​​​​​​​DAİŞ ve Türk tehdidi karşısında Asuri ‘Habur Muhafızları’ savaşçıları tetikte

Asurilerin yoğunlukta yaşadığı Til Temir ve köylerine yönelik Türk devletinin işgal saldırıları sürerken Asuri halkının öz gücü olan Habur Muhafızları savaşçıları her an tetikte kalarak işgalcilere geçit vermiyor.

Hesekê Kantonu’na bağlı Til Temir ilçesi küçük Suriye olarak anılmakta. Suriye’de yaşayan hemen hemen tüm halkların numunesini içinde barındıran Til Temir, saldırıların da hedefi olmaktan kurtulamadı. 2015’te DAİŞ çetelerinin saldırısına uğrayan Til Temir, bugün ise Türk devletinin işgal saldırılarına maruz kalıyor. Hiçbir saldırıya boyun eğmeyen halklar birlikte verdikleri mücadele ile işgalcilere direnmeye devam ediyor. Til Temir’in önemli bir bileşeni olan Asuriler, Suriye’deki iç savaşın ardından örgütlenerek Habur Muhafızları’nı kurdu.

Askeri meclis şeklinde örgütlenen yapılanma, işgalcilere karşı asla geçit vermedi. Dün DAİŞ tehdidi altında direnen Asuri savaşçılar, bugün ise Türk devletinin işgal saldırılarına direniyor.

Habur Muhafızları Askeri Meclisi Yöneticisi Madlî Xemîs, Habur suyu kenarında bulunan Asuri köylerinin sürekli olarak saldırılara uğradığını belirtti. Asurilerin barış yanlısı bir halk olduğunu vurgulayan Xemîs, halklar arasında eşitliğin Asurilerin için temel ilke olduğunu belirtti.

‘ASURİLER SOYKIRIMA MARUZ BIRAKILDI’

23 Şubat 2015’te DAİŞ çeteleri Habur köylerine saldırı başlattı. Onlarca Asuri köyü DAİŞ işgali altına girdi. Çok sayıda Habur Muhafızları savaşçısı şehit düştü. Haç indiren DAİŞ, Kizwan dağı ve civarındaki köylerde yaşayan Asurileri kaçırdı. 23 Şubat günü sabah saatlerinde Habur köylerine şiddetli saldırılar yapıldı.

23 Şubat’ı ‘kara gün’ olarak nitelendiren Madlî, “Saldırıda Asuriler doğrudan hedef alındı. Habur köylerinde yaşayan Asurilerin direnmekten başka bir çaresi yoktu.

GÖÇ NEDENİYLE HABUR KÖYLERİNİN NÜFUSU AZALDI

Habur nehri kıyısında 33 Asuri köyü bulunuyor. Bu köylerde yaklaşık 17 bin kişi yaşıyordu. Her köyde bir kilise bulunuyor.

17 bin kişinin yaşadığı bu köylerde şimdilerde sadece 2 bin kişi yaşıyor. Kalan nüfusun çoğunluğunu yaşlılar oluşturuyor. Saldırılardan korunmak için bir yolunu bulan Avrupa’ya geçti. Bir kısım da Qamişlo ve Hesekê’ye yerleşti.

DAİŞ saldırılarının Asuri halklarına büyük zarar verdiğini dile getiren Madlî, “Asurilere yönelik etnik soykırım saldırıları yapılıyordu” ifadesini kullandı.

‘TÜRK DEVLETİ VE DAİŞ ARASINDA FARK YOK’

DAİŞ’in uygulamalarını aratmayan işgalci Türk devleti, ‘Suriye Milli Ordusu’ adı altında bir araya getirdiği çeteleri bir kez daha Asuri halklara saldırtmaya başladı.

Türkiye’yi sömürgeci olarak niteleyen Madlî, “Türk devleti Suriye topraklarını parçalayarak işgal etmeyi planlıyor. Asuriler, Türk devletinin varlığını kabul etmiyor. Türk devleti bu topraklarda yıllarca katliamlar yaptı. Buranın uygarlık mirasını yok etti. Etnik ve kültürel her türlü saldırıyı yaptı. Türk devleti ile DAİŞ arasında hiçbir fark yok” diye konuştu.

HABUR MUHAFIZLARI’NIN SALDIRILARA KARŞI ROLÜ

Nisan 2012’de kurulan Habur Muhafızları, Asurilerin yaşadığı toprakların savunulmasını YPG, YPJ ve QSD ile birlikte üstlendi. QSD çatısı altında halkların örgütlenmesi ile birlikte bu çatı altındaki yerini alan Habur Askeri Meclisi, direnişini bugüne kadar sürdürüyor.

Suriye toprağının son karışı işgalcilerden alınana kadar savaşacaklarını belirten Madlî, “Türk devleti çetelerin yaptığı uygulamaları üstlendi. DAİŞ’in vahşi saldırılarını bugün Türk devleti gerçekleştiriyor. İşgalcilere karşı her zaman direneceğiz. Suriye’nin her karış toprağını işgalcilerden kurtaracağız” dedi.

‘DAİŞ KİLİSELERİ HEDEF ALIYORDU TÜRK DEVLETİ AYNI TEHDİTLERİ YAPIYOR’

DAİŞ’in Til Temir’e yönelik vahşi saldırılarında öncelikle Asuri halkının kutsal mekanları hedef alınıyordu. Habur Nehri kenarında bulunan 8 Asuri köyü ateşe verildi. İşgalci Türk devleti de şimdiye kadar Asurilere ait 6 kiliseyi hedef aldı.

Türk devletinin insansız hava araçlarıyla yaptığı saldırılara dikkat çeken Madlî, “Asurilere ait birçok kilise insansız hava araçlarıyla tahrip edildi. Bu köylerdeki kiliselerin restore edilememesinin nedeni hem büyük bir maddi külfet gerektirmesi hem de o köylerdeki Asuri nüfusunun iyice azalmasıdır” diye konuştu.

GÖÇ EDENLER İÇİN DÖNÜŞ PROJESİ

Suriye’de ve Suriye dışında göçmen olan Asurilerin geri dönmesi için projeleri olduğunu kaydeden Madlî, “Yaptığımız projeler ile Asuri halkını kendi topraklarına geri çekmeyi başarmıştık. Fakat Türk devletinin işgal saldırıları yeniden bir korku saldı ve projelerimiz yarım kaldı. Geri dönüş projelerimiz üzerinde halen çalışmaya devam ediyoruz. Bu konuda uluslararası kamuoyunun da desteğine ihtiyacımız var. Öncelikle Türk devletinin saldırılarına dur denilmesi gerekiyor” yorumunda bulundu.

(rr/cj)

ANHA


Diğer Haberler