Dünya kadınlarının örgütlü gücü: YPJ

Olağanüstü koşullarda kurulan Kadın Savunma Güçleri (YPJ), yürüttüğü tarihi mücadele ile tüm dünya kadınlarının örgütlü öncü gücü olduğunu kanıtladı.

4 Nisan 2013’te kurulan Kadın Savunma Güçleri (YPJ), direniş dolu yedi yılı geride bıraktı. Kadının askeri güç olarak ortaya çıkan YPJ, ördüğü mücadele ağı Rojava, Ortadoğu sınırlarını aşarak dünya kadınlarının en örgütlü silahlı mücadele gücü haline geldi.

19 Temmuz 2012’de başlayan Rojava Devrimi ile kadın mücadelesi bölgede ve dünya çapında yeni bir boyut kazandı. Bin yıllardır görmezden gelinen, ikinci plana itilen, emeği hiçleştirilen ve mücadelesi yok edilen kadınlar, YPJ ile birlikte devrim ve yeniden inşa sürecinde topluma öncülük etti ve en az erkekler kadar yönetimde söz sahibi olduğunu, olacağını kanıtladı. Eril sisteme karşı kadının örgütlü özgürlük gücü olan YPJ, kurulduğu günden bu yana saflarına binlerce kadını dahil etti.

MEŞRU SAVUNMA HALKI SAVUNMAKTIR

Önder Abdullah Öcalan, Bir Halkı Savunmak adlı savunmasında Meşru Savunma ve Öz Savunma’nın gereklerine geniş yer verir. Önder Öcalan bu konuyu şöyle ifade ediyor: “Meşru savunma ancak işgal koşullarında anlam kazanır. Bir halkın üzerinde işgalci, sömürgeci veya daha değişik baskıcı bir sistem kurulduğunda işgal var demektir. İşgali tek başına yabancı bir güç yapabildiği gibi, bazen yarı yarıya yerli işbirlikçilerle birlikte de yapabilir. Bu durumda savunma görevi ortaya çıkar. Hedef işgali kaldırmak, demokrasiyi kurmaktır. Fakat yabancı olgu devrede olduğundan, savunmaya meşru, ulusal demokratik demek daha doğru bir yaklaşımdır. Bu koşullarda yine ayaklanma ve savaş koşulları doğmuştur. Yine de klasik ulusal kurtuluş savaşı esas alınmaz. Ulusal boyut olsa bile, çağın özellikleri gereği geniş demokratik bütünlükler uğruna savunma savaşı demek daha uygundur.

Burada klasik ulusal kurtuluş mücadelesi esas alınamaz. Yapılacak doğru şey savunma savaşını demokrasiyi garantiye almak olarak okumaktır.”

KADIN BİRLİKLERİNİN KURULMASI

Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) saflarına kadınların katılmasıyla birlikte 23 Şubat 2013’te YPG bünyesinde Kadın Taburu kuruldu. İlk kadın taburu Efrîn’in Cindirês ilçesinde Şehîd Rûkan Taburu olarak kendisini ilan etti.

Efrîn’in ardından Dirbêsiyê’de Şehîd Berçem Taburu, Dêrik’te Şehîd Sozdar Taburu, Qamişlo’da 8 Mart’ta törenle Şehîd Adalet Taburu kuruldu.

Dêrik’te ilk askeri akademi Şehîd Şîlan Askeri Akademisi adında kuruldu. Akademi ilk mezunlarını 9 Mayıs 2013’te verdi.

YPJ’NİN KURULUŞ İLANI

Rojava’nın bütün kentlerinde kadın taburlarının kurulmasının ardından 2 Nisan 2013 tarihinde YPJ tarafından ilk konferans gerçekleştirildi. ‘Kendini YPJ ile örgütle’ sloganıyla gerçekleştirilen ilk konferansta YPJ, devrimin garantörü olacağını deklere etti.

YPJ’nin kuruluşuyla ilgili konuşan YPJ savaşçısı Narvîn Hogir, “YPJ kadınları esaretten kurtarma amacıyla kuruldu. YPJ’nin kuruluşu Önder Abdullah Öcalan’ın doğum günü olan 4 Nisan’da ilan edildi. Biz kadınlar 4 Nisan’ı aynı zamanda kendi doğum günümüz olarak kabul ediyoruz. Çünkü Önderliğin fikir ve felsefesiyle kadınlar kendine yeni bir yaşam ördü” şeklinde konuştu.

İLK YPJ ŞEHİDİ EFRÎN’DE VERİLDİ

2012 yılının başlarında Rojava toprakları Cebhet El Nusra çeteleri ve Türk devletinin emrinde bulunan “Özgür Suriye Ordusu” çeteleri tarafından işgal saldırılarına uğrarken, YPG işgal saldırılarına karşı büyük bir direniş sergiledi. 2013 yılına gelindiğinde ise, Dêrik’ten Efrîn’e uzanan bir savaş hattı oluşmuştu.

YPJ savaşçıları bu dönemde neredeyse oluşturulan tüm direniş mevzilerinde yerini almıştı. 25 Mayıs 2013 günü çeteler Efrîn’in köylerine saldırmaya başlamış, çatışmalar Şera ilçesi ile Aqîbê ve Basil köyleri etrafında yoğunlaşmıştı. Burada şiddetli yaşanan şiddetli çatışmalarda 29 Mayıs 2013 günü YPJ ilk şehidini verdi. YPJ’nin kuruluş konferansına da katılan Silava Efrîn, YPJ’nin ilk şehidi olarak tarihe adını altın harflerle yazdırdı.

ENTERNASYONALİST SAVAŞÇILAR YPJ SAFLARINA AKTI

YPJ savaşçıları çete gruplarına karşı destansı zaferler yazarken, DAİŞ, Cebhet El Nusra ve Özgür Suriye Ordusu çeteleri YPJ karşısında adeta çaresiz kalıyorlardı. Cebhet El Nusra ve Ehrar El Şam çetelerinin Kobanê, Serêkaniyê, Cera, Til Hemîs, Til Berak ve Til Temir’e yönelik işgal saldırılarında YPJ savaşçıları en önde saldırılara cevap verdi.

YPJ’nin en büyük direnişi 15 Eylül 2014’te Kobanê’de yaşandı. Arîn Mîrkan ve Rêvan adlı YPJ savaşçıları DAİŞ’e karşı fedai eylemler gerçekleştirerek DAİŞ’i çöküş sürecine girmesinde önemli bir rol oynamışlardı. YPJ Komutanlarından Zehra Penaber büyük kahramanlıklara imza attı ve Evîndar Botan adlı YPJ savaşçısı adeta DAİŞ çetelerinin korkulu rüyası haline gelmişti.

Geliştirdiği mücadele ve kahramanlık destanlarıyla tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çekmeye başlayan YPJ’ye dünya çapında katılımlar yaşanmaya başladı. Dünyanın dört bir yanından enternasyonalist kadınlar YPJ saflarına katılıyordu. Bu enternasyonalist savaşçılardan ve Almanya’dan katılan Ivana Hoffman 7 Mart 2015’te şehit düştü.

QSD’YE KATILIŞ SÜRECİ VE ÊZİDÎ HALKININ İNTİKAMI

12 Ekim 2015’te gerçekleştirilen geniş katılımlı toplantı ile Kuzey ve Doğu Suriye’de mücadele yürüten birçok askeri güç Demokratik Suriye Güçleri’ni (QSD) kurdu. YPJ de bu örgütlenmede temel bileşenlerden biri olarak yerini aldı. DAİŞ’e karşı büyük zaferler elde eden YPJ, Êzidî kadınların intikamını DAİŞ’ten alan kadının örgütlü özgürlük gücü haline geldi.

YPJ savaşçısı Solîn Siyaroj, “Halkımı özellikle de kadınları zulümden kurtarmak için YPJ saflarına katıldım. Her birey özgür bir toplumda kendi kimliğiyle yaşamayı ister. Bu hepimizin hakkıdır. Topraklarımızı işgal eden DAİŞ’in yok edilmesinde YPJ’nin büyük bir rolü vardı” diye konuştu.

ÖZGÜRLEŞTİRME HAMLELERİ

QSD’nin kuruluşunun ardından DAİŞ’e karşı operasyonların startı verildi.

Hol, Minbic, Tebqa, Reqa ve Dêrazor yürütülen zorlu mücadele sonucunda DAİŞ işgalinden özgürleştirildi. YPJ de bu özgürleştirme hamlelerinde aktif şekilde yer aldı. Kadınlar, DAİŞ’le mücadelenin öncüsü olduklarını bu süreçte kanıtlarken, sadece cephede birer savaşçı olarak yer almıyor, aynı zamanda hamlelerin komutasında da yerlerini alıyorlardı.

Rojda Felat, Ferda Cîhan Şêx Ehmed, Lîlwa Ebdellah gibi kadın komutanlar özgürleştirme hamlelerinde sözcülük görevlerini yürüttü.

