alması ve öncesi, Arapça basın gündeminde geniş yer tutan bir diğer başlık oldu.

05 Mayıs tarihli Şarkul Avsat gazetesi, “Irak parlamentosu Kazımi kabinesini oylamak için toplanıyor” başlıklı haberinde, oylama öncesi siyasi tabloya dikkat çekti. Haberde, güvenoyu oylamasının Nuri El Maliki başkanlığındaki ‘Devlet El kanun’ bloğu ve İyad Allavi başkanlığındaki El Vatani bloğunun katılmamasına rağmen diğer vilayetler ve Kürdistan bölgesindeki üyelerin toplantıya katılmasının parlamento yeter sayısını toplayacağına işaret edildi.

06 Mayıs tarihli El Eyn gazetesi “Kazımi hükümeti oylamaya sunuluyor.. Kilit Kürtler” başlıklı haberinde, Mustafa Kazımi kabinesin güvenoyu oylaması öncesinde “Haşdi Şabi’nin reddettiği, hükümeti kurmakla görevli Mustafa El Kazımi kabinesi için Irak Parlamentosu’nda yapılacak oylamanın kilidi Kürtler” değerlendirmesi yapıldı.

08 Mayıs tarihli El Beyan gazetesi, “Kazımi hükümetine şartlı halk desteği” başlıklı haberinde, “Irak’taki göstergeler, halk protestoları sonrası bir atmosferde seçilen Mustafa Kazımi’ye henüz yolun başında olduğu için bir şans verildiğini gösteriyor. Analistlere göre Irak’ta sokaklar, istisnasız siyasi tüm bloklara inanmıyor ve tüm adayları reddettikten sonra Kazımi’ye ‘evet’ dediler. Protestocular, Kazımi’ye bir şans verdi ve adalet, yeniden inşa, kayıpların akıbetinin açıklanması, sivillerin serbest bırakılması, göçmen sorunlarının çözümü ve rüşvetin bitirilmesi şartlarını koştu” ifadelerinde bulundu.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler