Enwer Muslim: DAİŞ halen tüm dünya için büyük bir tehdit

DAİŞ çetelerinin Kobanê’de gerçekleştirdiği katliam ile tüm dünyayı tehdit ettiğini belirten Enwer Muslim, askeri gücünü kaybetse de katliamcı DAİŞ zihniyetinin halen tüm dünya için büyük bir tehdit olduğunu vurguladı.

DAİŞ çeteleri 25 Haziran 2015 tarihinde Kobanê kent merkezi ve Berx betan köyünde vahşi bir katliam gerçekleştirdi. Çetelerin vahşi saldırısında 30 YPG/YPJ ve İç Güvenlik Güçleri savaşçısı ve 242 sivil şehit düştü.

Fırat Bölgesi Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Enwer Muslim, katliamın yıldönümünde ANHA’nın sorularını yanıtladı.

Kobanê’de DAİŞ çetelerine karşı elde edilen tarihi zaferin ardından DAİŞ çeteleri tekrardan kente gelerek katliam gerçekleştirdi. Bu saldırının arkasında kim var? DAİŞ niye böyle bir saldırı gerçekleştirdi?

2015 yılında geri dönüldüğünde DAİŞ çetelerinin Suriye ve Irak’taki yoğun gücüne rağmen Kobanê’de yenildiğini görüyoruz. DAİŞ, tüm dünyaya korku saldığı heybetini kaybetmeyi kabullenemedi. Bu yüzden Kobanê’de gerçekleştirdiği katliam ile sadece Kürt halkını değil teröre karşı birlik olup YPG’ye destek veren tüm dünyayı bir kez daha tehdit etti.

Türkiye hükümetinin katliamda rol oynadığını belirtebiliriz. Kürt halkının DAİŞ’e karşı elde ettiği zaferin intikamını almak istiyordu. Türkiye bu yüzden sınır kapılarını DAİŞ’e açarak Kobanê’ye soktu ve katliam gerçekleştirildi.

Türkiye’nin katliamda rol oynadığını belirttiniz. Buna göre Türkiye, 20’nci yüzyılda olduğu gibi halen Kürt halkına yönelik katliamlar gerçekleştiriyor. Uluslararası kamuoyunun Türkiye’nin bu suçlarına karşı sessizliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye Kürt halkına yönelik hem direkt hem de radikal gruplara verdiği destekler ile birçok katliam gerçekleştirdi. Türkiye’nin DAİŞ’e olan desteğini kanıtlayan sayısız belge ve görüntü var. Uluslararası kamuoyuna defalarca Türkiye’nin bu suçlarına karşı sorumluluklarını yerine getirme ve Suriye’de teröre verdiği destek, kentleri yıkma ve sivilleri katletme gibi suçları nedeniyle yargılanması çağrısında bulunduk.

Uluslararası hukuk örgütleri, Türkiye’nin şu an İdlib’de koruduğu ve destek verdiği çetelerin bir bölümünün kafa kesen ve insanları diri diri yakan DAİŞ örgütüne bağlı olduğunu iyi bilmelidir. DAİŞ, sadece Kürt halkı için değil, Suriye ve Türkiye halkları için büyük bir tehlikedir. DAİŞ çeteleri halen Türkiye’de ellerini kollarını sallaya sallaya geziyor. Uluslararası toplum ve devletlerin artık Türkiye’ye karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir.

DAİŞ sadece bir sivil katliamı için mi Kobanê’ye saldırdı yoksa başka planları mı vardı?

DAİŞ, Suriye ve Irak’ta halka korku salabilmek için defalarca aynı yöntemi kullandı. Kobanê’deki katliamın birincil hedefi de Kobanê halkını korkutmaktı. DAİŞ, 242 sivili katliamda katletti. Bir diğer önemli hedefi de Kobanê’de kontrolü sağlamaktı ama bunu başaramadı. Halk direndi ve güvenlik güçleri DAİŞ çetelerini yok etti.

Bu katliamdan sonra Özerk Yönetim’in güvenlik sistemi eleştirildi ve hatta sorumlu tutuldu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Katliamdan sonra saldırının sorumluluğunun bir kısmını Özerk Yönetim üstlendi. Bunu inkar edemeyiz. DAİŞ 27 Ocak 2015 tarihinde kentten tamamen çıkarıldı ancak halen kentin güneyindeki köylerde direniyordu. O dönem Sirîn beldesi de DAİŞ çetelerinin işgali altındaydı. DAİŞ, Minbic üzerinden her gün Türkiye’den destek alıyordu.

Kobanê halkı tarihi zaferin bedelini çok ağır ödedi. Özerk Yönetim olarak halkımıza tüm kazanımlarını koruyacağımızın sözünü verdik. Bir daha aynı katliamların yaşanmaması için güvenlik sistemini güçlendirdik.

Kürt halkı onlarca yıldır ulusal birliğini sağlayamadığı için derin acılar yaşadı ve Kürtlerin parçalanmışlığı hep kullanıldı. Kobanê’deki savaş ve bu katliam Kürt birliğini nasıl etkiledi?

Yaşadığımız acıların büyük bir sebebi de ne yazık ki Kürtlerin parçalanmışlığıdır. Halepçe, Enfal ve diğer tüm katliamlarda kaybettiklerimizi anıyoruz. Düşman, her daim çelişki ve parçalanmışlığımızdan faydalandı. Şu ana kadar ulusal birlik tutumu ile birçok katliamın önüne geçebilirdik.

Kürt Ulusal Kongresi’nin kurulması için sürekli çağrılar yapılıyor. Kürtlerin Kobanê’de yaşadığı zafer ve Şengal’de yaşadığı trajedi karşısında ulusal birliğin önemi bir kez daha canlandı. Özellikle Kobanê katliamında Kürtlerin hiçbir ayrım yapılmadan hedef alındığı görüldü. Bu katliam tüm Kürtlere bir mesajdı. Kürtlerin artık birlik içerisinde hareket edip güçlü kararlar alması gerekiyordu ancak ne yazık ki bunu da başaramadık. Kürdistan ve dışındaki Kürtlerin taleplerini yerine getirebilmek için Kürt ulusal birliği çağrıları yapmaya devam ediyoruz.

DAİŞ İdlib başta olmak üzere Suriye sahasında yeniden canlanıyor. Yine QSD’nin cezaevleri DAİŞ çeteleri ile dolu. Bir daha Kobanê ve Derazor’daki katliamlar gibi yeni katliamların yaşanmaması için uluslararası kamuoyuna nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

DAİŞ’in öyle kolay biteceği görünmüyor. Askeri gücünü kaybetti ama zihniyeti halen devam ediyor. Yaklaşık 70 bin nüfusluk DAİŞ’li aile QSD güçlerinin yanında tutuklu bulunuyor ve halen zihniyetlerinde ısrarcılar. Yine DAİŞ çetelerinin zihniyeti taşıyan binlerce kişi, Suriye’nin İdlib, Ezaz ve Efrîn kentleri ile Avrupa’da bulunuyor.

Tüm dünya bunun bilincinde olmalıdır. Yine QSD’nin tutukladığı ve kamplarda bulunan DAİŞ’liler için uluslararası kamuoyu Özerk Yönetim’e destek olmalıdır. Halkımıza yönelik sivil katliamlarda rol oynamış bu çeteler uluslararası mahkemelerde yargılanmalıdır. DAİŞ çeteleri insanlık suçu işledikleri yerde yargılanmalıdır. Uluslararası mahkeme Suriye’de kurulmalıdır.

Katliam gerçekleştiren zihniyet halen canlıdır ve tüm dünya için halen büyük bir tehdittir. Ajansınız aracılığı ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne seslenmek istiyorum. Bir an önce bu zihniyete karşı harekete geçmeli ve DAİŞ terörünün önü alınmalıdır.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Halkımızın yaşadığı acıların farkındayız. Çocukların anne ve babasız kaldığını, anne ve babaların da çocuklarını kaybettiğinin farkındayız. Suçsuz, masum sivillerin hayatını kaybettiği bir katliamdan bahsetmek kolay değildir. Bu katliamların bir daha yaşanmaması için halkımızı ve kutsal devrimimizi koruyacağımızın sözünü verdik. Omuz omuza vererek demokratik ulus projesini destekleyeceğiz ve demokratik, tüm halkların ortak bir yaşam sürdürdüğü bir Suriye’yi inşa edeceğiz.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler