DAİŞ çeteleri kaçmaya çalışıyor: Türkiye çeteleri yeniden silahlandıracak

QSD’nin operasyonlarda tutukladığı yaklaşık 19 bin DAİŞ çetesinin son dönemde artan kaçma girişimlerini değerlendiren eski Pentagon yetkilisi Michael Rubin, Türkiye’nin çeteleri yeniden silahlandırmak istediğini belirtirken, QSD Sözcüsü Kino Gabriyel ise uluslararası koalisyonu sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı.

Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD), Kuzey ve Doğu Suriye’de DAİŞ’e yönelik gerçekleştirdiği operasyonlarda yaklaşık 19 bin çete üyesi yakalandı. Bölgedeki 16 farklı cezaevinde tutulan DAİŞ çeteleri QSD ve Özerk Yönetim için büyük bir yük oluştururken, bu çete üyelerinin yargılanması için sık sık uluslararası bir mahkeme kurulması çağrısı yapılıyor.

Türk devleti, 9 Ekim 2019 tarihinde Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik başlattığı işgal saldırılarında DAİŞ çetelerinin tutulduğu cezaevlerinin etrafını bombalayarak, çete üyelerinin kaçmasına yardımcı oldu. QSD, 11 Ekim 2019 tarihinde yaptığı açıklamada Türk devletinin yaptığı bombardımanda 5 çetenin kaçmasına neden olduğunu belirtti. Türk devletinin işgal saldırılarından cesaret alan DAİŞ çeteleri, 13 Ekim günü Eyn Îsa’daki cezaevini ateşe verdi. Türk devletinin bombardımana devam etmesi nedeniyle çetelerin kaçışına engel olunamadı ve 785 DAİŞ çetesi ve aileleri tutuldukları kamp ve cezaevinden Türk devleti ve ona bağlı çete gruplarının bulunduğu alana kaçtı.

MİCHAEL RUBİN: TÜRKİYE DAİŞ’İ BİR KEZ DAHA SİLAHLANDIRMAK İSTİYOR

DAİŞ çetelerinin Türk devleti desteğiyle kaçma girişimlerine ilişkin ANHA’ya konuşan eski Pentagon yetkilisi ve Amerikan Girişim Enstitüsü Araştırmacısı Michael Rubin, “Sık sık kaçma girişiminde bulunan DAİŞ üyelerinin bunu başarması halinde kaçacakları tek yer Türkiye ya da Türkiye’nin Suriye’de bulunduğu alanlar olacaktır. Türkiye’ye varmaları halinde Türk devleti, bu çeteleri bir kez daha silahlandırılacak ve Suriye, Irak ve Libya’da savaştırmaya başlayacaktır” diye konuştu.

KİNO GABRİYEL: DEFALARCA KAÇMA GİRİŞİMİNDE BULUNULDU

Son dönemde cezaevlerinde yaşanan kaçma girişimlerini ANHA’ya değerlendiren QSD Sözcüsü Kino Gabriyel ise, “Şu an, DAİŞ çetelerinin tutulduğu cezaevlerindeki durum genel anlamda kontrol altındadır. Ancak son dönemde özellikle Hesekê’deki cezaevinde defalarca kaçma girişimi yaşandı. Bu girişimlerinin tamamı engellendi” dedi.

EN TEHLİKELİ DAİŞ ÇETELERİ 5 DEFA KAÇMA GİRİŞİMİNDE BULUNDU

QSD Sözcüsü Gabriyel’in bahsettiği Hesekê’deki cezaevi Sînaa ismiyle biliniyor. Sînaa cezaevinde, DAİŞ çetelerinin son işgal alanları Baxoz’da yenilgiye uğratıldığı geçtiğimiz yılın Mart ayından bu yana 5 defa kaçma girişiminde bulundu. Sînaa Cezaevi Sorumlusu Rûbar Hesen, cezaevinde Reqa ve Baxoz’a yönelik operasyonlarda tutuklanan yabancı ülke vatandaşı 5 bin DAİŞ çetesinin bulunduğunu belirtti.

Bu cezaevinde tutulan DAİŞ çete üyeleri, en tehlikeli çeteler olarak biliniyor. Ranzalarıyla kamera sistemlerini bozan ve ardından kapı ve pencereleri kırarak koridora çıkmayı başaran DAİŞ çeteleri, sık sık DAİŞ lehine slogan atarak cezaevinin güvenliğini sağlayan QSD savaşçıları ve kendilerine yemek dağıtan cezaevi çalışanlarına saldırıyor.

QSD Sözcüsü Gabriyel, yıllardır yargılanmayan DAİŞ çetelerinin bu faaliyetleri ile akıbetlerini de öğrenmek istediklerini belirterek, QSD temsilcileri ve Uluslararası Koalisyon yetkilileriyle birlikte defalarca çete üyelerinin talebini dinlediklerini belirtiyor.

ULUSLARARASI KOALİSYON İHMALKAR DAVRANIYOR

Kuzey ve Doğu Suriye’deki cezaevlerinde tutuklu bulunan DAİŞ çetelerinin yargılanması tartışmaları ise sürüyor. Uluslararası Koalisyona üye devletlerin geçtiğimiz yılın 14 Kasım tarihinde gerçekleştirdiği toplantıda, DAİŞ çetelerinin Rojava’da kurulacak bir uluslararası mahkemede yargılanması konusuna ihmalkar yaklaştığı açığa çıktı. Bu devletler ayrıca, tutuklanan DAİŞ üyesi kendi vatandaşlarının ülkelerinde yargılanmasına da sıcak bakmıyor.

‘ŞU ANA KADAR ULUSLARARASI BİR GELİŞME YOK’

Gabriyel, DAİŞ çetelerinin vatandaşı oldukları ülkelere iadesi ya da uluslararası bir mahkemede yargılanmasına ilişkin şu ana kadar uluslararası koalisyona üye ülkelerin tavrında bir gelişme yaşanmadığını söyledi. Adaletin sağlanması için DAİŞ çetelerinin uluslararası bir mahkemede yargılanması gerektiğini vurgulayan Gabriyel, “DAİŞ çetelerinin insanlık dışı saldırılarda bulunduğu Irak ve Suriye halkı başta olmak üzere tüm dünya için adaletin sağlanması gerekir” dedi.

Çete üyelerinin tutuldukları cezaevlerinin çetelerin tehlikesine uygun olmadığını ve güçlendirilmesi gerektiğini aktaran Gabriyel, uluslararası koalisyonun daha güçlü tedbirler için sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

‘TÜRKİYE’NİN İŞGALİ SÜRDÜKÇE DAİŞ SORUNU ÇÖZÜLMEYECEK’

Türk devletinin Suriye’deki işgali sürdüğü müddetçe barışın sağlanamayacağı ve DAİŞ sorununun çözülemeyeceğini vurgulayan Rubin, “Uluslararası kamuoyu, Türkiye’nin Suriye’deki kuracağı bir ‘Güvenli bölge’ ile Taliban’ın 11 Eylül 2011 saldırısı öncesi için El Kaide’nin güvenliği sağlama girişimi arasında bir fark olmadığının bilincine varmalıdır” diye kaydetti. Uluslararası Koalisyon’un DAİŞ çetelerinin yargılanması konusunda takındığı sorumsuz tavrı eleştirerek, “QSD, en ön saflarda dünyayı tehlikelere karşı koruyor. Bunu bilen koalisyon ülkeleri de sorumsuzca davranıyor” dedi.

QSD, 23 Mart 2019 tarihinde DAİŞ’in son işgal alanı Baxoz Beldesi’ni de özgürleştirerek DAİŞ’in askeri alanda yenilgiye uğratıldığını duyurdu. QSD denetimindeki cezaevlerinde 19 bin DAİŞ çete üyesi bulunuyor. Kuzey ve Doğu Suriye’deki kamplarda ise 19 bin 225 DAİŞ ailesi bulunuyor.

QSD ve Uluslararası Koalisyonun 2019 yılının Ekim ayında gerçekleştirdiği ortak operasyonda DAİŞ elebaşı Ebubekir El Bağdadi, Türk devletinin işgali altındaki İdlib’de öldürüldü.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler