Ebdulkerim Ömer: BM raporu önemli ama yetersiz, Türk devleti yargılanmalı

BM’nin açıkladığı savaş suçları ve ihlaller raporunu değerlendiren Ebdulkerim Ömer, Türk devleti ve çetelerine yönelik tedbirler alınmadığı sürece raporun bir anlamının kalmayacağını söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Bağımsız Araştırma Komisyonu tarafından Suriye’de yaşanan çatışmalarda işlenen savaş suçlarına ilişkin bir rapor açıklandı. Raporda özellikle işgalci Türk devleti ve çetelerinin Efrîn ve Serêkaniyê’de işlediği savaş suçları belgelerle ortaya konuldu. 

‘RAPOR ÖNEMLİ, NET TUTUM SERGİLENMELİ’

BM'nin raporunu değerlendiren Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı Ebdulkerim Ömer, raporun önemli olduğunu ancak, Türk devleti ve çetelerinin işlediği suçları belgeleyen raporu hazırlayan komisyonun Türk devletine karşı net bir tutum alması gerektiğini söyledi. Raporda işlendiği belirtilen suçların Türk devleti himayesindeki çete grupları tarafından işlendiğini söyleyen Ömer, dolayısıyla bu suçların Türk devletinden bağımsız ele alınamayacağını, kaydetti.

‘SUÇLULAR YARGILANMALI’

Raporda işlendiği belirtilen suçların faillerinin yargılanması için uluslararası mahkemelerde davalar açılması gerektiğini ifade eden Ömer, “İşgal altındaki yerlerde yaşanan katliamlar, siyasilerin katledilmesi gibi konuların üzerinde ciddi durulması gereken konulardır. Suriye Gelecek Partisi Genel Sekreteri Hevrin Xelef’in vahşice katledilmesinden sorumlu olanlar uluslararası mahkemede yargılanmalıdırlar” şeklinde konuştu.

‘SUÇLARIN TAMAMI YANSIMADI’

İşgalci Türk devleti ve çetelerinin işlediği suçların tamamının rapora yansımadığını da dikkat çeken Ömer, dolayısıyla raporun istedikleri düzeyde olmadığını ve eksik kaldığını, söyledi.

Bölgedeki tarihi mekanlardan, doğaya ve ibadet yerlerine kadar her yerin saldırıya uğradığını hatırlatan Ömer, bunların çoğunun UNESCO tarafından belgelendiğini de sözlerine ekledi. BM’nin bu suçlara karşın bir karar alması gerektiğinin altını çizen Ömer, BM’nin böyle bir karar almamasının nedeninin uluslararası çıkarlar olduğunu söyledi.

BM raporunun önemli olmakla birlikte olması gerektiği gibi şeffaf olmadığı eleştirisini yapan Ömer, “Türkiye’ye bağlı radikal gruplar kadınlara yönelik her türlü suçu işledi. Uluslararası kadın kurumları bunları kınadı. Bu kurumlar kınamaktan öteye geçmeliler. Daha net tutumlar sergilemelidir” dedi.

‘SESSİZLİK İHLALLERİ ARTTIRIYOR’

Suriye dosyasında uluslararası kamuoyunun sessiz kalmayı tercih ettiğine işaret eden Ömer, bu nedenle de yaşanan insan hakları ihlallerinin arttığını söyled. BM ve uluslararası koalisyonun net bir tutum sergilemesi halinde Türk devletinin bu kadar suç işleyemeyeceğini sözlerine ekleyen Ömer, “Türk devletinin suç işlediği yerler Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı yerlerdir. Kürtler yerinden ediliyor. Bölgenin demografik yapısı değiştiriliyor. Bütün bunlara karşın Türkiye’ye net bir tavır konulmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Efrîn’de Êzidîlerin de yaşadığını hatırlatan Ömer, Türk devletinin planları doğrultusunda farklı halkları göç ettirdiğini söyledi.

‘BELGELERİMİZİ ULUSLARARASI MAHKEMELERE GÖNDERECEĞİZ’

Özerk Yönetim’in Türk devletinin işlediği hak ihlallerini belgelediğini aktaran Ömer, “Türk devletinin işgalinden bu yana kurulan komitelerimiz, tüm hak ihlalleri ve savaş suçlarını ilgili taraflara iletmek üzere belgelemektedir” dedi. Hazırlanan dosyaların avukatlar tarafından kurulan bir komite tarafından takip edildiğini aktaran Ömer, “Bu suç dosyaları uluslararası mahkemelere gönderilecek. Biz sürekli uluslararası kamuoyunun Türk devletinin suçlarına karşı harekete geçmesi için çaba sarf ediyoruz” diye konuştu.

Türk devletinin işlediği savaş suçlarından kaynaklı uluslararası mahkemelerde yargılanması gerektiğini ifade eden Ömer, “Bu suçlar, insanlık suçlarıdır. Uluslararası yasalara göre de Türk devletinin uygulamaları savaş ve insanlık suçudur. Suçlular ve başta Türk devleti olmak üzere tüm bu suçları işleyenlerin destekçileri cezalandırılmalıdır” dedi.

(rr-eyl)

ANHA


Diğer Haberler