‘Bir daha aynı acıları yaşamamak için direneceğiz’

Osmanlı işgalciliği ve katliam saldırılarıyla defalarca zorunlu göçe tabi tutulan dedesini göç yolunda kaybeden 65 yaşındaki Asuri Îliya Îşaya, yerleştikleri Til Temir’de bir kez daha Osmanlı torunlarının katliam saldırılarına maruz kaldı. Îliya, “Bir daha aynı acıları yaşamamak için direneceğiz” diyor.

Til Temir ilçesinin Um-Wexfen köyünde yaşayan Asuri Îliya Îşaya’nın (65) ailesi, Osmanlı devletinin katliamları nedeniyle Hakkari’den Güney Kürdistan’a göç etmek zorunda kalır. Güney Kürdistan’da da Semelê katliamıyla karşı karşıya kalan aile, bu sefer yönünü Rojava’ya çevirir. Îliya Îşaya’nın dedesi Îliya, göç yolunda Musul’da yaşamını yitirir ve Musul’da toprağa verilir.

‘HAYATIMIZ GÖÇ YOLLARINDA GEÇTİ’

Um-Wexfen köyünde yaşayan Îliya Îşaya, “Hayatımız hep göç yollarında geçti, ta ki Rojava’ya yerleşene kadar. Ancak burada da işgalci Türk devletinin saldırılarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Göç etmemizin sorumlusu Türk devletinin devam ettirdiği Osmanlı devletidir. Türk devleti Osmanlı’nın tarihini tekrarlıyor ve saldırılara karşı direnmezsek, tekrar katliamlarla karşı karşıya kalırız. Türk devleti kendinde değil. Hangi devlet bu kar kışta bir bölgenin kendi halkını göç ettirir? Bu haksızlıktır ve insanlık dışıdır. Saldırılardan önceki hayatımız çok güzeldi. Bütün halk ve inançlar birlikte yaşıyorduk. Topraklarımızı ekiyorduk. Sadece sözde değil, hayatın her alanında birlikteydik” ifadelerini kullandı.

‘İNSAN TOPRAKLARI DIŞINDA BİR YERDE YAŞAYAMIYOR’

DAİŞ’ten önce hayatlarının huzurlu olduğunu söyleyen Îliya Îşaya, “Türk devleti DAİŞ’in yaptıklarını yapıyor ve huzurumuzu hedef alıyor. DAİŞ ve Türk devletinin zihniyeti birdir. Yalnızca isim ve kıyafetleri değişiyor. İnsan toprakları dışında bir yerde yaşayamıyor. Erdoğan beni kendi sarayına bile alsa, benim küçük evim onun sarayından daha iyidir. Biz ne saray ne de işgal istemiyoruz. Biz toprağımızı istiyoruz” dedi.

 “İnsan hakları örgütleri, BM’nin görevi nedir?” diye soran Îliya Îşaya, “Türk devletinin saldırılarını görmelerine rağmen sessiz kalıyorlar. İnsan hakları olsaydı Kuzey ve Doğu Suriye halklarına yönelik saldırıları görür ve görevlerini yerine getirirlerdi. Bu toprakların işgal edilmesinin hesabını kim ödeyecek? Erdoğan ve çetelerinin yaptıklarını daha önce kimse yapmadı” şeklinde konuştu.

‘DEDEMİN HAYALİ KENDİ TOPRAKLARINDA ÖLMEKTİ’

Dedesinin göç yolunda yaşamını yitirdiğini, aynı acıyı yaşamak istemediğini vurgulayan Îliya Îşaya, “Dedelerimiz ülkelerini çok seviyordu. Hayali kendi topraklarında ölmekti. Ancak zorunlu göç bütün hayallerini yıktı. Bizler evlerimizden çıkmayacağız, bir kez daha göç etmeyeceğiz. Kendi topraklarımızda komşularımızla birlikte yaşamak istiyoruz. Türk devletinin yaptığı soykırımdır” dedi.

(hb/eyl)

ANHA


Diğer Haberler