Çerkez ve Türkmen halklar: Tehditlere en iyi cevap direniştir

Türk devletinin bölgeye yönelik tehditlerinin sadece bir kesime yönelik olmadığını belirten Çerkez ve Türkmen halkları, tehditlere en iyi cevabın direniş olduğunu söyledi.

İşgalci Türk devletinin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal tehditleri devam ediyor. Tehditlere ilişkin konuşan Çerkez ve Türkmen halkları, tehditlere verilecek en iyi cevabın direniş olacağını söyledi.

‘ÖRGÜTLÜ TOPLUM TEHDİT VE SALDIRILARA KARŞI DİRENEBİLİR’

Bununla ilgili değerlendirme yapan Türkmen bileşeninden Xenima Taha, Türk devletinin bölgeye ve özellikle Minbic şehrine yönelik işgal tehditlerini kınayarak, Türk işgalini kabul etmediklerini söyledi.

Minbic şehrinde birlikte güvenli ve huzurlu bir yaşam sürdüklerini belirten Xenima Taha, "Türk devletinin barış ve istikrarını hedef alan tehditlerine karşı birlik olmalıyız. Örgütlü ve diri bir toplum, tehditlere karşı direnebilir'' diye konuştu.

Yurttaşları Türk devletinin tehditlerine karşı birlik olmaya çağıran Xenîma Taha, "Kendimizi koruyup bağımsız bir savunmaya sahip olduğumuzda tehditlere karşı koyabilir, güvenli ve barışçıl bir toplum inşa edebiliriz" dedi.

‘HALKLARIN DİRENİŞİYLE HER TÜRLÜ SAVAŞTA ZAFERE ULAŞACAĞIZ’

Çerkez bileşeninden Samir Hebaq, Türk devletinin bölgeye yönelik tehditlerinin sadece Minbic’e veya Kuzey ve Doğu Suriye’deki bir gruba değil, tüm Suriye halkına yönelik olduğunu belirtti.

İster askeri savaş, ister ekonomik savaş, ister özel savaş olsun bu tehditlere karşı en iyi çözümün halka ve halkın özerk gücüne güvenmek olduğunu söyleyen Samir Hebaq, "Savaş olduğu zaman bir yapı ya da aşiret tek başına savaşamaz. Düşmanı bunları birbirinden de ayrı tutmaz. Birlik olmalı ve içinde bulunduğumuz savaşı kazanmak için halkçı bir şekilde ayağa kalkmalıyız” ifadelerini kullandı.

Hebaq, bölgeye yönelik tehditlerin sadece askeri olmadığını belirterek, Kuzey ve Doğu Suriye’nin DAİŞ çetelerinden kurtarılmasından bu yana Türk devletinin tehditlerinin devam ettiğini, Türk devleti, bölge halkını korkutmak için özel savaşlardan biri olan medya savaşını yürüttüğünü vurguladı.

Samir Hebaq konuşmasının sonunda şunları söyledi: “Öz savunma her zaman olmalıdır. Aşiretler ve gruplar her zaman askeri güçlere destek olmak, bölgenin Türk devleti ve çeteleriyle olan sınırını korumak için bir araya gelmelidir. Birleştiğimizde kendimizi koruyabiliriz. İdeolojik olarak, kaosla ve içimizdeki gizli hücrelerle savaşabiliriz.”

(rr)

ANHA


Diğer Haberler