Biden’ın Irak siyaseti: Irak’ta koalisyon oluşturmak

ABD iktidarına yeni gelen Biden’ın Irak’a yönelik öncelikli hedefinin Irak’ta kendi çıkarlarını koruyacak istikrarlı bir koalisyon oluşturmak olduğunu vurgulayan gazeteci Ferda Çetin, Biden’in yeni dinamiklere açık olacağını vurguladı.

Şengal anlaşmasını, Önder Öcalan’ın alternatif sisteminden duyulan korkunun sonucu olarak değerlendiren gazeteci Ferda Çetin, PKK’nin Başur’dan çıkarılması ve Şengal anlaşmasının, Trump’ın Suriye-Irak Özel Temsilcisi James Jeffrey tarafından hazırlanan bir ABD planı olduğunu dile getirdi. Planın devreye girmesi için Biden yönetiminin icazet vermesi gerektiği yorumunu yapan Çetin, bunun için TC ve KDP’nin anlaşmaları oldu bittiye getirerek fiili durum yaratmak istediklerini belirtti.

Gazeteci Ferda Çetin, işgalci Türk devletinin Başûrê Kurdistan politikasını, Biden’ın gelişiyle yaşanabilecek olası gelişmeleri, KDP’nin hem Rojava hem de Başûrê Kurdistan’a karşı işgal ortaklığını ve Şengal anlaşmasına ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.

BİDEN SİYASETİ: IRAK’TA KOALİSYON OLUŞTURARAK İRAN KUŞATMA SAVAŞINI DERİNLEŞTİRME

Çetin ABD iktidarına yeni gelen Biden’ın Irak’a yönelik öncelikli hedefinin Irak’ta kendi çıkarlarını koruyacak istikrarlı bir koalisyon oluşturmak olduğunu vurgulayarak, şunları belirtti: “Bunu oluşturduktan sonra, ikinci aşamada İran’a karşı yürüttüğü ‘kuşatma savaşı’nı derinleştirmektir. ABD, bu amaçla aynı anda Irak merkezi hükümetini, Türk devletini ve KDP yönetimini, Irak içinde bir ‘koalisyona’ teşvik ederek desteklemektedir. Trump yönetimi, Obama döneminde başlatılan bu politikayı olduğu gibi sürdürdü. Muhtemelen Biden yönetimi de bu çizgide önemli değişiklikler yapmayacaktır.”

ÜÇLÜ KOALİSYONUN UZLAŞMAZ ÇELİŞKİ VE ÇIKARLARI

Ortadoğu’da ABD’nin çıkarlarını koruyacak ve İran’a karşı mücadelede yanında duracak bu üçlü koalisyonun kendi içinde uzlaşmaz çelişkileri ve çıkarları olduğunu söyleyen Çetin'in değerlendirmesi şu şekilde: “Güney Kürdistan hükümeti, parlamentosu, siyasi partileri ve bir bütün olarak Güney Kürdistan halkı, KDP’nin TC ve Irak hükümeti ile PKK’ye karşı ittifak yapmasına karşılar. Irak’taki Şii sosyoloji, ne İran’ın ne de ABD’nin istediği gibi yönetemeyeceği; Türkiye’nin yayılmacı Sunni-İhvancı siyaseti ile asla uyuşmayan güçlü bir realitedir.”

‘ABD, IRAK’TAKİ IRAK-KDP-TÜRKİYE ORTAKLIĞINA DESTEK SUNACAK’

Çetin, Irak ve Başûrê Kurdistan’da, mevcut iktidarlar toplumların sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel ihtiyaçlarına yanıt olamadıkları gibi, her geçen gün büyüyen toplumsal tepkiler karşısında son derece zayıf ve kırılgan bir konumda olduğunu belirtti. Bu kırılganlığı ne ABD ne de uluslararası desteklerin ortadan kaldıramayacağını, düzeltemeyeceğini de ekleyerek: “ABD, İngiliz pragmatizminin yetkin temsilcisi olarak bir yandan Irakta’ki Irak-KDP-Türkiye ortaklığına destek sunacak, diğer yandan toplumsal gelişmeler karşısında iktidar değişikliklerine ve yeni dinamiklere de açık olacaktır” ifadelerini kullandı.  

ERDOĞAN ‘KONFOR’Ü KALKACAK

Türkiye, İran’a yönelik ambargoyu deldiği halde, Trump’ın özel girişimleri ile üzeri örtülen Halk Bank davasında, Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) uygulanmadığı, Türkiye’nin ambargoyu delmesinin bir sorun haline getirilmediğine değinen Çetin, ABD-Türkiye ilişkilerinde, Trump döneminin Erdoğan’a sağladığı konforun Biden yönetimi ile birlikte ortadan kalkacağının altını çizdi. Bunun Irak ve Başûrê Kurdistan’daki Türkiye işgaline hangi oranda ve nasıl yansıyacağına yönelik Çetin: “Bu Türkiye-AB ve Türkiye-Rusya ilişkilerine ve S-400’ler konusunda yapılacak müzakerelerin sonucuna bağlıdır. Tabi bütün bunlardan daha öncelikli ve belirleyici olan, Irak’ın egemenlik haklarını açık bir biçimde ihlal ederek Irak topraklarında 40 askeri üs inşa eden Türk işgaline karşı Kürdistanlıların, Iraklıların,  Bağdat hükümetinin ve İslam Birliği Teşkilatı’nın göstereceği tepkidir. Bu tepki geliştiği oranda ABD de, Türkiye’nin Irak’taki varlığına ve işgaline karşı çıkacaktır” dedi.

1916 ve 1921 PAYLAŞIM PLANLARI

Küresel güçlerin PKK ile Rojava Devrimi ve Şengal Özerk Yönetimi ile sorunlarının farklı sistemlerin temsilcileri olmalarından kaynaklandığını aktaran Çetin şunları ekledi: “BM, ABD, Rusya ve Avrupa Birliği, Ortadoğu’da 1916 ve 1921 yılında yaptıkları haritaları güncellemek; toprakları, denizleri, adaları, petrolü ve iktidarı yeniden paylaşma faaliyeti yürütmektedir. Bu konuda uluslararası güçlerle aynı sistem içindeki statükocu-yerel güçler, ulus devlet içinde, iktidar paylaşımı üzerinden hesaplar yapmaktadır. Kürt Özgürlük hareketi ise tek etnisiteye dayanmayan demokratik ulus çerçevesinde demokratik, ekolojik, cinsiyet özgürlükçü politik-ahlaki bir toplum önermektedir. Bu sitem Kürt Halk Önderi Öcalan’ın projesidir ve PKK tarafından da desteklenmektedir.

ÖCALAN’IN ALTERNATİF SİSTEMİNDEN DUYULAN KORKUNUN ÜRÜNÜ: ŞENGAL ANLAŞMASI

PKK’nin Başûr’dan çıkarılması ve Bağdat-Hewler anlaşmasının, Trump’ın Suriye-Irak Özel Temsilcisi James Jeffrey tarafından hazırlanan bir ABD plan olduğu tespitini yapan Çetin, 2020 Ağustos ayı içinde, ABD heyeti Bağdat, Hewler ve Süleymaniye’yi ziyaretini; Türkiye-KDP ortaklığına, Bağdat hükümeti ile YNK’yi de dahil etmek amacıyla görüşmeler yaptığını hatırlattı. Bu görüşmelerden sonra YNK haricinde, Irak hükümeti ikna edilerek 9 Ekim’de Şengal anlaşması yapıldığını dile getirdi.

“Kapitalist sistemin sahipleri, coğrafya, etnisite ve din esasına dayanmayan bu sistemin, Ortadoğu gibi bir sahada, yaşayan bir örnek olarak görünmesini büyük bir tehlike ve tehdit olarak görmektedir”  değerlendirmesinde bulunan Çetin, bu sistemin kendi alternatifi olarak yayılmasından korktuklarını, ‘Şengal Anlaşması’nın böyle bir karşıtlığın ürünü olduğunu belirtti.  

‘PLAN VE ANLAŞMALARIN HAYATA GEÇİRİLMESİ İÇİN BİDEN'IN ONAYI GEREKİYOR’

Başûrê Kurdistan’daki Gerilla alanlarına ve Şengal’e yönelik saldırılara ilişkin yapılan anlaşmaların ifşa olması ve kamuoyunun haberdar olmasından sonra başta Başûrê Kurdistan halkı olmak üzere dört parçadan büyük bir tepki geliştiğini belirten Çetin: “TC-KDP anlaşmasına, KDP dışındaki siyasi partilerin, aydınların, yazarların ve toplumun rıza göstermeyecekleri düşünülerek bir oldu-bitti yaratılmıştır. Zamanın uzaması hem TC hem KDP açısından sorun olmaktadır. Sorun iki boyutludur. Birincisi, tüm Kürdistani güçler KDP-TC işbirliğini redderek KDP ile PKK arasında görüşme ve diyalog önermekte, bu beklenti her geçen gün büyümektedir. Bu noktada KDP yalnızlaşmıştır. İkincisi, Trump/Jeffrey döneminde yapılan bu planlama ve anlaşmaların hayata geçirilmesi için Biden Yönetimi’nin onayı gerekmektedir.

TC ve KDP Trump döneminde alınan bu kararı oldubittiye getirerek fiili durum yaratmak istemektedirler. Biden yönetimi ve yeni Irak temsilciliğinin yapılan planlamayı değiştirme ihtimali her iki tarafı da endişelendirmektedir” dedi.

TÜRKİYE’NİN MÜTTEFİKİ KATAR, PAKİSTAN, AZERBAYCAN DIŞINDA KDP'DİR

“KDP’nin, Türk devletine sadece Güney Kürdistan topraklarına ve 40 askeri üs yapmakla kalmamış; Ortadoğu’da ve tüm dünyada büyük bir yalnızlık ve izolasyon yaşayan Türkiye’nin en önemli müttefiki haline gelmiştir” diyen Çetin, günümüzde uluslararası alanda Türkiye ile dostluk ve iyi ilişkiler içinde olan Katar, Pakistan, Azerbaycan dışında bir de KDP’nin olduğunu söyledi. Çetin, sözlerinin devamında şunları ekledi: “KDP’nin desteği,  Türk devletinin DAİŞ ile işbirliğini, işgalciliğini, soykırımcı politikalarını ve Kürt düşmanlığını perdeleyen büyük bir dayanışmaya dönüşmüştür. ”

‘SÖMÜRGECİ DÖRT DEVLETİN YILLARDIR YAPAMADIĞINI KDP YAPMAKTA’

KDP’nin, Rojava sınırına yeni karakollar yaparak silahlı güçler yerleştirmesini değerlendiren Çetin, Rojava’nın Başur’la, Şengal’le her türden ilişkisini kesmeye yönelik olduğunu Türkiye ile işbirliğine toplumsal destek alamayan KDP’nin, askeri anlamda da güçsüz ve bir korku yaşadığını vurguladı.

Bu nedenle, PKK ile olası bir savaşta YPG/YPJ güçlerinin gerillaya yardımcı olma hesapları da yaptığını belirten gazeteci Ferda Çetin sözlerini şöyle sonlandırdı: “Nitekim Mesrur Barzani, YPG’ye bu yönde telkin ve tavsiyede bulunması için ABD’ye talepte de bulunmuştur. Rojava-Başur sınırına karakollar inşa etmek, hendekler kazarak tel örgüler çekmek bu karakollarda Türk ve Irak askerleri ile birlikte Kürt gerillalarına pusu kurmak ihanet ötesi bir durumu ifade etmektedir. Çünkü sömürgeci dört devletin yıllardır yapamadığını KDP yapmaktadır.”

ANHA


Diğer Haberler