‘Çalıştayın sonuçları en uygun ulusal çözümü sunuyor’

Suriyeli siyasetçi Mihemed El-Hiwêdî, Suriyeli Aşiretler Çalıştayı’nın sonuç bildirgesinin ulusal bir çözüm için en uygun belge olduğunu belirterek, Rusya’nın çalıştay için yaptığı açıklamaları içerde ve dışarda kaos yaşayan Erdoğan’ı S 400 anlaşmasına bağlı kalmaya ikna çabaları olarak nitelendirdi.

MSD tarafından düzenlenen ve 3 Mayıs’ta Eyn İsa’da gerçekleşen Suriyeli Aşiretler Çalıştayı demokratik çevrelerce olumlu karşılandı. Çalıştayın gerçekleşmesinin bile kendi başına büyük bir başarı olduğunu kaydeden Suriyeli siyasetçi Mihemed El-Hiwêdî, başta Türkiye olmak üzere İhvancılar ve Katar’ın bölgede yaymak istediği fitnelere karşı iyi bir yanıt olduğunu ifade etti.

El-Hiwêdî, Suriye rejimi ve muhalefetin yayınladığı ırkçı, mezhepçi ve milliyetçi açıklamalarla her ne kadar çalıştayın başarısının önüne geçmek isteseler de boşa çıktığını söyledi ve “Katılımcıların sayısı tahmin edilenin üzerindeydi. Büyük bir sayıyla katılım gösteren Suriyeli aşiretler sorunları ve en yoğun çözüm yollarını tartıştı. Benim görüşüme göre bu çalıştay, Suriye’nin geleceğinin inşasında bir temel ve dış çevrelerin açgözlülüklerine karşı bir duruştur” dedi.

 ‘Çalıştayın sonuç bildirgesi en uygun ulusal çözümü sunuyor’

Çalıştayın ardından açıklanan sonuç bildirgesine ilişkin ise El-Hiwêdî, en uygun ulusal çözümleri içinde barındırdığını kaydetti ve “Çalıştayın sonuç bildirgesinin Britanya’da olan Magna Carta ya da Fransa’da insan hakları bildirgesinden az kalır bir yanı yok” diye konuştu.

Sonuç bildirgesinde Suriye’nin toprak bütünlüğüne, Suriye’de akan kanın durmasına ve işgalciliğin her türlüsünün ülkenin her yerinden çıkarılmasına dikkat çekildiğini dile getiren El-Hiwêdî, şöyle konuştu: “Dış güçlerle bağı olanlar dışında hiçbir siyasi ve ulusal yapının bu Suriyeli ulusal açıklamayı eleştireceğine ya da kabul etmeyeceğine inanmıyorum.”

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Suriyeli Aşiretler Çalıştayı’na ilişkin “Astana çabalarını engelliyor” açıklamasında bulunmuştu. Rusya’nın açıklamasını değerlendiren Mihemed El-Hiwêdî şunları kaydetti: “Evet, Rusya’nın Suriye üzerinde, Türkiye ve İsrail aracılığıyla stratejik çıkarları var. Rusya’nın sürekli Suriye halkının acıları üzerinden çıkarlarını gerçekleştirme çabaları oldu. Bununla birlikte muhaliflerle anlaşmalar yaptı ve ‘ulusal mutabakatlar’ adı altında yüzbinlerce Suriyeliyi göçe zorladı. Ancak Suriyeli demokratik güçler bu durumu hiçbir yönüyle kabul etmedi.”

 ‘Astana sadece çıkar paylaşan garantörlerinin arasındadır’

Moskova’nın Astana bazlı çözüm ile garantör ülkeler olarak tanıtılan Türkiye ve İran’ın yaşadığı çöküşe çare bulmayı ve Suriye krizini ciddi olmayan bir şekilde sonlandırmak istediğini kaydeden El-Hiwêdî devamla şunları dile getirdi: “Astana hattı, yalnızca çıkar paylaşımı yapan garantör ülkeler ile Efrîn ve İdlib’de kriz çıkarma arasındadır. Rusya’nın Suriye krizindeki politikası başından beri böyle.

Moskova’nın (çalıştaya ilişkin) açıklaması sert bir dille oldu. Ben bu açıklamayı, içerde ve dışarıda kaos yaşayan Erdoğan’ı S 400 anlaşmasına bağlı kalması, S 500’leri de işaret ederek NATO’dan uzaklaşması için ikna çabası olarak görüyorum. Bu yüzden Suriyeli Kürtler üzerinde oyunlar oynamaya başladılar.”

El- Hiwêsî, 3 Mayıs’ta gerçekleşen ve 70’ten fazla Suriyeli Arap aşireti temsilcisinin katıldığı çalıştaya Arap dünyasından ve uluslararası alandan büyük bir ilginin olduğuna dikkat çekti.  El-Hiwêsî, “Burada, Rusya’nın Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi karşısında şansının olmadığı; Suriye’de savaşın sona ermesi için ciddiyet ve siyasi bilinç düzeyini tüm dünyaya gösteren bir yeniden inşadan bahsediyoruz” dedi.

Suriyeli siyasetçi Mihemed El-Hiwêdî son olarak şunları dile getirdi: “Demokratik Suriye Meclisi, bölge aşiretleri ve Suriyeli sivil toplum örgütleri, Türkiye’nin halkları karşı karşıya getirme ve çatıştırma siyasetinin önüne geçecektir” belirtti.

 (cj)

ANHA


Diğer Haberler