Arapça basında geçen hafta

Arapça yayın yapan gazetelerde geçen hafta öne çıkan başlıklar; Suriye’deki ekonomik yaptırımlar, hükümetin İran’la yaptığı anlaşma ve Türk devletinin işgal politikaları, Libya’da Vatiyye Hava Üssü’nün bombalanması ve Mısır ile Türkiye’nin karşılıklı tatbikatları, Irak’ta Güvenlik Uzmanı Hişam el-Haşimi’nin öldürülmesi ve Türk devletinin saldırıları ile Lübnan’daki ekonomik kriz oldu.

SURİYE

Suriye’de İdlib’de yaşanan gelişmelerin yanı sıra Türk devletinin saldırıları, ABD’nin ekonomik yaptırımları ile Suriye hükümetinin İran’la vardığı anlaşma, geçtiğimiz hafta boyunca Arapça basın gündeminde geniş yer buldu.

7 Temmuz tarihli El Arap gazetesi “Türkiye suyla komşularını tehdit ediyor” başlıklı haberinde, Türk devletinin Fırat nehrinin debisini düşürmesine yer vererek, “Suriye’deki iç savaş 10’uncu yılına girerken İran ve Türkiye’nin çözüm önerileri üzerinde duruluyor. Türkiye yüzyıl önce Osmanlı devletinin yaptığı gibi bölgeye hakim olmak istiyor. Bu girişimiyle Türkiye’deki seçimlerde de istismar etmeyi düşünüyor. Türkiye Suriye’de siyasi İslam’ın hakim olmasını isterken, Kürtlerin de ulusal taleplerine ulaşmasına da engel oluyor” diye belirtti. Koronavirüsün yayıldığı bir süreçte Türkiye’nin Hesekê ve kamplarındaki yaklaşık 450 bin insanın su ihtiyacını karşılayan Elok İstasyonunu kapattığına dikkat çekilen haberde, “Suriye’deki Kürt muhalif Welîd Hac Abdulqadir, Türk devletinin komşularını su ile tehdit ettiğini kaydetti.  Türkiye’nin Suriye’de yaptıklarının sadece ekonomiyi etkilemediğini, etnik ve mezhebî krizlerin ortaya çıkardığını belirten Abdulqadir, İdlib ve Efrîn’de başta Sultan Murad grubu olmak üzere Türk devletinin desteklediği grupların sivillere karşı suç işlediğini vurguladı” ifadeleri kullanıldı.

8 Temmuz tarihli Şarkul Avsat gazetesi, “Suriye’deki gizli suikastlar: Mahir Esed’e yakın olanlar hedef alınıyor” başlığını kullandığı haberinde şunları yazdı: “Geçen 2 hafta içinde Suriye hükümet güçlerinden 8 asker öldürüldü. Yine Nizar Zeydan’a bağlı milislerin bir yöneticisi de öldürüldü. Öldürülen 8 askerden 5’i rütbeliydi. Bazıları evlerinin önünde bazıları da ofislerinin önünde öldürüldü. Suikastlardan 4’ü Şam ve çevresinde oldu. Geçtiğimiz Cumartesi de günü 4’üncü Tümen Komutanı, Mahir Esad’ın yakın arkadaşı Ali Canpolat da bir keskin nişancı tarafından evinin önünde öldürüldü. Yine Hava İstihbarat Daire Başkanı Cihat Zeel de beraber olduğu bir grupla birlikte Derazor-Şam yolunda öldürüldü. Cihat Zeel İran’a yakın biri olarak biliniyordu.”

9 Temmuz tarihli El Arap gazetesi “İran ve Suriye’nin anlaşması Rusya’yı rahatsız ediyor” başlıklı haberinde, “Suriye Hükümeti ve İran, hava sistemlerinin güçlendirilmesi için yeni bir anlaşma imzaladı. İran Suriye’deki milislerine yönelik saldırılara karşı bir cevap olarak da bu kararı aldı. İran resmi televizyonu da anlaşmayla birlikte ABD’nin baskılarına karşı daha güçlü durulacağını belirtti. Suriyeli muhalif Eymen Abdulnur ise anlaşmanın 3 mesajı olduğunu kaydetti. Abdulnur, anlaşmanın ABD ve Sezar Yasalarına, Rusya’nın son süreçte Suriye hükümeti karşısındaki tutumuna ve Suriye’deki İran karargâhlarına saldıran İsrail’e bir cevap olduğunu belirtti” ifadelerini kullandı.

11 Temmuz tarihli Şarkul Avsat gazetesi “Rusya, Suriye’ye yapılacak insani yardımları kendi çıkarlarına bağlıyor” başlıklı haberinde, “Suriye’nin kuzeybatısında yaklaşık 3 milyon kişi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) dün (Cuma) itibariyle sona eren insani yardım mekanizmasını oylamasını bekliyordu. Ancak Rusya ve Çin, mekanizmanın yenilenmesini öngören karar tasarını veto etti.

Gözlemciler Rusya’nın Suriye’deki insani yardımları kendi çıkarlarına bağladığını kaydetti. Söz konusu tasarı Suriye’nin kuzeybatısına Türkiye sınır kapıları üzerinden insani yardım ulaştırılmasını öngörüyordu. Buna göre yardımların, Türkiye’nin Öncüpınar ve Cilvegözü üzerinden Suriye’ye girişi sağlanması bekleniyordu. BMGK’nın bu mekanizması, Suriye rejiminin kontrolünde olmayan bölgelere Şam’ın onayına gerek kalmaksızın insani yardımların ulaştırılmasına imkân tanıyordu” diye aktardı.

LİBYA

Libya’da Vatiyye Hava Üssü’ne kimliği belirsiz savaş uçaklarınca yapılan bombardıman, Türkiye’nin müdahaleleri ile Mısır’ın bölgedeki askeri tatbikatları geçtiğimiz hafta boyunca Arapça basın gündeminde geniş yer buldu.

6 Temmuz tarihli El Arap gazetesi, “Rafale savaş uçakları Vatiyye hava üssünü bombaladı” başlıklı haberinde, “Bölgedeki kaynaklar, Dassault Rafale tipi savaş uçaklarının Libya’nın batısındaki Vatiyye Hava Üssü’nü bombaladığını belirtti. Rafale uçakları hem Mısır hem de Fransa’nın uçak filosunda yer alıyor. Gözlemciler, bu saldırının Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Trablus ziyaretinden sonra gerçekleştiğini ve bunun Türkiye’ye bir cevap olduğunu kaydetti” diye belirtti.

9 Temmuz tarihli Şarkul Avsat gazetesi “Türk devleti Libya’daki krizi derinleştiriyor” başlığıyla Türk Deniz Kuvvetleri’nin Libya açıklarındaki üç alanda büyük bir tatbikata hazırlandığına işaret ettiği haberinde, “Askeri raporlar Cufra’ya yönelik operasyonun hazırlığına vurgu yapıyor. Öte yandan Türk ve Rus ordularının genelkurmay başkanları, Libya'daki son gelişmeleri görüştüler. Bu arada Rusya, Türkiye'yi Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) ateşkesi kabul etmesi ve barış sürecine katılması için müdahale etme çağrısında bulundu. Türk Deniz Kuvvetleri dün, herhangi bir tarih belirtmeden Libya açıklarında yapacağı tatbikat için NAVTEX ilan ederken tatbikatın gerçekleşeceği alanların adları Barbaros, Turgut Reis ve Çaka Bey olarak belirlendi. Türkiye'nin bölgede hava ve deniz yollarını kontrol etme yeteneğini ortaya koymayı hedeflediği tatbikata 17 savaş uçağı ve 8 gemi katılacak” diye aktardı.

10 Temmuz tarihli El Arap gazetesi “Mısır, Libya’da Türkiye’ye karşı orduyu hazırlıyor” başlığıyla verdiği haberinde, “Mısır Ordusu, Türk devletinin Akdeniz’de tatbikat düzenlemesinin ardından Libya sınırı yakınlarında ‘Kararlı 2020’ adıyla askeri tatbikat gerçekleştirdi. Tatbikatta gelişmiş silahlar da kullanıldı. Mısır’ın Libya’ya müdahale hazırlığı yaptığı belirtiliyor. Mısır bu adımıyla Libya’daki krize müdahale edeceğinin işaretini net bir şekilde verdi. Türk devletinin tehditleri artınca Libya’nın komşusu Mısır’da bu durum karşısında pozisyon aldı” ifadelerini kullandı.

IRAK

Irak’ta Güvenlik Uzmanı Hişam el-Haşimi’nin öldürülmesi ile Türk devletinin saldırıları, Arapça basın gündeminde geniş yer bulan bir diğer konu oldu.

7 Temmuz tarihli Şarkul Avsat gazetesi “Iraklı güvenlik uzmanı öldürüldü” başlığıyla verdiği haberinde, şu ifadeleri kullandı: “Iraklı Siyaset ve Güvenlik Uzmanı Hişam el-Haşimi, Bağdat’ta uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Irak İçişleri Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Saad Maan, yaptığı açıklamada, Haşimi’nin Bağdat’ta kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdiğini belirtti.”

8 Temmuz tarihli El Arap gazetesi “Türkiye’nin yayınladığı harita Irak’taki amaçlarını ortaya koyuyor” başlıklı haberinde, “Türkiye’nin Irak’ta amacı, yayınladığı Irak haritasıyla belli oldu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın yayınladığı haritaya göre Türkiye Irak’ın kuzeyinde (Başurê Kürdistan) tıpkı Suriye’de yaptığı gibi güvenli bölge oluşturacak. Kürt savaşçıları çembere almak isteyen Türkiye bölgeden çıkmayı ret ediyor” ifadelerini kullandı.

9 Temmuz tarihli El Beyan gazetesi “Kazımi ve Haşdi Şabi arasında bıçak kemiğe dayandı” başlıklı haberinde, “Son süreçte Irak Başbakanı Mustafa El Kazımi ve Haşdi Şabi arasındaki bıçak kemiğe dayanıyor. Kazımi, ülkeyi İranlı milis ve destekçilerinden temizlemek istiyor” diye belirtti.

11 Temmuz tarihli El Arap gazetesi “Türk devleti Türkmen bahanesiyle Kerkük’e müdahale etmeye hazırlanıyor” başlıklı haberinde, “Son zamanlarda Irak’taki Türkmen siyasetçiler, ülkede siyasetçilerin biraz daha aktif olmasını istiyor. Mezhepçi, tekçi ve etnik yaklaşımlarla politika üreten Türkiye’nin müdahalesi, Irak’ta normal siyasetin önüne geçiyor. Bu da Türkiye’nin Irak’taki planları hakkında şüphe uyandırıyor. Türkiye Irak’taki azınlıkları silah olarak kullanıp yıllardır hayal ettiği Irak petrollerine el koyabilir” dedi.

LÜBNAN

Lübnan’da artan ekonomik kriz ve siyasi gelişmeler de Arapça basın gündeminde geniş yer buldu.

6 Temmuz tarihli El Beyan gazetesi “Lübnan karar veremiyor” başlığıyla verdiği haberinde, “ABD’nin Hizbullah’a saldırılarını arttırmasına rağmen Lübnan bazı ihtimallerin gerçekleşmesini bekliyor. Hükümet sorunların çözümü ve ertelenmesi arasında kaldı. Ülkedeki sorunlar birikip ciddi tehlikeler oluşturmaya devam etmesine rağmen ülkedeki durum bu noktada” ifadelerini kullandı.

7 Temmuz tarihli El Beyan gazetesi ise “Lübnan’da belirsizlik var” başlığıyla verdiği haberinde, “Lübnan’daki ‘ateş topu’ halen dolaşıyor. Ülkedeki tüm sınıflar öfkeli ve sorunların çözülmesini istiyor. Lübnan’daki yönetim ise ülkeyi geleceği belirsiz bir yere doğru götürüyor” dedi.

8 Temmuz El Beyan gazetesi, ABD’nin Lübnan üzerinde uygulamayı planladığı yaptırımlara yer vererek, ilgili haberinde şunları kaydetti, “Bilindiği üzere ABD, İran’dan rahatsız ve bu durumdan geriye adım atmıyor. ABD’nin İran Hizbullah’ına yönelik uyguladığı baskının ABD seçimleri bitene kadar devam edeceği ön görülüyor. Yine ABD, Hizbullah’a gizliden destek verdiğini düşündüğü Lübnan’ı da ekonomik olarak ablukaya almayı planlıyor.”

11 Temmuz tarihli El Beyan gazetesi, “Lübnan’da durum kontrolden çıkıyor” başlığıyla verdiği haberinde, Lübnan’daki ekonomik kriz sonrası başlayan halk protestolarını gündeme taşıdı ve “BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Lübnan’daki ekonomik krizin hızla kontrol dışına çıktığı konusunda uyardı. Bachelet, Lübnanlıların kriz yüzünden ölüm ile karşı karşıya olduğunu belirterek bir an önce buna çözüm bulunulması gerektiğini vurguladı” dedi.

TÜRKİYE

6 Temmuz tarihli Şarkul Avsat gazetesi “Erdoğan halk desteğini kaybediyor” başlıklı haberinde, “Türkiye’de yapılan son bir anket, erken seçim senaryosunu güçlendirdi. Ankette ülkede yaşanan ekonomik ve siyasi krizden sonra Erdoğan’a olan desteğin giderek azaldığı görüldü. Güvenilir anket şirketi Metropol’un 10-26 Haziran arasında yaptığı araştırmaya göre de AKP’nin oyları yüzde 30’a, CHP’nin ise yüzde 24’e düşüyor” diye belirtti.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler