DAİŞ forumu devam ediyor: Özerk Yönetim modeli tek kurtuluş yoludur

Uluslararası DAİŞ forumunun ikinci oturumundaki katılımcılar, DAİŞ çeteleri ve bu terörü yaratan zihniyetten kurtuluş yolunun tüm halk ve inanç haklarının garanti altına alındığı Özerk Yönetim modeli olduğu vurgulandı.

Rojava Stratejik Araştırmalar Merkezi (NRLS) tarafından Qamışlo’nun Amûdê ilçesindeki Beylesan konferans salonunda düzenlenen DAİŞ konulu uluslararası forum, farklı konularda sunumlar ile devam ediyor. Forumun bugün gerçekleştirilen ikinci oturumda, DAİŞ terörünün kültürel ve inanç boyutu ele alındı. Konuya ilişkin verilen sunumlarda, ezilen halkların tüm halk ve inançlarının koruma altına alınabilmesi için Rojava’daki toplumsal mutabakat ve Özerk Yönetim tecrübesinin esas alınması gerektiğini belirtti.

Konu başlığında Rojava Üniversitesi Sanat Fakültesi eski Başkanı Munîr Şêxî, Paris Üniversitesi’nden Mensûr Teyfûrî, Kahire Amerika Üniversitesi’nden akademisyen Dr. Amy Austin Homales, ABD Kongresi eski üyesi Thomas Garrett, HDP Milletvekili Hüda Kaya ve Din Alimleri Birliği Eşbaşkanı Mislim Mihemed Xerzî tarafından sunumlar verildi.

Mensûr Teyfûrî, DAİŞ çetelerinin ortaya çıkışı ve verilen mücadeleye ilişkin aktarımlarda bulundu. Teyfûrî, tüm tarafların DAİŞ ile mücadelede doğru yöntemler kullanması gerektiğini ve İslam dininin çarpıtılmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

'DAİŞ kadın köleliğini amaçlıyor’

DAİŞ'in kadın yaklaşımına ilişkin sunum veren Dr. Amy Austin Homales, DAİŞ çetelerinin köleleştirdiği kadınları batılı devletlere karşı saldırılarda kullandığını söyledi. Homales, “DAİŞ felsefesiyle kadınların bağımsızlığı ve tüm haklarını yok etmek istiyor. DAİŞ'in bir diğer başlıca amacı ise kadınları İslam hükümleri altında köle yapmaktır" dedi.

DAİŞ çetelerinin kadınların toplumdaki tüm rollerini yok ettiğini belirten Homales, tüm uygulamaların ise İslam dini adı altında yapıldığını kaydetti.  Homales, son olarak DAİŞ’e katılan tüm yabancı ülke vatandaşı kadınların ülkeleri tarafından alınması ve yargılanması gerektiğini vurguladı.

‘Kuzey ve Doğu Suriye’deki mutabakat Suriye krizinin çözüm yoludur’

Kuzey ve Doğu Suriye’de tüm halk ve inançların ortak yaşamına dayalı yönetim sisteminin çok olumlu oluğunu söyleyen Thomas Garret ise “Dünyadaki tüm ülkelerde farklı inanç ve azınlık halklar bulunuyor. Herkesin bu inanç ve halklara saygı duyması gerekir” dedi. DAİŞ çetelerinin Suriye ve Irak’taki azınlıkları yok etmeyi amaçladığını belirten Garret, “Kuzey ve Doğu Suriye’deki demokratik toplumda her yurttaşın halklarını koruması ve doğal hakları ile yaşaması garanti altına alınır” dedi.

Kuzey ve Doğu Suriye’deki tüm halk ve inançların ortak yaşamına dayalı demokratik sistemin aynı zamanda Suriye krizinin çözüm yolu olduğunu belirten Garret, “Bu sistem başarılıdır. Çözü yolu olmalıdır. Çözüm bu sistemde olduğu gibi bireysel irade ile sağlanır, dış güçler ile değil” şeklinde konuştu.

Hüda Kaya ve Mihemed Xerzî tarafından verilen sunumlarda ise DAİŞ zihniyetinin yok edilmesi için demokratik İslam’ın çare olduğu vurgulandı. Sunumda ayrıca, kadınların yaşamın her alanında rollerini oynayabilmesinin önünün açılması ve İslam adı altında kadının köleleştirilmemesi gerektiğine vurgu yapıldı.

Forum, DAİŞ terörünün toplumsal ve ekonomik etkilerine ilişkin Dr. Mihemed Şewqî Mihemed moderatörlüğünde Dr. Ehmed Yûsiv, Dr. Muhîb Salha ve araştırmacı Ehmed Pelda’nın sunumları ile devam ediyor.

ANHA


Diğer Haberler