Arapça basın gündeminde geçen hafta

Arapça basın gündeminde geçen hafta; Suriye’de, İsrail’in İran milislerine bombardımanı, Astana görüşmeleri ve Türkiye’nin Fırat Nehri’nin suyunu kesmesi, Türk devletinin çete gruplarıyla birlikte yöneldiği Libya’nın Sirte kentindeki gelişmeler, Başûrê Kürdistan’a yönelik işgal saldırıları ve Erdoğan’ın Katar ziyareti öne çıkan başlıklar oldu.

SURİYE

Suriye’de yaşanan çatışmalar ile dış güçlerin ülkeye ilişkin toplantı ve açıklamaları, geçtiğimiz hafta boyunca Arapça basın gündeminde geniş yer buldu.

29 Haziran tarihli Şarkul Avsat gazetesi “İsrail’den İran milislerine darbe” başlıklı haberinde, şu bilgilere yer verdi; “İsrail 24 saat içinde iki kez İran’ı destekleyen güçlere saldırdı. Saldırı sonucu 9 silahlı militan öldü. El Bukemal’e yapılan saldırıyı doğrulayan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de (SOHR), her iki saldırıda en az 15 silahlı militanın öldüğünü belirtti. Saldırılar İran Devrim Muhafızlarına bağlı El Kudüs Komutanı İsmail Kaani’nin bölgeyi ziyaret ettikten sonra gerçekleşmesi dikkat çekti.”

30 Haziran tarihli Şarkul Avsat gazetesi “Josep Borrell; Suriye siyasi değişim yaşanmadan yeniden inşaya destek yok” başlıklı haberinde, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell’in açıklamalarına yer verdi. Borrell’in BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı uygulanmadan Suriye’ye herhangi siyasi bir destek verilmeyeceğini söylediğinin aktarıldığı haberde, “Borrell, 2254 sayılı karar gereğince özgür bir seçim yapılmadan herhangi bir tarafın ciddiye alınmayacağını kaydetti. Bu karar uygulandıktan sonra Suriye’nin yeniden inşa edilmesinde Avrupa üzerine düşeni yerine getirecektir. Suriye’ye uygulanan ambargo ile ilgili soruya da cevap veren Borrell, Suriye’ye insani yardımların devam edeceğini belirtti” diye kaydedildi.

3 Temmuz tarihli Şarkul Avsat gazetesi ise “Rusya’nın Suriye konusundaki niyeti net değil” başlıklı haberinde, şu ifadeleri kullandı: “Rusya, Suriye konusunda çelişkili bir yol haritası izliyor. Bir yandan çözüm için hızlı davranırken diğer yandan da şiddetin uzaması için hareket ediyor. Bunun işaretlerinden biri de Rusya BM Güvenlik Kurulunda Suriye’ye insani yardımların gönderilmesi için tek sınır kapısının kullanılmasını istemesidir. 2014’ten beri BM onayı ile Suriye’ye insani yardımlar yapılıyor. En son görüşmede Rusya’nın baskısı ile Suriye’ye insani yardımların gönderildiği sınır kapısı sayısı 4’ten 2’ye indirildi. Ancak 10 Temmuz’da bu kararın süresi doluyor. BM yardımlarla ilgili yeni bir karar almalı. Rusya yardımların Türkiye üzerinden tek sınır kapısı üzerinden yapılmasını istiyor. Rusya, geçtiğimiz ay Suriye’de hastane ve insani yardım dağıtımlarını savaşan tarafların vurmasının önüne geçmek için oluşturulan ve gönüllü olarak katılım sağlanan Birleşmiş Milletler (BM) programından ayrıldığını açıklamıştı.”

4 Temmuz tarihli Şarkul Avsat gazetesi “Suriye’nin kuzeydoğusundaki Fırat nehri ölüm nehrine dönüştü” başlıklı haberinde, Türkiye’nin Fırat Nehri’ni, Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürtlere karşı silah olarak kullandığını belirterek, Türkiye’nin Şam ile Fırat’ın suyunu bölüşmek için 1987’de imzaladığı protokole uymadığı vurgulandı.

LİBYA

1 Temmuz tarihli El Beyan gazetesi “Sirteliler Türkiye tehlikesi karşısında birleşti” başlıklı haberinde,  Türk devletinin çete gruplarıyla birlikte yöneldiği Libya’nın Sirte kentindeki gelişmelere değinerek, “Libya’nın petrol zengini kenti Sirte’de halk, DAİŞ ve şiddet kullanan silahlı milisler karşısında birleşti. Kentte kriz çıkarmak isteyen bu gruplara ve Türkiye’nin müdahalelerine karşı halk Libya Ulusal Ordusu’nun yanında yer alıyor” ifadelerini kullanıldı.

IRAK

Türk devletinin Başûrê Kürdistan’a dönük işgal saldırıları ve Irak’taki yayılmacı politikası da Arapça basın gündeminde geniş yer buldu.

29 Haziran tarihli El Arap gazetesi “‘Pençe-Kaplan’ Türkiye’nin Irak’taki güvenlik haritasını oluşturuyor” başlıklı haberinde, “Türkiye basını, son günlerde Haziran ayından bu yana Irak’ta operasyon yapan askerlerin ölümlerini üst üste veriyor. Kaynaklara göre bölgeye uçak ve top atışlarıyla saldıran Türk devleti, bölgede kalıcı olmak istiyor. Türk devletinin bu girişiminden en çok Kürtler endişe duyuyor. Iraklı kaynaklar Türkiye’nin güvenlik hattını Irak topraklarına çektiğini ve “Pençe-Kaplan” operasyonu ile girdiği bölgelerde Suriye’deki gibi kalmak istediğini vurguladı. Türkiye en son Başika gibi askeri üsleri boşaltmayı ret etmişti” diye belirtti.

30 Haziran tarihli El Arap gazetesi “İran ve Türkiye’nin anlaşması Irak’ın bağımsızlığını ayaklar altına alıyor” başlıklı haberinde, Türk devleti ve İran’ın Başurê Kürdistan’a yönelik bombardımanlarına yer vererek, “İran, Irak’ın kuzeyinde Türkiye ile ortak operasyon yaptığına dair iddiaları yalanladı. Bu tür iddiaların Irak’ta bilinçli olarak ortaya atıldığını vurguladı” dedi.

TÜRKİYE

30 Haziran tarihli El Beyan gazetesi “Fransa ve Türkiye arasında kriz” başlığıyla verdiği haberinde,  “Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ‘NATO üyesi olduğunu iddia eden bir ülke olarak Türkiye'nin, Libya'daki iç savaşta tarihsel ve cezai sorumluluğu var’ dedi. Macron, ‘Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'si (Ocak ayında düzenlenen) Berlin Konferansı'ndaki hiçbir taahhüdüne saygı göstermiyor, Libya'daki askeri varlığını artırdı ve Suriye'den cihatçı savaşçıları yeniden toplu olarak getirdi’ dedi” ifadeleri kullanıldı.

1 Temmuz tarihli El Arap gazetesi “Abdullah Gül meydana çıktı” başlıklı haberinde, “Türkiye’nin eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ülkede yaşanan ekonomik ve siyasi krizlerden sonra meydanı eski dostu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bırakmayacağının işaretini verdi” diye belirtti.

3 Temmuz tarihli El Arap gazetesi: “Erdoğan Ortadoğu projelerine destek için Katar’da” başlıklı haberinde, “Körfez ülkeleri Erdoğan’ın Katar’ı gizli bir şekilde ziyaret etmesinden rahatsızlık duydu. Körfez ülkeleri Türk devletinin de tıpkı Osmanlı devleti gibi gözünün Arapların parasında olduğunu belirtiyor. Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin Türkiye’nin Ortadoğu’daki projesinin finansmanı olduğunu kaydediyorlar” ifadelerini kullandı.

4 Temmuz tarihli El Arap gazetesi “Türkiye basınında sadece Erdoğan’ın sesi yükseliyor” başlıklı haberinde, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’de sosyal medya ağlarının kapatılması yönündeki açıklamalarına yer vererek, “Dünyada en çok VPN kullanan ülkeler sıralamasında Türkiye 3’üncü oldu. Geçtiğimiz Çarşamba günü Erdoğan sosyal medya kanallarının engelleneceğine dair konuşma yapmıştı. Bunun üzerine Türkiyeli kullanıcılar tekrar VPN kullanımına yöneldi” diye aktardı.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler

Arapça basında bugün