Devrimin kaynağı ve kazanımı: Jineoloji

Rojava’da kadın hakikati etrafında örülen ‘Kadın, Yaşam, Özgürlük’ kavramlarının gizemini ortaya çıkaran Jineoloji bilimi artık okullar ve akademiler aracılığıyla toplumun her alanında gelişim imkanı buluyor.

Kadın özgürlük mücadelesi ve devriminin çağı olarak da nitelendirilen 21’inci yüzyılda, Rojava Devrimi de kadın devrimi olarak tanındı. Kadın iradesi, bilinci ve kendini tanımasıyla gelişen bu devrim büyüyerek, tüm dünyada ses getirdi. Kadının emek ve yaşam mücadelesiyle gelişmekte olan bu devrimde yaşanan gelişmeler dünya çapında yeni bir toplumsal sistemin gelişmesinde oldukça önemli bir rol oyandı.

Jineoloji’nin temeli seminer ve eğitimlerle atıldı

Jineoloji yada diğer adıyla Kadın Bilimi, ilk dönemlerde akademik bir sistematiğe kavuşmamış olsa da seminer ve eğitim programlarıyla önemli bir gelişme yaşadı. Kadını anlama, tahlil etme ve tanımlamak için demokratik bir sistem, geleceğe yönelik hedefler planlamak açısından stratejik yaklaşım gerekiyordu. Rojava’da kadın öncülüğünde gelişen devrim aynı zamanda Jineoloji gelişim merkezi olmasını da sağladı.

Toplumlar yaşadıkları acıların nedenlerini bilince çıkardığı oranda verili olanı kabul etmezler. 19 Temmuz 2012’de başlayan Rojava Devrimi’yle birlikte Jineoloji çalışmalarını başlatan kadınlar, 2013-2014 yılları arasında Rojava’nın terör örgütlerinden kurtarılan kentlerinde jineoloji’yi çeşitli seminer ve eğitim yöntemleriyle toplumun tüm kesimlerine ulaştırmaya başladılar. Yapılan bu çalışmalar bir temel oluştururken, 2015 yılında çalışmanın kurumsal bir yapıya kavuşturularak daha bilimsel geliştirilmesi açısından başlatılan çalışmalar sonucunda 2017 yılında Efrin’de Jineoloji Akademisi kuruldu.

Mevcut durumda Rojava ve Kuzey ve Doğu Suriye’de Jineoloji biliminin geliştirilmesi ve eğitim çalışmalarının yürütülmesi için 5 farklı merkezde jineoloji akademisi kurulmuş bulunmaktadır. Efrin’de  17 Temmuz 2017’de kurulan ilk akademiden sonra; 13 Eylül 2017’de Qamişlo Kantonu’na bağlı Derik kentinde, 3 Ocak 2018’de Minbic, 11 Ocak 2019’da Hesekê ve son olarak da 6 Mart 2019’da Kobanê’de Jineoloji bilim merkezlerinin açılışı gerçekleşti.

Merkezler bilimi topluma yaydı

Kuzey ve Doğu Suriye ile Rojava’nın Derik, Hesekê, Kobanê ve Minbic kentlerinde açılan Jineoloji bilim ve araştırma merkezlerinde bölgenin sosyolojik olarak tahlilinin yanı sıra toplumda kadın olgusu üzerine araştırmalar yapıldı. Cins bilinci ve sevgisi, öz bilinç, çok uluslu toplum, toplumlar arası ilişki, insan anatomisi, toplumsal ekonomi, eşbaşkanlık sistemi, özgür eş yaşam ve duygusal zeka konuları bu merkezlerde yürütülen eğitim ve araştırma çalışmalarıyla toplumsal bilinçlenme faaliyetleri yürütüldü. Araştırma merkezlerinde eğitim programları uygulanırken, Efrîn’e yönelik gelişen türk devletinin işgal saldırılarından kaynaklı bu bölgede yürütülen jineoloji çalışmaları yürütülemez duruma geldi.

Jineoloji çalışmalarına ilgi artıyor

Jineoloji Akademisi Üyesi Rûmet Heval, yürüttükleri araştırmalara ilişkin şöyle konuştu: “Güncel gelişmeler; siyasal, toplumsal açıdan olduğu kadar, çocuklar üzerinde yarattığı etkiler de değişik boyutlarıyla Jineoloji akademilerinde araştırma konusu yapılıyor. Bu merkezlerde ortaya çıkan sonuçlar toplantı vb. benzeri platformlar yoluyla toplumun tüm kesimlerine taşırılmaya çalışılıyor. Bu yönlü yaptığımız çalışmalara farklı uluslardan birçok kesimin de katılımı gerçekleşti. Bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkan sosyolojik araştırma verileri üzerinden kitap çalışmamız ise halen devam ediyor.”

Okullar ve eğitim programlarıyla Jineoloji her yerde

Toplum bilim ve toplumsal bilincin geliştirilmesi doğrultusunda 2017 yılında Qamışlo üniversitesi bünyesinde jineoloji fakültesi açıldı.

Toplumun geleceği olan gençlik ve çocuklar; özgürlük, eşitlik, kadın özgürlüğü ve doğa bilincinin yeni nesillere doğrudan aktarılması için Jineoloji eğitimleri görüyor. Bu kapsamda 10, 11 ve 12’nci sınıflar için Jineoloji ders kitapları hazırlandı. Bu eğitim yılında Hesekê, Qamişlo ve Kobanê kantonlarındaki okullarda Jineoloji dersleri verildi. Jineoloji’nin eğitim olarak okullar ve üniversitelerde verilmesi Ortadoğu ve dünya için bir ilk olma özelliği taşıyor.

 ‘Toplum Jineoloji’yi sahiplendi’

Jineoloji’nin ulaşmadığı yer kalmasın ve halk bu bilimde kendini geliştirsin diye birçok yerde Jineoloji komiteleri açıldı. Halkın bu çalışmaları sahiplenmesiyle kendi özünü sahiplendiğini belirten Rûmet Heval, Jineoloji eğitim çalışmalarına ilişkin şunları söyledi: “Toplumda büyük bir sahiplenme, benimseme oldu. Eğitimler hem sistematik bir şekilde verildi hem de eğitime önemli derecede bir talep oluştu. Söz konusu eğitimlerle sonuç alıcı bilimsel araştırmalar, fikirler ve bunların yaygınlaşması amaçlandı. Eğitimlerle verili kalıpların hepsi yıkılırken, Jineoloji çalışmalarıyla kadınları yaşamında daha fazla görünür ve etkin hale geldi.”

Jineoloji çalışmalarına Erkeklerin ilgisi artıyor

Rojava’daki kadın devriminin yarattığı toplumsal değişim, erkeklerin de Jineoloji eğitimlerine ilgi duymasını sağladı. Rûmet Heval, erkeklere özel Jineoloji akademilerinin kuruluğunu belirterek konuya ilişkin, “Eğitimlerin ardından erkekler, ‘Kişilik çözümlememizin yapıldığı platformları kadınlar yapsın’ diyor. Erkekler, kadınlar tarafından tahlil edilmek ve kadın doğasını tanımak istiyor. Bu da Jineoloji çalışmalarının başarısını gösteren en önemli sonuçlardan biri” şeklinde konuştu. 

Andrea Wolf Enstitüsü

Kadın kimliği evrensel bir tanımı ifade eder. Özgürlükten yana olan birçok kadın dünyanın değişik yerlerinden Rojava’ya gelerek bölgedeki kadınlarla görüşmeler gerçekleştirdi. Kadınlar, Jineoloji çalışmalarının kendileri açısından yeni bir hakikat arayışı olduğuna dikkat çekti. Jineoloji akademisiyle yürütülen görüşmeler sonucu, enternasyonal kadınların örgütlenmesi, Avrupa ve Rojava toplumlarının tahlili ve mevcut ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Andrea Wolf Enstitüsü açıldı. Yaklaşık bir yıldır faaliyette olan bu enstitüde enternasyonal kadınlar Jineoloji başta olmak üzere sosyal bilimlerde araştırmalarını yapıyor. Bahsi geçen enstitü, Ortadoğu ve Rojava için bir ilk olmanın yanınd oldukça önemli bir adım niteliğinde.

‘Teoride kalmadı, pratikte de uygulandı’

Jineoloji çalışmalarından biri de Jinwar köyü. Rûmet Heval, Jinwar köyünün neden kurulduğunu şu sözlerle açıklıyor: “Toplumsal cinsiyetçilik, toplumun sosyolojisini bozar duruma geldi. Dincilik zihniyeti ise kadının her şeyi kader-kısmet olarak görmesine neden oluyor, varlığı esaret altında geçirmesine razı ediyordu. Kadını dışardan ve içerden gelişen saldırılara karşı güçsüz ve savunmasız bırakıyordu. Kadın kimliği geniş bir kavramdır ve söz konusu zihniyetlerin değişmesi için doğru eğitim, doğru bir yaşam gereklidir. Kadınların tüm konularını rahatça tartışabileceği, geleceğini beraber planlayabileceği bir yaşam gereksinimi vardı. Ortadoğu’da özerk bir toplum modeli olarak Jinwar oluşturuldu. Jinwar çalışmaları, Jineolojik araştırmalar ve özerk kurumların ortak çalışmalarıyla başlatıldı.

Uluslararası model olarak temel alınacak proje Jinwar oldu. Dış ilişkilerin çoğu Jinwar ile geliştirildi. Jinwar sayesinde Rojava’daki Jineoloji çalışmaları Ortadoğu’nun değişik kesimleriyle ilişki kurabildi. Böylece bu bilim sadece teoride kalmayıp pratikte de kendini gösterdi.”

Çalışmalar Rojava ile sınırlı kalmayacak

Rûmet Heval son olarak şunları dile getirdi: “Kadın ve yaşama dair hakikat bilincinin geliştirilmesi için Jineoloji çalışmalarının genişletilmesi gerekiyor. Jineoloji çalışmalarının ilk adımları burada atıldı ama bu çalışmalar Rojava ile sınırlı kalmayacak. Gelecekte Jineoloji’yi tüm dünya kadınlarına ulaştırmayı hedefliyoruz.”

(cj)

ANHA


Diğer Haberler