Babasından devraldığı antikalara sahip çıkıyor

Babasından devraldığı 250’yi aşkın antika esere sahip çıkan Andoras Hena, festival ve sergilerde bu eserleri sergiliyor.

İnsanlık tarihi boyunca her dönemde kullanılan araç ve gereçler değişiklik gösteriyor. Bunun nedeni değişen ihtiyaçlar, gelişen teknoloji ve insanlığın buluşları oluyor. Toplumda önemli bir yer tutan bazı eşyalar da zaman geçse de değerini yitirmiyor. Antika eserler dediğimiz bu tür eşyalara günümüzde çok az rastlanıyor. Qamişlo’da yaşayan Andoras Yusif Hena (62), geçmişten kalan mirasa sahip çıkan çok az sayıda kişiden biri.

YÜZ YILDAN FAZLA ÖMRÜ OLAN 250 PARÇA ESERİ KORUYOR

Antika eserleri koruyan Andoras’ın evinde yüz yıl öncesine dayanan 250 farklı antika eser bulunuyor. Çoğunu babasından devraldığı antika eserleri bir miras gibi görüp koruyan Andoras, babasının vasiyeti üzerine antika eserleri toplamaya devam ettiğini belirtti.

Andoras’ın antika eserleri arasında eski tarım aletleri, taş değirmen, tandır, altın saat, el kemerleri, tahta kahve öğütücüleri, çarık, çan ve eski Suriye banknotları bulunuyor. Bunların yanı sıra yakın tarihe ışık tutan eski bir radyo ve kamera da bulunuyor.

KÜLTÜR KOMİTESİ ESERLERİ SERGİLEME FIRSATI SUNDU

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin kurulmasının ardından Kültür ve Sanat Komitesi insanlığın ortak mirası için çalışmalar yaptı. Yapılan bu çalışmalar Andoras’a büyük bir fırsat sundu. Festival ve sergilerde eserlerini sergileyen Andoras, sergiye gelenleri insanlık tarihinde yolculuğa çıkarıyor.

Kültür ve Sanat Komitesi’nin çalışmalarına dahil olan Andoras, Kevana Zêrîn ve Ermeni Derneği tarafından Qamişlo’da düzenlenen sergilere katıldı.

YENİ NESLİN BİLMEDİĞİ ESERLER, ESKİLERİ GEÇMİŞTE YOLCULUĞA ÇIKARIYOR

Antika eserlerin sergilendiği sergileri dolaşan gençler, birçok eşyanın hangi amaçla kullanıldığını bilmezken, yaşı ilerlemiş kişilerin hemen hemen bütün eşyalarla bir anısı bulunuyor.

19 yaşındaki Aram Xelil, sergilenen birçok antika eserin ne amaçla kullanıldığını bilmediğini ifade ederken, 66 yaşındaki Nûra Xelil İbrahim, “Burada sergilenen birçok eseri çocukluğumdan hatırlıyorum. Bugün kimse bu eşyaları kullanmıyor” diye konuştu.

Geçmişe özlem duyan Nûra, “Eskiden her şeyi kendimiz yapıyorduk. Suyu kaynaktan içiyorduk. O günlerin bereketi daha çoktu” ifadelerini kullandı.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler