​​​​​​​El-Hafiz: Türkiye, radikal çete gruplarına karşılık Kobanê ve Minbic’i hedefliyor

Rusya ve Türkiye’nin İdlib’e ilişkin vardığı mutabakatın iki ülke ilişkileri için devam edeceğini ve Türk devletinin çete gruplarını dağıtmayı erteleyeceğini belirten Siyaset Bilimci Malik El-Hafiz, Türk devletinin radikal çete gruplarını yok etmeye karşılık Kobanê ve Minbic’i hedeflediğini söyledi.

Türk devleti ve çete gruplarının işgali altındaki İdlib’deki sorun her geçen gün düğümleniyor. Türkiye ve Rusya arasında İdlib’e ilişkin varılan mutabakat ihlallerin gölgesinde 29’uncu gününe girerken, Türk devletinin kente yönelik askeri sevkiyatı da sürüyor. Türkiye, bugüne kadar İdlib’e 2 bin 150’yi aşkın askeri araç ve binlerce asker gönderdi.

‘TÜRKİYE VE RUSYA ORTAK FİKRE VARMIŞ OLABİLİR’

İdlib’deki gelişmeleri ANHA’ya değerlendiren Siyaset Bilimci Malik El-Hafiz, Türkiye ve Rusya’nın 5 Mart’taki görüşmesinde varlığı mutabakatı hatırlatarak, iki ülke arasında bölgedeki radikal çete gruplarının akıbeti ve bölgedeki hakimiyeti paylaşma konusunda bir ortak fikre varıldığını savundu. Uluslararası M5 karayolunun Türk devletinin hakimiyetine bırakılacağı anlaşmasına rağmen bölgenin Rusya’nın kontrolünde olduğuna dikkat çeken El-Hafiz, “Rusya, birçok kazanım elde etti. Birçok stratejik noktanın bulunduğu kuzey bölgede geniş bir coğrafyada kontrolü sağladı. Kısa süre içerisinde M4 karayolu ve güneyindeki bölgelerde de kontrolü sağlayacaktır” diye konuştu.

‘TÜRKİYE MİNBİC VE KOBANÊ’Yİ HEDEFLİYOR’

Türk devletinin İdlib’deki verdiği noktaları kayıp olarak görmeyeceğini belirten El-Hafiz, “Çünkü Türk devleti, buna karşılık Halep’in kuzey kırsalı, Til Rifat ve Minix gibi merkezleri ile Minbic ve Kobanê kentini kontrolü altına alacağını hesaplıyor. Şu ana kadar Minbic ve Kobanê kentlerinin akıbetine ilişkin farklı yorumlar yapıldı” dedi.

İdlib’deki radikal grupların tehditlerini sürdürdüğünü ve ateşkes ihlallerinin devam edeceğini belirten El-Hafiz, “Rusya ve Türkiye, bu grupları savaşla yok etmeyi ya da başka bir noktaya çekerek dağılmalarını beklemeyi tasarlıyor. Bunun sorumluluğu da Türkiye’ye veriliyor” diye aktardı. El-Hafiz, her iki ülkenin düzelen yeni ilişkileri için mevcut mutabakatın dağılmasını istemediğini söyledi.

‘FIRAT’IN DOĞUSU İÇİN RUSYA İLE ANLAŞMAK İSTİYOR’

Rusya’nın Türkiye’den Suriye’nin kuzey batısındaki radikal çete gruplarıyla savaşmasını talep etmesine değinen El-Hafiz, şu tahminlerde bulundu: “Bunun şimdi olacağını düşünmüyorum. Mevcut durumda var olan koronavirüs salgını olası bir operasyon önünde engel. Bir diğeri, Ankara’nın önünde iki yol var. Türk devleti, öncelikle Halep’in kuzey kırsalında bir anlaşma ile hakimiyet kurmak istiyor. Bunu elde edince, El-Nusra’yı (Heyet Tehrîr Şam) dışında tutarak çete gruplarına yönelik sınırlı bir askeri operasyon düzenleyebilir. Türkiye, El-Nusra’yı dağıtmayı Rusya ile Fırat’ın doğusuna ilişkin varacağı bir anlaşmanın sonrasına ertelemiş durumda. Bu da zaman ve sürece göre değişebilir.”

İRAN’IN TUTUMU

İran’ın bölgedeki tutumuna da değinen El-Hafiz, şöyle konuştu: “İran farklı cephelerde savaşıyor. Öncelikli amacı da ABD ile savaşıdır. İran Suriye’nin kuzeyindeki savaşa, Şam’ın menfaatleri için değil bölgedeki şahsi menfaatleri için katıldı. İran, ilerleyen süreçte bölgedeki hakimiyetini güçlendirmek için Halep’in güneyi ile kentin etrafındaki askeri noktalarını korudu. İran ayrıca ABD ile İsrail’in, ülkenin doğusu ve güneyindeki noktalarına yönelik bombardımanları ile karşı karşıyadır. İsrail’in bombardımanları, ABD ile yürütülen ortak strateji çerçevesinde gerçekleştiriliyor.”

İsrail’in Suriye topraklarında İran’a yönelik bombardımanının durmayacağını ifade eden El-Hafiz, “Benjamin Netanyahu, son seçimde yine görev başına geliyor. Bu da İsrail’in İran’a dönük son yıllarda yürüttüğü politikanın devam edeceği anlamına geliyor. İsrail; İran’a dönük baskıları koronavirüs salgını, ABD’nin cezaları, petrol anlaşmazlıkları ve Lübnan ile Irak’taki taraftarları üzerinden sürdürecek” değerlendirmesinde bulundu.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler