Efrîn’de bir trajedi örneği: İşgalcilerden kurtardığı engelli kızı ilaçsızlıktan öldü

Türk devleti ve bağlı çete gruplarının Efrîn işgali sırasında engelli kızı kentte kalan Kibar Hibo, Şehba’dan Efrîn’e yola çıkarak ölüm pahasına engelli kızını işgalcilerin elinden kurtardı.

Efrîn, işgalci Türk devleti ve bağlı çete gruplarının saldırıları altındayken kendini ve çocuklarını korumak isteyen kadın direnişlerine her gün bir yenisi ekleniyor. Direniş hikayeleri Efrîn’deki işgalcilerin ellerinden kurtulmayı başaranların anlatmasıyla gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Bu direniş hikayelerinden biri de 45 yaşındaki Kibar Hibo isimli kadına ait. Kibar Hibo, 8 çocuk annesi, çocuklarından biri engelli ve ikisi de yaşamını yitirdi.

‘Ölümü göze alarak işgal altındaki kente döndü’

Kibar, Efrîn’e dönük işgal saldırıları sırasında 5 çocuğuyla birlikte Şehba’ya geçerken, eşi ise 14 yaşındaki engelli kızları Nesrîn’i getireceğini söyler. Ancak yoğun bombardıman nedeniyle baba tek başına Şehba’ya gelir ve engelli kızı işgalcilerin girdiği Efrîn’de kalır. Çocukları ile birlikte Şehba’nın Babnis köyüne ulaşan Kibar, eşinin engelli kızını yanında getirmediğini öğrenince kızını kurtarmak için geri dönme kararı alır. Kibar’ın bir diğer kızı da annesini yalnız bırakmaz ve birlikte ölümü göze alarak işgal altındaki Efrîn’e doğru yola çıkarlar.

‘Kızımı geride bırakamazdım’

Kızının yaşamsal ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığını belirten Kibar, “Tek başına yiyip içemeyen bir engelli, 1 yaşındaki bir çocuk gibidir. Bir anne böyle bir çocuğu nasıl geride bırakabilir? Efrîn’e geri dönüp çocuğumu kurtarmaya karar verdim. Ehlam dağına ulaştıktan sonra Basûtê köyüne kadar yürüyerek gittik. Buradan da bir motosikletle Efrîn’e gittim” dedi.

Bombardımana karşı bodrumlara sığındılar

Efrîn’e ulaştığında gördüğü manzarayı anlatan Kibar, “Evimin bulunduğu Mehmûdiyê Mahallesi’ne ulaştığımda ailelerin bodrumlarda yaşayarak, kendilerini bombardımanlara karşı koruduklarını gördüm. Orada kapıyı açmama yardım etmesi için bir erkekten yardım istedim. İçeri girdiğimde kızımın sesini duydum. Birisinin yardım etmesi için ses çıkarmaya çalışıyordu. Hemen kızımın elbiselerini değiştirdim bu sırada diğer kızım içmesi için ona süt hazırladı. Kızımın başına bir şey gelmeden oraya ulaşmış olmak bizi rahatlattı” ifadelerini kullandı.

Top atışları nedeniyle bodruma girmek zorunda kaldığını belirten Kibar, “Top atışları nedeniyle evimizde kalamıyorduk ve bodruma girmek zorunda kaldık. Top atışlarının artmasıyla çetelerin şehir merkezine kadar girdiğini anladık. O an ne olursa olsun şehirden çıkmaya karar verdik. O akşam şehirden çıkmak üzere harekete geçtik” diye konuştu.

15 dakikalık yol saatlerce sürdü

Kızı Nesrîn’i sırtına alarak yola çıkan Kibar, o anları şöyle anlattı: “Bir süre yürüdük. Yürürken bazı sokaklarda çeteleri görüyorduk. Yolda çetelerden biri bizi durdurdu ve nereye gittiğimizi sordu. Bende kızıma süt almak için dışarı çıktığımı söyledim. Başta inanmadılar fakat zor da olsa onlardan kurtulmayı başardım. Efrîn ile Eyn Dara köyü arası mesafe otobüsle 15 dakika kadar sürüyor. Efrîn’in işgal edilmesinden sonra çetelerin otobüsü durdurması nedeniyle yol saatlerce sürdü.”

‘Korkunun üzerine yürüdük’

Eyn Dara köyünde bir süre kalan Kibar, burada bir motosikletliyi durdurarak Şêrawa ilçesine bağlı Aqîbê köyüne onları ulaştırması için ikna eder. Şêrawa’daki Aqîbê köyünden de bir vasıta aracılığıyla Babnis köyüne geçer. İki kızıyla Efrîn’den sağ çıkmalarına kimsenin inanmadığını ifade eden Kibar, “Biz korkunun üzerine yürüdük ve güvenli bir alana ulaşana kadar da direndik” dedi.

Kızı ilaç alamadığı için hayatını kaybetti

Şehba’da yaşayan Kibar, sütün az olmasından dolayı engelli kızının ilaçlarını veremez. İlaçlarını alamayan kızı Nesrîn Mihemed, 9 ay sonra burada yaşamını yitirir.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler