Dünyanın dört bir tarafından kadınlar ‘Rojava bizimdir’ diye haykırıyor

Dünyanın dört bir tarafından kadınlar günlerdir “Rojava devrimi kadın devrimidir, kadın devrimi benim devrimimdir” sloganı ile Türk devleti ve çetelerinin Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarına karşı alanlara çıkarak saldırıları protesto ediyor.

Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye başlattığı işgal saldırılarına dünya kadınları, “Rojava devrimi kadın devrimidir, kadın devrimi benim devrimimdir” sloganı ile tepki gösteriyor. Dünya kadınları Kuzey ve Doğu Suriye’nin Ortadoğu’da kadınların karanlığa mahkum edilmesine karşı ortaya çıkan kadın özgürlükçü çizginin yaşam bulduğu yer olarak değerlendiriyor.

İnşa edilen Özerk Yönetim sistemi özelikle kadınlar açısından 21’inci yüzyıl dünyasında bir model olarak ele alınıyor. Cephede savaşan YPJ’liler, siyasette eşbaşkanlık, örgütlemede eşit temsiliyet, ekonomideki komünlerde yer alan kadınlar, iç ve dış şiddete karşı kadının kendi özsavunması gibi başlıklar Kuzey ve Doğu Suriye devrimindeki kadın rengini açığa çıkarıyor.

Saldırı yeni yaşam modeline

Ortadoğu’da kadın öncülüğünde inşa edilen bu yeni yaşam modelinin başından beri iki düşmanı vardı. Bu iki düşman Türk cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve DAİŞ’ten başkası değildi. Türk devleti ve DAİŞ, ideolojik ve kirli uygulamalarıyla aynı kaynaktan beslenip aynı güce hizmet ediyor. İki gücün de işgal ettiği alanlar ele alındığında bu durum daha yakından takip edilecektir.

DAİŞ’in en büyük destekçisi: Erdoğan

DAİŞ, Musul saldırısı ile başlayıp sonra Şengal ve daha sonra Suriye topraklarında gerçekleştirdiği katliamlarla kadın devrimini ortadan kaldırmak istedi. Bu amaçla yola çıkan DAİŞ’e en büyük destek Erdoğan’dan geldi. DAİŞ çetelerine katılanların yüzde 90’ı Türkiye’yi bir geçiş güzergahı olarak kullandı.

Bu saldırganlığın altında yatan ideolojik yaklaşım netti. Kadınlar bir çocuk doğurma makinesine çevrilmek isteniliyordu. Kadınlar bir ganimet olarak görülüyordu. Eve kapatılan kadın sistemli tecavüze maruz bırakıldı. Ancak YPJ olağanüstü bir direnişle bu karanlığı ortadan kaldırdı.

Kara çarşaflarını yakan kadınların umudu: YPJ

Kobane’den Rakka’ya kadar özgürleştirilen alanlarda kadınlar kara çarşaflarını yakarak zılgıtlarla YPJ savaşçılarını coşkuyla karşıladı. Derazor’daki saha hâkimiyetinin bitirilmesinde en büyük bedeli yine kadınlar ödedi.

Kadınlar her yerde ses verdi

Bu yüzden tüm dünyadaki kadınlar, YPJ ve Rojava Devrimi’nin ortaya çıkardığı kazanımları kendi kazanımları olarak gördü. Destek oldu, ses verdi el verdi.

DAİŞ’in kadınlar öncülüğünde yenilgiye uğratılmasının ardından bu kez DAİŞ’in fikir babası Erdoğan kadın devrimine karşı saldırı ve tehditlerine başladı. Aslında ortaya çıkan belgeler, gizli anlaşmalar dahil DAİŞ’in arkasındaki gücün Türk devleti ve Tayyip Erdoğan olduğunu tüm dünya devletleri biliyordu. Sahada kullandığı güç yenildiğinde devreye giren Erdoğan, Türk devleti ve çeteleri, önce Efrin’i işgal etti. Ardından ise işgalini yaygınlaştırmak için harekete geçti.

Devrimin temel ittifakı kadınlar alanlarda

Erdoğan, kendisi gibi kadın düşmanı emperyalist güçler ile girdiği kirli anlaşmalarla 9 Ekim’de Kuzey ve Doğu Suriye’ye işgal saldırılarına başladı.

Rojava kadın devriminin başından itibaren kadın özgürlükçü çizginin yanında duran dünya kadınları, işgal saldırılarının başlamasının ardından da harekete geçti ve ‘işgali durdurun’ çağrıları ile Rojava’nın en temel ittifakı olduğunu gösterdi.

Cher: Kana susamış Türkler

Türk devletinin 9 Ekim günü Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik düzenlediği işgal saldırılarına ilk tepki Amerikalı-Ermeni ünlü şarkıcı Cher’den (Cherilyn Sarkisian) geldi. Cher, “Kana susamış Türklerin yaklaşık 2 milyon Ermeni katlettiğini 11 yaşımdan öğrendim. Türk askerleri hala kana susamışlar, şimdi Trump’ın onayıyla Kürtlere soykırım yapacaklar” dedi.

250 bilim insanından ortak tepki

Toplumsal ekoloji, komünalizm ve ekofeminizm üzerine çalışmalar yürüten Janet Biehl de dünyaca ünlü sanatçı, akademisyen ve bilim insanı 250 isim ile birlikte savaşa karşı bir araya gelen isimlerden biri oldu.

Şirin Ebadi: Rojava’nın sessi olmalıyız

Nobel barış ödüllü insan hakları savunucusu ve hukukçu Şirin Ebadi, Türk devletinin saldırılarının hiçbir meşruiyeti olmadığını belirterek “Rojava’da saldırıya uğrayanların sesi olmalıyız” dedi.

Almanya

Almanya’nın başkenti Berlin’de havaalanını işgal eden feminist kadınlar, saldırıları protesto etti. Kadınlar, havalimanı içinde Türk Hava Yolları önünde uzun süre sloganlar attı ve uluslararası kamuoyuna harekete geçme çağrısında bulundu.

İrlanda

200'den fazla İrlandalı feminist tarafından Rojava halkına mektup gönderdi: “Dünyanın dört bir yanındaki feministleri kız kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı, yoldaşlarımızı desteklemede bize katılmaya çağırıyoruz. Rojava için örgütleyin, yürüyün, bağırın, savaşın ve yükselin.”

#FridaysForPeace - Dünya çapında Rojava savaşına karşı protesto eden iklim aktivistleri, Rojava'ya karşı savaşı durdurmak için dünya çapında protesto gösterisi düzenledi.

Arjantin

İşgal saldırılarını kınandığı bir diğer ülkede Arjantindi. Binlerce kişi şiddetli yağan yağmura aldırış etmeden işgale karşı yürüdü.

Meksika

Meksika’daki Kürt dostları kadınlar öncülüğünde işgali protesto etti. Yüzlerce kişi gerçekleştirdikleri yürüyüşle soykırımı durdurun çağrısı yaptı.

İsrail

Eylemlerin günlerdir sürdüğü bir diğer ülkede İsrail. Kürt dostları günlerdir alanlarda Türk devletinin Rojava’ya dönük işgal saldırılarını protesto ediyor. Eyleme katılan Hadasahh Yishurun adlı sanatçı da Kürt halkına desteğini cümlelerle dile getirdi. Ben İsrailli Kürt bir şarkıcıyım. Ve Kürdistan’ı, Rojava’yı destekliyorum. Uluslararası toplumun Hitler Erdoğan’ı, hemen şimdi tutuklamasını istiyorum. Çünkü o bizim Kürt erkek ve kız kardeşlerimizi öldürdü.

Sırbistan

Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da bir araya gelen feminist kadınlar Rojava devrimini sahiplenin ve Türk işgalini kınayan basın açıklaması yaptı.

TJK-E’DEN ‘Hayatı durdur’ çağrısı

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) yazılı bir açıklama yaparak Türk devletinin işgal ve soykırım saldırılarına karşı hayatı durdurmaya çağırdı.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan

Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarına karşı Türkiye ve Kuzey Kurdistan’daki kadınlar da eylemdeydi. İstanbul’da Cumartesi Anneleri, son buluşmalarında bu kirli savaşa tepki gösterdi. Ancak bu açıklama üzerine polis annelere biber gazları ile saldırdı.

Türkiye sınırının sıfır noktasında kadınlar Türk devletinden derhal işgali durdurmasını istedi. Nusaybin’de kadın örgütleri açıklama yaparak işgali protesto etti

Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da da kadınlar sokaklara çıkarak ‘Savaşı durdurun’ dedi.

Sanatçılardan ‘Savaşı durdurun’ çağrısı

Öte yandan Türkiyeli sanatçıların başlattığı “savaşı durdurun” imza kampanyasına Deniz Türkali, Aynur Doğan, Jülide Kural gibi kadın sanatçılar da destek verdi.

Ses sanatçısı Yeşim Salkım #savaşahayır etiketiyle paylaşımda bulundu. Sanatçı bu paylaşımı nedeniyle sosyal medyada linç edildi.

38 ülkede işgale karşı kadınlar alanlara çıktı

İsviçre, Polonya, Çekya, Yunanistan, İspanya, Almanya, Belçika, Fransa, Kıbrıs, Afganistan, Pakistan, Hindistan dahil dünyanın 38 ülkesinde kadınlar sokaklara çıkarak işgal saldırısının sona ermesini istedi.


Diğer Haberler