​​​​​​​DAİŞ vahşeti tanıkları: Qinê köyü katliamı ve toplu mezardan kurtuluş

DAİŞ çetelerinin 2014 yılında Şengal’e dönük gerçekleştirdiği fermanlardan biri de Qinê köyünde yaşandı. Katliamın tanığı olan Fawaz Sefîl Emo ve Êzdîn Emîn Hisên, çetelerin vahşetini ve toplu mezardan kurtulma hikayesini anlattı.

Şengal’de 3 Ağustos 2014’te gerçekleşen fermanın üzerinden 8 yıl geçti. Êzidîlerin tarihindeki en uzun fermanın üzerinden bu kadar zaman geçmesine rağmen hiç kimseden hesap sorulmadı, dahası binlerce kadının ve çocuğun akıbeti henüz bilinmiyor. Binlerce aile halen toplu mezarların açılmasını bekliyor ve tespit edilen 87 toplu mezardan sadece 34’ü açıldı. Irak hükümeti, her yıl fermanın yaklaşmasıyla birkaç toplu mezarı açıyor ve şehitler için anma töreni düzenliyor. Ne var ki amacı fermandaki günahlarından arınmak ve suçunun üzerini örtmek.

28 Haziran’da Şengal’in kuzey doğusundaki Qinê köyünde 6 toplu mezar açılmaya başlandı. Ferman şehitlerinin yüzlerce tanıdığı, toplu mezarlar etrafında çadır açarak, sevdiklerinin ve akrabalarının kemiklerini bekliyor. Kalabalık arasında toplu mezarlardan sağ olarak çıkan, ölüm vadisinden kurtulan ve katliamın unutulmaması için her anını kalplerine mühürleyen iki kişi var.

Bu kişilerden biri Til Qeseb köyünden olan Fawaz Sefîl Emo’dur. Til Qeseb Qinê köyüne 10 km uzaklıkta. DAİŞ çeteleri saldırılara başladığı zaman Til Qeseb, Til Benat, Koço ve Solaxê sakinleri Qinê köyüne gidiyor. Burada su olduğu için yüzlerce kişi yaz sıcağında buraya sığınıyor. Fakat DAİŞ çeteleri izlerinin peşine düşerek Qinê köyüne kadar ulaşıyor. Qinê köyü katliamının hikayesi de işte tam burada başlıyor.

DAİŞ ÇETELERİ ARAÇLARLA ETRAFLARINI SARDI

Katliam anını tüm detaylarıyla anlatmaya başlayan Fawaz Sefîl, “KDP peşmergeleri ve Irak ordusu 3 Ağustos’ta Şengal’den kaçtıklarında, biz de çıkarak Qinê köyüne geldik. Öğleden sonra saat 13.00’de DAİŞ aracı yanımıza yanaştı. ‘Sizinle ilgili bir durum yok, korkmanıza gerek yok, Irak ordusu ve peşmergeler için geldik, siz evlerinize gidin’ dediler. Ardından ise 10-12 araç geldi, tahminen 35 silahlı kişi vardı” diyor.

DAİŞ çetebaşının adının Ebû Nûra olduğunu kaydeden Fawaz Sefîl şöyle devam etti: “Bize Êzidî olup olmadığımızı sordular. Biz de iki ailenin Êzidî diğerlerinin Müslüman olduğunu söyledik. Müslüman ailelerine arabalarınıza binip gidin dediler, bize de oradaki ağacın altında toplanmamızı söylediler. Kadınlar bir tarafta, biz bir tarafta ağacın altında toplandık.”

KATLİAMI KAYDETTİLER

Fawaz Sefîl’ göre çeteler, sayıları 80 olan bütün Êzidî erkekleri toplayarak üç sıra haline diziyor ardından onları iki koldan aralarına alarak toplu katliamın yapılacağı yere götürüyor. Yapılan bir telefon görüşmesinden sonra çete başı Ebû Nûra tekbir getirerek kurşun yağmuruna başlıyor, 3 çete katliamı kaydediyor ve yaklaşık 25 çete de kurşun yağdırıyor.

O anları anlatırken boğazı düğümlenen Fawaz Sefîl, kurşun yağmaya başladığında kendini hendeğe attığını üzerine katledilenlerin cansız bedenlerinin düştüğünü belirtiyor.

“Kime kurşun değdiyse hepsi üst üste düşüyordu. Onların altında kaldım, kanları üzerime akıyordu” diyen Fawaz Sefîl, çetelerin onun öldüğünü sandığını kaydetti.

DAİŞ çetelerin yaralıları öldürdüğünü sağ olanları ise “Ebû Nûra gel öldür bu yaşıyor” diyerek katlettiğini ekledi.

‘BİR ARKADAŞIMLA TOPLU MEZARDAN KURTULDUK’

DAİŞ çeteleri kimsenin sağ kalmadığına emin olduktan sonra Êzidî kadınları kaçırdığını söyleyen Fawaz Sefîl toplu mezardan kurtulma hikayesini şöyle anlatıyor: “Herkesi öldürdükten sonra yanımızdan gittiler. Toplu mezardan kalktım, etrafıma baktım. Babam ve kardeşim dahi 37 kişi ölmüştü. Arkadaşlarımdan yaralı olan 3-4 kişi konuşuyordu. İkisinin durumu ağırdı, toplu mezarda öldüler. Yaralılardan biri de kanlar içinde kalan Êzdîn Emîn Hesen’di. Beni mezardan zorla çıkardıktan sonra tahminen 9 gece yürüdükten sonra Îmadîn mezarının yanına geldik.”

Fawaz Sefîl’a göre toplamda 9 kişi bu toplu mezardan kurtuluyor. Toplu mezarda şehit düşen 69 kişinin ismi kayıt altına alındı fakat en az 100 kişin katledildiği söyleniyor. Bunların içinde DAİŞ çetebaşının emriyle katledilen 3 ya da 4 çocuk da bulunuyor.

‘ELİ SİLAH TUTAN HER ÇOCUK ÖLDÜRÜLÜYORDU’

https://www.hawarnews.com/tr/uploads/files/2022/07/04/192913_zdn.jpg

Fawaz Sefîl’le birlikte toplu mezardan kurtulan Êzdîn Emîn Hesen de katliam tanıklığını bize anlatıyor.

Êzdîn Emîn Hesen, “DAİŞ geldiği zaman kim kimdir diye sormadan hepimizi topladı. Erkek ve kadınları ayırdılar. Kimin silah tutabileceğini anlamak için çocukların koltuk altına bakıyorlardı. Eli silah tutan çocukları da erkekler arasına alarak öldürüyorlardı” sözleriyle DAİŞ’in Êzidî çocuklarını nasıl katlettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

 “Dağlar yakındı gitseydik kurtulurduk ama burada su vardı, eğer dağlara doğru gitseydik susuzluktan ölecektik” diyen Êzdîn Emîn, neden Qinê köyüne geldiklerini hatırlatıyor.

 Kurşun yağmuru sırasında cansız bedenlerin arasında kalan Êzdîn Emîn kurtulma hikayesini şöyle anlatıyor: “Başım başka bir başın altındaydı. En zor olanı da cenazelerin altından çıkmaktı. Herkes ölüydü. Susuzluktan ölmek için alnımdaki kanı içtim.”

TALEPLERİ YANITSIZ BIRAKILIYOR

Katliamın hikayesini dinledikten sonra Fawaz Sefîl Emo ve Êzdîn Emin Hisen’e mesaj ve taleplerini sorduk.

 Fawaz Sefîl Emo, “Taleplerimiz zor değil ama eğer bir hükümet olsaydı göz önünde bulundururdu. Umudumuz bütün toplu mezarların açılmasıdır. Her şeyden önce kemikleri kaldıralım. Başûrê Kurdistan’daki kamplardan gelip toplu mezarlar üzerinde çadır kurdular. Toplu mezarlar üzerinde yaşıyorlar” diyor.

Êzdîn Emin Hisen ise verilen vaatlere güvenmediğini belirterek sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Ne mesaj vereceğimizi bilmiyoruz, 8 yıldır mesaj veriyoruz ama hiçbir faydası yok. Ve şimdi de tıpkı yeni bir yara açılmış gibi. Yeni bir yara açmak nasıldır? Hak ve hukukumuz yok.”

ANHA


Diğer Haberler