YPJ, 3 bini kadın ve çocuk, 6 bin 417 Êzidî’yi DAİŞ’in elinden özgürleştirdi. YPJ Sözcüsü Nesrîn Abdullah, “Kadınların her alandaki başarısı sayesinde YPJ tüm kadınların kıblesi haline geldi” yorumunda bulundu.

TÜRK ORDUSUNUN İŞGAL SALDIRILARINA KARŞI FEDAİ EYLEMLER

DAİŞ, Cebhet El Nusra, Ehrar El Şam ve daha birçok çete gruplarının yok edilmesinde aktif rol oynayan YPJ, Türk ordusunun Efrîn’e yönelik işgal saldırılarında da direniş mevzilerindeydi. Serêkaniyê ve Girê Spî’de de YPJ savaşçıları en önde yer aldı.

Türk devletinin Efrîn’e yönelik saldırılarında Avesta Xabûr, tıpkı Arîn Mîrkan gibi fedai eylem gerçekleştirdi. Türk devletinin şehit cenazelerine yönelik yaptığı muameleler DAİŞ uygulamalarını aratmadı. İşgalci Türk devleti Serêkaniyê ve Girê Spî’de insanlık dışı uygulamalara imza attı. Efrîn’de Serêkaniyê ve Girê Spî’de Türk devletinin eline esir olarak düşen YPJ savaşçılarına insanlık onuruna yaraşmayan muameleler yapıldı. Kadınlar tüm bu uygulamalara direnişleriyle cevap vermeye devam etti.

YPJ TÜM KADINLARI SAVUNUYOR

YPJ’nin içerisinde her inanç ve her milletten savaşçılar bulunuyor. Bununla ilgili Nesrîn Abdullah, “YPJ’nin her bir savaşçısı kendi toplumunun özelliklerini koruyor. Bu da bütün dünyada ses getirmesine vesile oldu” yorumunda bulunuyor.

Her toplumdan kadınlar kendi askeri meclislerini kurdu. Süryani Askeri Meclisi’ne bağlı Beys Nehrên Kadın Savunma Güçleri, 30 Ağustos 2015 tarihinde eğitim devreleri başlattı.

QSD’nin 20 Haziran 2019 tarihinde her şehirde askeri meclisler şeklinde örgütlenmesiyle kadın savunma güçleri temsilcilikleri de örgütlenmede yer aldı.

DÜNYADA EŞİ GÖRÜLMEMİŞ BİR ÖRNEK: YPJ

Dünyanın birçok yerinde kadınlar ordularda, devrim mücadelelerinde yer aldı ve savaşlara katıldı. Fakat hiçbir yerde kadınlar kendi ordusunu kuramadı. Kadınlar hep ordunun küçük bir parçası olarak görüldü.

İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyetler Birliği ordusunda 800 bin kadın yer aldı. Kadınlar bu savaşta çoğunlukla yaralıları tedavi etmek için görevlendirildi. Bunun yanı sıra kadınlara gözlem ve itfaiye görevleri verildi.

Britanya’da 2016 yılından sonra kadınlar askeri alanlarda yer almaya başladı. Britanya Başbakanı David Cameron, The Daily Telegraph gazetesine verdiği röportajda kadınların askeri alanlara katılması için önlerinin açıldığını söyledi. 1973 yılında ABD’de kadınlar askeri güçlere katılmaya başladı. Aynı tarihlerde İsrail ve İsveç gibi ülkeler kadınların orduya katılmasına zor da olsa izin verdi.

Çin’de askeri birliklerde yer alan kadınlar sadece askeri geçit törenlerinde görev aldı. Bunun gibi birkaç ülkede daha kadınlar ordu birliklerinde yer alsa da hiçbir yerde kendi ordusunu kuramadı.

Konuyla ilgili Nesrîn Abdullah, “Dünyada birçok orduda kadınlar yer alıyor. Fakat hiçbir yerde kadınlara özgü bir ordu bulunmuyor. Dünyadaki birçok askeri araştırmacı YPJ’yi tanımak için buraya geldi. Kadınların kendini örgütlemesinin neticesinde Ortadoğu’da 160 delegenin katılımıyla konferans gerçekleştirildi” dedi.

YPJ’nin dünyadaki tüm kadınlar için canlı bir tecrübe olduğunu ifade eden Nesrîn, çok sayıda kadın akademisi, kadın hareketi ve kadın aktivistlerinin YPJ ile ilgili araştırmalar yaptığını dile getirdi. YPJ’nin kadın mücadelesine öncülük etmeye devam edeceğini kaydeden Nesrîn, bu anlamda YPJ’nin özgünlüğünü her dönemde koruyacağını söyledi.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler