Erdoğan’ın şantaj aracı yaptığı Suriyeliler savaştan kötü koşullarda yaşıyor

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her fırsatta Avrupa’ya karşı şantaj aracı olarak kullandığı Suriyeli mülteciler, Türkiye’de savaştan daha kötü insanlık dışı koşullarda yaşama tutunmaya çalışıyor.

Suriye iç savaşının mimarlarından Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan savaştan kaçan mültecileri her fırsatta Avrupa’ya karşı kullanıyor. Şişirilmiş rakamlarla “Salarız üzerinize” diyerek insan hayatlarını ahlaksız bir siyasetin parçası yapan Erdoğan’ın ülkesinde mültecilerin durumu ise içler acısı.

Şantaj malzemesi yapılan Suriyeli mültecilerin, insanlık dışı koşullarda çalıştırıldığı, ırkçı saldırılara maruz kaldığı Türkiye’de, hemen hemen her gün “Suriyeli işçi öldü, mülteci kaçak botta boğuldu” haberleri geliyor. Yine ırkçılık nedeniyle kentlerden sürülen, taciz ve tecavüze maruz kalan çocuk ve kadınların dramı ise her geçen gün artıyor.

Ancak Erdoğan, bir yandan tehdit unsuru olarak kullandığı mülteciler üzerinden Avrupa ve uluslararası toplumdan milyar dolarlık paralar alıyor. Alınan paralar ise mülteciler için değil yine Suriye’yi yönelik savaşta kullanılıyor.

İşte Suriyeli mültecilerin Türkiye’deki durumuna ilişkin istatistiki veriler:

Son yılların en büyük göçünü yaşayan Suriyelilerin yolunun geçtiği ülkelerden biri Türkiye. Türkiye’de resmi kaynaklara göre kayıtlı Bir milyon 649 bin 750 Suriyeli yaşıyor. Ancak bu sayı şişirilerek 3-4 milyon olarak veriliyor.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 2018 yılındaki verilerine göre oturma izni ile Türkiye'de 99 bin 643 Suriyeli bulunuyor. 2 Ağustos 2019 tarihi itibarıyla 92 bin 280 Suriyeliye vatandaşlık verildi. Ancak asıl tartışılan bu izinden mahrum kalan ve Türkiye’de tüm haklardan mahrum, kaçak olarak kalan Suriyeliler.

Yasadışı giriş, koşullarının ihlali veya vizenin geçerlilik tarihinin sona ermesi yüzünden o ülkedeki hukuki statüden yoksun kişilere düzensiz göçmen deniyor. Türk Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre 14 Ağustos 2019 itibariyle yıl içinde 21 bin 988 Suriyeli düzensiz göçmen yakalandı.

Türk İçişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre ise ülkesine dönen Suriyeli sayısı sadece 354 bin. Suriyelilerin yüzde 54,15'i erkeklerden, yüzde 45,85'i ise kadınlardan oluşuyor. Yine resmi kaynaklara göre en çok yaşadıkları şehir Kilis. En az göç alan şehir ise Bayburt olarak kayıtlara geçiyor.

Verilen hiçbir rakam aslında gerçeği yansıtmıyor.

Çünkü sınır geçişlerindeki veri toplanamıyor ve Türk devleti mültecileri şantaj malzemesi yaptığı için gerçek rakamları gizliyor. Mültecilerin hiçbiri Türkiye’ye kalıcı olarak gelmiyor, Avrupa’ya geçiş noktası olduğu için tercih ediliyor.

Suriyeliler ile ilgili en çok konuşulan konulardan biri kamplar. Suriyelilerin kaldığı kampların resmi adı, geçici barınma merkezleri. Bu merkezler; Urfa, Adana, Kilis, Maraş, Hatay, Osmaniye, Malatya ve Antep'te bulunuyor. Merkezlerde 25 Temmuz 2019 itibarıyla 87 bin 464 bin Suriyeli yaşıyor.

Bu kampların suç dosyaları oldukça kabarık

Çeteleşmeden cinsel istismar vakalarına, uyuşturucudan kadın ticaretine kadar bir çok suçun merkezleri olarak geçiyor. Göçün başladığı tarihten bu yana Türkiye sınırları içinde 450 bin Suriyeli çocuk doğdu. Ayrıca Türkiye'de yaşayan 0-4 yaş arasındaki Suriyeli çocukların sayısı 536 bin 820, 5-9 yaş arasındaki çocukların sayısı ise 495 bin 346.

Çalışma hayatının içinde bulunan Suriyelilerin neredeyse tümü “ucuz iş gücü” olarak kayıt dışı çalıştırılıyor. Ve işçiler genellikle asgari ücretin altında ücretler alıyor. Kimi de ev ve yemek karşılığında kölelik koşullarında çalışmayı kabul ediyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi raporlarına göre 2019’un ilk 7 ayında çoğunluğu Suriyeli 70 sığınmacı işçi iş cinayetlerinde  yaşamını yitirdi. Kayıt altında çalışanlar ise şirketteki belli istihdam kotasına göre istihdam ediliyor. Suriyeli bir işçiye bakanlıkça çalışma izni verilmesi halinde bu izin, işçinin geçici korunma kararı ile kalmasına izin verildiği iller için geçerli oluyor.

Göç yollarında hayatını kaybeden Suriyelilerin sayısı ise oldukça fazla. Af Örgütü’nün yayınladığı raporlara göre 2011-2018 yılları arasında Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmeye çalışan en az 8 bin Suriyeli Akdeniz ve Ege Denizi’nde boğularak yaşamını yitirdi.

Türkiye’deki mülteci kadın ve çocukların durumu ise daha ağırlaşıyor. Savaştan, şiddetten, istismardan kaçan kadın ve çocuklar bugün savaş değil belki ama istismar ve şiddetin mağduru haline geldiler. Türkiye’de 2014-2017 yılları arasında suç mağduru olan yabancı uyruklu çocuklardan yüzde 18’i, yani 3 bin 091’i cinsel saldırıya uğradı. Cinsel istismara uğrayan çocuk sayısında yüzde 736 artış yaşandı.

Cinsel şiddete uğrayan, şiddet gören, kocaları tarafından öldürülen ya da tecavüz edilen kadınların sayısı ise bilinmiyor. Yine Suriyeli kız çocuklarının yüzde 37’sinin aileleri tarafından geçim kaynağı olarak görülüp ikinci eş olarak satıldığı raporlarla belgelendi.

Erdoğan’ın şantaj malzemesi haline getirdiği Suriyeli mülteciler savaştan kaçarken Türkiye’de ırkçılık dahil her türlü ötekileştirme ve insanlık dışı koşulların içine itildi. Ama Erdoğan’ın “Açarız sınırları salarız” şantajına boyun eğen batılı ülkeler, Erdoğan rejimini para ile durdurmaya çalışıyor.

2011 yılından bu yana Türkiye’ye mülteciler için aktarılan paranın miktarı 40 milyar dolar. BM, bu yıl yaklaşık 3,3 milyar doların sadece Suriye’ye, 5,5 milyar doların ise Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapan komşu ülkelere yardım için gerektiğini vurguladı.

BM’ye göre 11,7 milyon Suriyeli hala yardımlarla hayatta kalıyor. 6 milyon Suriyeli de ülke içinde yer değiştirmek zorunda kaldı. Avrupa Birliği bu yıl Suriyeli mülteciler için 560 milyon Euro ayırdığını duyurdu. AB aynı miktarı gelecek yıl ve 2021’de de ödemeyi planlıyor. Bu yıl 1.5 milyar euro ödeme yapıldı.

ANHA


Diğer Haberler