​​​​​​​Emin Eliko: NATO ve Türk devleti Kürt halkının imhasında anlaştı

Türk devleti ve NATO’nun Kürt imhası konusunda anlaştığını söyleyen PYD Genel Meclisi Üyesi Emin Eliko, Türk devleti karşısında devam eden gerilla direnişinin varlık yokluk mücadelesi olduğunu belirtti.

İşgalci Türk devletinin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik ve gerillaya yönelik 17 Nisan'dan itibaren başlayan soykırım saldırıları hala devam ediyor. Bu tehdit ve saldırılara karşı durmak için halkın ayağa kalkması ve devrimci halk savaşına göre örgütlenmesi gerektiği her alanda vurgulanıyor.

‘TÜRKİYE KERKÜK’TEN HALEP’E KADAR HER YERİ İŞGAL ETMEK İSTİYOR’

Konuyla ilgili konuşan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Genel Meclis Üyesi Emin Eliko, Türk işgalinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik tehdit ve saldırılarının yeni olmadığını belirterek, "Her gün İşgalci T.C ordusu top, füze ve uçaklar kullanarak, yurttaşların evlerini ve arabalarını hedef alıyor" vurgusunda bulundu.

İşgalci Türk devletinin politikasına değinen Eliko, "Türk devleti işgal projesini ve Misak-ı Milli'yi gerçekleştirerek, Kerkük'ten Halep'e kadar olan bölgeyi işgal etmeyi hedefliyor" diye uyardı.

NATO toplantısının amacının, Türkiye'nin Kürt halkını katletmesinin önünü açmak olduğuna dikkat çeken Eliko, “Tek dertleri kendi çıkarları ve başta Kürtler olmak üzere halkın düşmanlığı" dedi.

‘DEVRİMCİ HALKLARIN MÜCADELESİ BU SÜREÇTE ÇOK ÖNEMLİ’

Bölge halkını askeri güçlere destek olmaya ve devrimci halk savaşının kurallarına göre savunmaya çağıran Eliko, "Türk işgaline ve çetelerine karşı durmak ve işgal planlarını bozguna uğratmak için bu süreçte, devrimci halk savaşı çok önemlidir. Şehitler sayesinde elde edilen kazanımlara herkes sahip çıkmalıdır" ifadelerini kullandı.

‘BİRLİK VE BERABERLİK ÇOK ÖNEMLİ’

Aynı konuyla ilgili olarak Dirbesiyê ilçesi Demokratik Toplum Akademisi üyesi Hemid Meiş, toplumun tüm kesimlerinin birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, "Toplumun tüm bileşenleri sorumluluklarını yerine getirmeli ve topraklarını korumalıdır" dedi.

Türk devletinin tehditleri ve saldırıları farklı olsa da asıl amacının bölgedeki demokratik projeyi yok etmek olduğuna dikkat çeken Meiş, bölge halkını Türkiye'nin politikaları konusunda uyardı ve bunu ‘kirli özel savaş’ politikası olarak nitelendirdi.

Meiş, devrimci halk savaşı temelinde öz-örgütlenmenin, Suriye topraklarının, NATO ve başta işgalci Türk devleti olmak üzere devletlerin, çıkar çatışması alanından uzaklaştırmanın temeli olduğunu vurgulayarak, “Büyük güçler çıkarlarını gerçekleştirmek için Suriye’deki savaşın devam etmesini ve çözümün olmamasını istiyor” ifadelerini kullandı.

Türk işgalinin bölgede güvenlik ve istikrarı yok etme girişimlerinin, halkların birliği ve sürekli direnişi sayesinde başarısız olduğunu kaydeden Meiş, "Birlik ve direniş sayesinde halk işgalcilere karşı zafere ulaşacak” dedi.

‘DEVRİMCİ HALK SAVAŞI SAVUNMANIN TEMEL ŞARTIDIR’

Demokratik Toplum Akademisi öğretmeni Meshûc El Mihemed, Türk işgalinin saldırılarına direnmek için devrimci halk savaşının uygulanması gerektiğini vurguladı.

Toplumu örgütlemek ve onu savaşçı olarak eğitmek savunma yöntemlerini tanımakla başladığını belirten El-Mihemed, "Devrimci halk savaşı meşru bir haktır. Başarıları korumanın yolu budur. Türk işgali girişimlerini yenmenin yolu bölgeyi korumak ve işgal altındaki toprakları özgürleştirmektir” diyerek sözlerini tamamladı.

(rr)

ANHA


Diğer Haberler