‘Direniş ve devrimle özgürlüğü tanıdım’

Devlet zihniyetinin kadına yönelik uygulamalarını ret ederek, kadın mücadelesinde aktif rol alan Jorjet Bersum, “Kadınların DAİŞ çetelerine ve Türk devletinin işgaline karşı direnişi olmasa bu düzeyde olmazdık. Şartlar ne olursa olsun çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Erkek egemen toplumun ve devlet zihniyetinin kadına dayattıklarını ret eden Jorjet Bersum, Süryani Kadınları Birliği’nden Özerk Yönetim kurumlarına birçok alanda aktif rol aldı. Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi’ndeki çalışmalarına ilişkin ANHA’ya konuşan Jorjet Bersum, 6 kişilik, geleneksel bir ailede büyüdüğünü belirterek, “Hristiyan toplumu her ne kadar belirli bir yere kadar kendisini geliştirmiş olsa da kadına bakış açısı diğer toplumlardan farklı değil” dedi.

‘KARARLARIMDA ERKEK KARDEŞLERİM KADAR ÖZGÜR DEĞİLDİM’

Aile içerisinde kadın erkek arasındaki eşitsizliğe dikkat çeken Jorjet Bersum, kararlarında erkek kardeşleri kadar özgür olmadığını belirterek, “Üniversitede eğitimim istediğim gibi değildi. Okuduğum bölümü ailem seçmişti. Ama erkek kardeşlerim kendi bölümlerini ve okuyacakları şehirleri kendileri seçmişti. Bu da her kadın gibi beni de psikolojik olarak etkiliyordu” ifadelerini kullandı.

‘ERKEK EGEMEN ZİHNİYET VARLIĞIMIZI KABUL ETMİYORDU’

Üniversiteyi bitirdikten sonra Suriye’de devlet kurumlarında çalıştığını söyleyen Jorjet Bersum, “Çalışma hayatımda da ataerkil zihniyet yapısı nedeniyle birçok zorluk çektim. Kadınlar yönetimde yalnızca yardımcı konumunda çalıştırılıyordu. Yönetimde yer almak için sarf ettiğim bütün çabalarım başarısız oldu. Çünkü erkek egemen zihniyet varlığımızı kabul etmiyordu. Bahaneler üreterek, kadınların yönetim işlerini yürütemeyeceğini söylüyordu.  Onlara göre kadınlar yalnızca ev işleri yapar ve çocuk büyütür. Kadınlar kurum yönetimlerinde başarılı işler yapsa da işten uzaklaştırılıyordu. Arkadaşlarım bunu birebir yaşadılar” şeklinde konuştu.

‘ROJAVA DEVRİMİ SÜRYANİ KADIN BİRLİĞİ’NE KATILMAMDA ETKİLİ OLDU’

İşte yaşadığı sıkıntılar nedeniyle istifa etmek zorunda kaldığını kaydeden Jorjet Bersum, “Süryani Kadın Birliği ile iletişime geçtim. Başta ailem ve devlet tarafından sorun yaşarım diye cesaret edemiyordum. Çünkü Suriye rejimi kurumlarında çalışanları gözlemliyordu. Ben de çalışmalarımı gizlice yapıyordum. Rojava Devrimi Süryani Kadın Birliği’ni ziyaret etmemde etkili oldu. Süryani Kadın Birliği’ndeki kadınlar onları ziyaret etmem için beni teşvik etti. Her birinin birliğe katılma hikayesi vardı. Kadınları dinledikten sonra Süryani Kadınları Birliği’nde aktif rol aldım ve birçok eğitim çalışmasında yer aldım” diye konuştu.

SÜRYANİ KADIN BİRLİĞİ’NDEN ÖZERK YÖNETİME

Süryani Kadın Birliği üyeleri aynı zamanda Özerk Yönetim kurumlarında da çalışıyordu. 2017’de Özerk Yönetim Yasama Meclisi Yönetimi’nde yer almaya başlayan Jorjet Bersum, burada devlet kurumları ile Özerk Yönetim kurumları arasındaki farkı görmeye başlar ve Özerk Yönetim kurumlarında kadın ve erkek arasında adaletin olduğunu görür.

‘ÖZERK YÖNETİM BANA GÜÇ VE İNANÇ VERDİ’

Özerk Yönetim’deki çalışmalarının ona güç ve inanç verdiğini söyleyen Jorjet Bersum, “Özerk Yönetim’in yönetmeliğini, yasalarını, kadınların her alandaki görev ve haklarını tanıdıktan sonra, bir kadın olarak toplumdaki kadınlara hizmet etme isteğim arttı. Özerk Yönetim’in bütün alanlarda eşbaşkanlık sistemi var” diye konuştu.

Son olarak Kuzey ve Doğu Suriye düzeyinde kadın çalışmalarında yer alan Jorjet Bersum, “14 Haziran 2019’da Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi’nin kuruluş kongresinde kadın koordinasyonu yönetimi olarak seçildim. Aylarca yaptığımız toplantı ve seminerlerde meclis görevlerini kadınlara tanıttık.  İlk hedefimiz Ortadoğu ve dünya kadınlarıyla ilişkileri geliştirmek ve demokratik bir toplum yapısı inşa etmekti. Ben kadın çalışmalarında yer almak istedim. Çalışmalarımda ve siyasi alanda ilerleme kat ettim. Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerindeki, Şam’daki ve İsveç’teki kadınlarla temasa geçtik. Kadın sorunlarının çözümünde ve kadın örgütlenmelerinde çalışmalarıma devam ediyorum” diye aktardı. 

‘TÜRK DEVLETİNİN İŞGAL SALDIRILARI OSMANLI DÖNEMİNİ HATIRLATTI’

Jorjet Bersum, Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine yönelik işgal saldırılarına ilişkin şunları söyledi; “Türk devletinin işgal saldırıları Süryaniler olarak bize Osmanlı döneminde gerçekleştirilen katliamları hatırlattı. Türk devletinin çeteleri saldırılarında kadınları hedef alıyor. Bu şekilde kadın iradesini kırmaya çalışıyorlar. Çetelerin Şehit Hevrin Xelef’e ve Şehit Amara’ya dönük uygulamalarında bunları gördük” dedi.

‘YPJ, KADIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNUYOR’

YPJ’nin ve Süryani Askeri Meclisi’nde yer alan kadınların direnişini selamlayan Jorjet Bersum, “Kadınların DAİŞ çetelerine ve Türk devletinin işgaline karşı direnişi olmasa bu düzeyde olmazdık. Şartlar ne olursa olsun çalışmalarımızı sürdüreceğiz. YPJ’nin direnişi, kadın özgürlüğünü savunma direnişidir” ifadelerini kullandı.

ANHA


Diğer Haberler