Efrîn İnsan Hakları Örgütü: Efrîn’deki suçların araştırılması heyet gönderilmeli

Efrîn’de Türk devletine bağlı çete gruplarının işlediği suçlara ilişkin yazılı açıklama yapan Efrîn İnsan Hakları Örgütü, BM’ye ahlaki ve insani görevlerini yerine getirmesi ve bölgeye heyet göndererek çeteler tarafından kaçırılan kadınların durumunu ve bölgedeki suçları araştırması çağrısı yaptı.

Yazılı bir açıklama yayınlayan Efrîn İnsan Hakları Örgütü, Türk devleti ve çetelerinin Efrîn’deki sivillere yönelik artan suçlarına dikkat çekerek, kentte kaçırılan kadınların durumlarının araştırılması ve 7 Haziran’da katledilen Melek isimli genç kadının katilleri hakkında yargı sürecinin başlatılması çağrısında bulundu.

Açıklama şöyle:

“Türk devleti ve ona bağlı silahlı gruplar tarafından 18 Mart 2018’de işgal edilen Efrîn’de, ilk günden bu yana güven ve huzur ortamı bulunmamakta, aksine Türk devletine bağlı gruplar tarafından özellikle Kürtler başta olmak üzere Efrînli tüm yurttaşlara karşı işlenen suçlar artmaktadır. Bölgede her gün katliam, kaçırılma, işkence, hırsızlık, özel ve kamusal mülkleri talan, insanlık mirası olan tarihi öğeleri tahrip ve kaçırma olayları yaşanmaktadır. Bununla birlikte kadınlara yönelik her türlü şiddet uygulanmakta ve suç işlenmektedir. Türk devletinin talimatları doğrultusunda hareket eden silahlı gruplar, tüm dünyanın gözü önünde Efrînli kadınlara yönelik katliam, kaçırma, kadın ve çocuklara cinsel saldırı, çocuk yaşta evlendirmeler, fizikî ve psikolojik işkenceler ve köleleştirme gibi vahşi suçlar işlemektedir. Bu suçlara ilişkin veriler şöyledir;

Binden fazla kadın ve kız çocuğu kaçırıldı. Kaçırılanların 400’ten fazlasının akıbeti bilinmiyor. Bununla birlikte 63 kadın katledildi; 4 intihar ve 65 cinsel saldırı vakası yaşandı, 215 kadın yaralandı.

2020’nin Temmuz ayında 10 kadın kaçırıldı. 2020 yılının başından bu yana toplam 42 kadın kaçırıldı.

8 Haziran 2020 tarihli açıklamamızda Melek Nebî Xelîl Cûma (16) isimli genç kadının 23 Mayıs 2020’de kaçırıldığını ve 7 Haziran 2020’de katledilmiş olarak bulunduğunu belirtmiştik.

Birçok silahlı grup ve Türk devleti yanlısı gruplara ait internet sayfaları bu olayı doğrulamıştı. Sonrasında bu kesimler olayı yalanlamış ve cenazesine ulaşılan kişinin Melek Nebî Xelîl Cûma değil, kimliği belirsiz bir genç kadın olduğunu iddia etmiştir. Bu olay başlı başına bir suç teşkil etmektedir.

Olayın ardından yerel kaynaklar, genç kadının babasının silahlı gruplar tarafından kaçırıldığını ve kızının adını vermemesi konusunda baskı yapıldığını bildirmiştir. Kaçırılan baba Kurban Bayramı’ndan birkaç gün önce bırakılmış, ayrıca genç kadının ailesi başta olmak üzere ailenin bulunduğu bütün köye baskı yapılmıştır. Böylece Melek’in katledilmesinin üstü örtülmek ve zamanla unutturulmak istenmiştir.

Bununla birlikte Hamzat adlı grup tarafından kaçırılan kadınlara dair bilgiler son olarak, Hamzat grubu ile Doğu Gutalı gruplar arasında çıkan çatışmada ortaya çıkmıştı. Kaçırılan bu 11 kadının akıbeti halen bilinmemektedir.

Türk devleti ve kurumlarının bu durumu bilmesine ve ailelerin Efrîn’den sorumlu Türk valiye görüşme başvurusunda bulunmasına rağmen hiçbir cevap verilmemiş, kadınların akıbeti açıklığa kavuşturulmamıştır.

Daha önce Türkiye’ye bağlı Askeri Polis adlı bir grup tarafından alıkonulan bir kadın, bu gruba ait hapishanelerde, bazıları hapishanede doğmuş küçük yaşta 20 çocuğuyla beraber 25 kadının bulunduğunu belirtmiştir. Aynı kadın, Efrîn’deki Demirci Kawa Meydanı’nda konuşlu Cebhe Şamiye üyelerinin bir grup kadına cinsel saldırı gerçekleştirdiğini ve ardından bu kadınları Efrîn’deki askeri polis merkezine götürdüğünü doğrulamıştır.

Tüm bunlar için başta Birleşmiş Milletler kurumları ve UNICEF olmak üzere uluslararası hukuk kurumları ve insani kuruluşları, Efrîn’de işlenen suçlara karşı ahlaki ve yasal görevlerini yerine getirme, bölgeye uluslararası bir heyet göndererek kaçırılan kadınların akıbetini aydınlığa kavuşturmaları ve çete gruplarını yargılamaları için çağrı yapıyoruz. Ayrıca Türk devletine bağlı gruplar tarafından kaçırılan ve alıkonulan binlerce kişinin akıbetlerinin ortaya çıkarılması ve serbest bırakılmaları için Türk devletine baskı yapılması çağrısında bulunuyoruz.”

(cj)

ANHA


Diğer Haberler