​​​​​​​Arapça basında geçen hafta

Arapça basın gündeminde geçtiğimiz hafta; Suriye’deki ekonomi kriz ile İdlib’e yönelik bombardımanlar, Libya’da devam eden siyasi çözüm girişimleri ve Serrac’ın istifa kararı, Lübnan’da yeni hükümet kurma girişimleri ile Avrupa’nın Doğu Akdeniz krizi nedeniyle Türkiye’ye ilişkin açıklamaları öne çıkan başlıklar oldu.

SURİYE

ABD’nin yaptırımlarının yarattığı ekonomik krizin yanı sıra İdlib’e yönelik bombardımanlar, geçtiğimiz hafta boyunca Arapça basın gündeminde geniş yer buldu.

14 Eylül tarihli Şarkul Avsat gazetesi, “Suriye sokaklarında Nazi suçlarını hatırlatan hikayeler” başlıklı haberinde, “Almanya'nın batısındaki Koblenz kentinde, Suriyeli yetkililerinin savaş suçlarına ilişkin görülen davanın 31’inci duruşmasında bir şahidin ifadesi, mahkeme salonunu ve Alman gazetecileri şok etti. Anlatılanlar hafızalara Almanya’da işlenen Nazi suçlarını getirdi. Mahkemede gösterilen fotoğraflarda enkaz altından çıkarılan ve çocuğuna sarılı bir şekilde Şam'da toplu mezara defnedilen bir kadının cesedi görülüyordu” ifadelerini kullandı.

15 Eylül tarihli Şarkul Avsat gazetesi “Suriye’de yakıt krizi nedeniyle benzinlikler önünde araç kuyruğu” başlıklı haberinde, “Benzinlikler önünde oluşan uzun araç kuyrukları, Suriye’deki ekonomik krizin yarattığı etkinin bir göstergesi. Suriye’de ekmek ve benzin temininin zorlaşmasının yanı sıra ekonomik kriz nedeniyle yaşam koşulları kötüleşti ve halkın alım gücü iyice çöktü” dedi.

16 Eylül tarihli Şarkul Avsat gazetesi, “Türkiye ile ortak devriyeye çıkmayı ret eden Rusya İdlib’i bombaladı” başlığıyla verdiği haberinde, şu ifadeleri kullandı; “Rusya, Türkiye ile Halep-Lazkiye karayolu üzerinde ortak devriye atmayı ret etti. Bununlar birlikte Rusya’ya ait savaş uçakları İdlib’i bombaladı. İki heyetin dışişleri, savunma ve istihbarattan oluşan üyeleri Ankara’da Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önel başkanlığında bir araya geldi. Toplantıda Suriye ve Libya konusu ele alındı. Rusya bir hafta önce bu bölgelere ziyaret gerçekleştirmişti. Türkiye ve Rusya’nın toplantısı sonrası Rus savaş uçakları İdlib’teki 20 noktayı bombaladı. Yine Akdeniz’deki Rus donanması da İdlib’e top atışı gerçekleştirdi.”

17 Eylül tarihli Şarkul Avsat gazetesi, “Rusya Türkiye’nin kuzeybatı Suriye’deki varlığını zayıflatmak istiyor” başlığıyla verdiği haberinde, “Rus ve Türk savunma bakanlığı yetkililerinin Ankara’da yaptığı görüşmenin ayrıntılarını paylaşan bazı Rus kaynaklar, Rusya’nın Türkiye’yi İdlib’deki askerlerini ve gözlem noktalarını kaldırmasını, ağır silahlarını bölgeden çıkarması konusunda ikna etmeye çalıştığını belirtti” diye aktardı.

18 Eylül tarihli Şarkul Avsat gazetesi “Şam, ABD yaptırımlarının sonucunu itiraf etti” başlıklı haberinde, şu ifadeleri kullandı; “Şam yönetimi, ABD yaptırımlarının Suriye üzerinde bıraktığı olumsuz etkileri itiraf etti. Suriye Petrol Bakanı Besam Taime, ABD’nin yaptırımlarından dolayı Suriye genelinde benzin üretiminin azaldığını belirtti. Bir TV programında konuşan Besam Taime, yaptırımlar nedeniyle yabancı şirketlerin Suriye’yle ticari ilişkilerde bulunamadığını da hatırlattı. Suriye halkı da başkent Şam başta olmak üzere birçok kentte benzin bulma noktasında sorun yaşıyor. Geçen hafta benzinlikler önünde uzun kuyruklar oluşmuştu.”

19 Eylül tarihli El Beyan gazetesi “Türkiye ve Rusya arasındaki İdlib krizi büyüyor” başlıklı haberinde, şu ifadeleri kullandı; “Suriye’nin kuzeybatısında Türkiye ile Rusya arasındaki bir boşluk var ve bu boşluk artıyor. Kimi çevreler bu boşluğun İdlib konusunda yaşanan anlaşmazlıkların derinleşmesine yol açtığını belirtiyor.

Anlaşmazlıklar, Ankara'nın Rusya'nın İdlib’de Türk gözlem noktalarının sayısını azaltma önerisini reddetmesinin ardından patlak verdi. Ancak Rus kaynakları, Ankara'nın İdlib ve çevresinden ağır silahların çekilmesini onayladığını açıklamıştı. Rusya ve Türkiye’nin anlaşma ve uzlaşma girişimlerine rağmen Suriye (hükümet) ordusu İdlib'de ilerliyor. Bu, Rusya’nın Suriye ordusunun egemenliğinin genişletilmesini onayladığını gösteriyor.”

LİBYA

Libya’da siyasi çözüm için devam eden görüşmeler ve ülkedeki gelişmeler de, geçtiğimiz hafta boyunca Arapça basın gündeminde öne çıkan bir diğer başlık oldu.

16 Eylül tarihli El Beyan gazetesi, “Güvenlik Konseyi Türk devletine bağlı çetelerin Libya’dan çıkması için karar aldı” başlıklı haberinde, “Dün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Libya’ya silah gönderilmesini yasakladı ve Libya’daki yabancı savaşçıların da ülkeden çıkarılması kararı aldı” dedi.

18 Eylül tarihli El Arap gazetesi “Uluslararası baskılar Serrac’ı istifaya zorladı” başlıklı haberinde, “Ulusal basının birkaç hafta önce Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayiz El Serrac’ın istifa etmeyi planladığını açıklamasına rağmen, Libya halkı karar karşısında şok geçirdi. Çünkü bu karar Serrac ve İçişleri Bakanı Fethi Başağa arasında yaşanan gerilimden kısa bir süre sonra alındı. Fethi Başağa dolaylı yoldan, Serrac’a karşı savaşın öncülüğünü yaptı ve Libya halkının yolsuzluğu protesto etmek için alanlara çıkmasını sağladı” ifadelerine yer verdi.

Aynı tarihli El Beyan gazetesi ise “Libya’da başkanlık meclisi ve hükümetine doğru” başlıklı haberinde, “Libya halkı önümüzdeki Ekim ayında kurulacak başkanlık meclisini kabul ediyor. Ancak halk ulusal birliğin sağlanması için Ekim ayında kurulacak hükümetin bir başkan ve iki başkan yardımcısından oluşmasını istiyor. Parlamento ve başkanlık seçimlerinin de 18 Ekim’de yapılması gerektiğini belirtiyor. Çünkü ABD çözüm için hazırlanan plan dışında hareket edenleri ağır yaptırımlara tabi tutacağını açıkladı. Kaynaklar Libya’daki iktidar değişimini ABD’de yapılacak seçimlere bağladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Libya’daki kazanımı seçimlerde kullanmak istediği kaydedildi” değerlendirmesinde bulundu.

19 Eylül tarihli El Arap gazetesi “Erdoğan isteklerini yerine getirmeden istifa eden Serrac’a öfkeli” başlıklı haberinde, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Libya Ulusal Mutabakat Hükümet Başbakanı Fayiz El Serac’ın istifa etmekteki ısrarına öfkeli. Çünkü Serrac Türkiye’nin, Libya Ulusal Ordusu’nun Trablus’tan çıkarılması isteğini hâlâ yerine getirmedi” dedi.

LÜBNAN

Lübnan’da yaşanan patlama ardından başlayan yeni hükümet kurma çabaları da, Arapça basın gündeminde öne çıkan bir diğer başlık oldu.

14 Eylül tarihli Ukaz gazetesi, “Edib hükümeti güvenoyu oylamasında çökecek mi?” başlıklı haberinde,  hükümeti kurmakla görevlendirilen Mustafa Edib'in Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından belirlenen tarihten 24 saat önce yeni kabineyi Cumhurbaşkanı Mişel Avn’a sunmasının beklendiğini aktardı. Haberde, “Hizbullah ve Emel Hareketi'ne yakın kaynaklar, hükümetin geleceğine ilişkin kesin açıklamalarda bulundu. Edib'in, Meclis Başkanı Nebih Beri ve Hizbullah'ın onayı olmadan yeni bakanlığı sunması ve imza töreninin Cumhurbaşkanı Mişel Avn tarafından onaylanması halinde parlamentonun güvenoyu oturumunda bloklarını çekeceğini ve hükümetin çökeceğini söylediler” aktarımında bulundu.

15 Eylül tarihli El Beyan gazetesi ise “Macron’un belirlediği zaman bitti, hükümet kurulmadı” başlıklı haberinde, Mustafa Edib’in, hükümeti kurması için Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ı harekete geçirdiğini belirterek, “Ancak Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un siyasilerin hükümeti kurması için belirlediği süre sona eriyor” dedi.

16 Eylül tarihli Şarkul Avsat gazetesi “Macron Lübnan’da yeni hükümetin kurulması süresini uzattı” başlıklı haberinde, “Siyasi kaynaklar, Lübnan’daki hükümet kurma çalışmalarının iyi geçtiğini belirtti. Hükümetin bir iki günde kurulacağını dile getiren Fransa Cumhurbaşkanı Emmanual Macron da, hükümetin kurulmasını perşembe gününe erteledi” diye belirtti.

17 Eylül tarihli El Beyan gazetesi “Lübnan’da yeni hükümet kurulmadı” başlıklı haberinde, “Fransa Cumhurbaşkanı Emmanual Macron iki hafta boyunca Lübnan’da yeni bir hükümetin kurulması için uğraştı, ancak başaramadı. Mustafa Edip de Fransa’nın inisiyatifi ile yeni hükümeti kurmak için görevlendirilmişti” dedi.

DOĞU AKDENİZ

Türk devletinin yasadışı sondaj faaliyetlerinde bulunduğu Doğu Akdeniz’deki gelişmelerde, geçtiğimiz hafta boyunca Arapça basın gündeminde geniş yer buldu.

14 Eylül tarihli El Arap gazetesi, “Türkiye, Avrupalı devletler ve ABD’nin müdahalesi sonucu Doğu Akdeniz’den çekildi” başlıklı haberinde, “Türk devletine ait Oruç Reis adlı gemi, Antalya açıklarına geri döndü. Bu adım, Türkiye ve Yunanistan arasında Doğu Akdeniz'deki doğal kaynaklara ilişkin yaşanan krizi azaltabilir. Gözlemciler bu adımı, Türkiye’nin Yunanistan karasularına yönelik müdahalesinde krizin çözülmesi için barışçıl bir adım olarak görüyor. Bu adım Ankara'nın askeri bir seçenek sunmasının ardından geldi” diye aktardı.

15 Eylül tarihli El Arap gazetesi “Washington’un Atina’ya desteği Doğu Akdeniz’deki krizi durdurdu” başlıklı haberinde, “Ankara’nın Yunanistan’a askeri müdahale tehditlerini sıklaştırması üzerine müdahalede bulunan ABD, Türk devletinin Doğu Akdeniz’deki saldırgan politikasından vazgeçmesini sağladı” ifadesini kullandı.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler