Esad-Maxlûf çekişmesi: İktidar savaşı mı yoksa ekonomik kılıfın değişimi mi?

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, kuzeni olan Suriyeli iş insanı Rami Maxlûf arasında yaşanan gerilim, son dönemde had safhaya çıktı. Peki, Suriye ekonomisini adeta elinde tutan Rami Maxlûf kimdir? Esad’ın en büyük destekçisiyken nasıl bir anda en büyük karşıtına dönüştü?

Suriye ekonomisinin ana dayanaklarından biri Maxlûf ailesi olarak biliniyor. Hafız Esad döneminde, Hafız Esad’ın eşi Enise Maxlûf’un ailesine enerji, inşaat, iletişim ve gıda maddeleri gibi birçok ekonomik alanda sınırsız yetki verildi. Yine Suriye’nin tüm dış ticaret ağı da Maxlûf ailesi eliyle gerçekleştiriliyordu. Böylelikle Suriye’de Rami Maxlûf (Beşar Esad’ın dayısının oğlu) ailesi için bir “Ekonomi imparatorluğu” kurulmuş oluyordu.

Hafız Esad, eşi Enise Maxlûf’un ailesi eliyle, kendisinden sonra ülke yönetimine getirilecek olan Beşar Esad için büyük bir ekonomik ve güvenlik ağı oluşturmayı planladı. Maxlûf ailesi, Suriye’de 2011 yılında başlayan ve sonradan iç krize dönüştürülen halk ayaklanması ile birlikte Beşar Esad’a ekonomik ve askeri anlamda büyük destek sundu.

SURİYE KRİZİNDEN ÖNCE MAXLÛF AİLESİNİN ‘EKONOMİ İMPARATORLUĞU’

Suriye krizinden önce Rami Maxlûf, Syriatel ve MTN telekomünikasyon şirketlerini kurdu ve Suriye’deki en zengin yatırımcıları dahi bu şirketlere bağlamaya başladı. Financial Times gazetesi, o dönem Rami Maxlûf’u, Suriye ekonomisinin en az yüzde 60’ını elinde tutun iş insanı olarak tanımlıyordu.

Maxlûf ailesi kısa süre içerisinde ticari yatırımlarını arttırdı ve deyim yerindeyse Suriye ekonomisinin tüm alanlarını eline aldı. Gıda ürünleri ticaretine başlayan aile, kısa sürede petrol, doğalgaz, inşaat, banka, fırınlar zincirine sahip oldu ve Watan gazetesi, Nînar TV ve ProMedia gibi reklam, gazete ve TV ağıyla kendi basınını yarattı. Uluslararası denkliğe sahip okullar açmaya başlayan Maxlûf ailesi, endüstri sanayi alanında Middle East Eltel ve TP Ramak gibi şirketler kurdu. Aile ayrıca Suriye’deki tüm tütün ve tütün mamülleri ticaretini de tek elden yürütmeye başladı.

RAMİ MAXLÛF SAHNEYE ÇIKTI

Lazkiye’de 1999 yılında Rami Maxluf tarafından kurulan El-Bustan Derneği, uzun yıllar insani yardım derneği olarak faaliyet yürütürken Suriye kriziyle birlikte İran’a bağlı askeri güçlere destek örgütüne dönüştü.

Yıllar boyunca basında görünmeyen ve Esad’ın en büyük destekçisi niteliğindeki Rami Maxlûf, geçtiğimiz hafta sosyal medya hesaplarından paylaştığı bir video ile ilk kez kamuoyuna karşısına çıkmış oluyordu.

2008 yılından bu yana ABD’nin yaptırım listesinde yer alan ve Suriye’de hep sahne arkasında duran Rami Maxlûf, kendisine bağlı şirket müdürlerinin tutuklanmaya başlamasıyla geçtiğimiz Pazar günü, sosyal medya hesaplarından bir video paylaştı ve ‘güvenlik bürokrasisini’ şirket çalışanlarını tutuklamakla tehdit ettiği suçlamalarda bulundu. Videoda Beşar Esad’ı kendisini ‘ya şirketinden feragat etmesi ya da tüm çalışanlarının tutuklanacağı’ şeklinde tehdit etmekle suçlarken, bir yandan Esad’a duruma müdahil olma çağrısı yapıyordu.

YAPTIRIMLARDAN KURTULMAK İÇİN Mİ ÖN PLANA ÇIKARILIYOR?

Suriye’de iktidar ortakları arasında yaşanan bu kriz birçok sebebi bulunuyor. Başlıca sebep, Suriye ekonomisini ele geçirmek isteyen iş insanlarının savaşı olarak ön plana çıkıyor. Ayrıca Suriye hükümetinin ABD başta olmak üzere uluslararası yaptırımlardan kurtulma çabası vardı. Hükümet, hep sahne arkasında duran Rami Maxlûf’u ön plana çıkararak bu uluslararası yaptırımlardan kurtulmayı amaçlıyor.

Esad ailesi, ülke ekonomisini Rami Maxlûf’a teslim etmişti. Suriye’de Esad yönetimine yakın tüm iş insanları 2003-2011 yılları arasında ABD’nin yaptırımlarının hedefindeydi. Bu iş insanlarından biri de Samir El-Foz oldu. Suriye kriziyle birlikte Foz ve Maxlûf’a yönelik yaptırımlar, ülke ticaretine dönük tehlikeler oluşturuyordu. Öyle ki yaptırımlardan korunmak için Syriatell şirketinin yönetim kurulu başkanlığı başka bir isime devredilmeye ve Maxlûf bir çok şirketin yönetiminden ayrılmaya başladı.

‘MAXLÛF İRAN İÇİN ÇALIŞTI’

Maxlûf’un ülke ekonomisindeki konumuna ilişkin Suriyeli gazeteci Malik El-Hafiz, “Maxlûf, artık ismen Suriye ekonomisinin sahibi olarak görünmese de İran’a bağlılığıyla biliniyor. Maxlûf’a ait Bustan Derneği, insani yardım adı altında İranlı milis güçleri Halep ve Dera’da silahlandırdı. Maxlûf, İran’ın Suriye’nin güneyinde hakim olabilmek için yoğun bir çalışma yürüttü” dedi.

SAMİR EL-FOZ KİMDİR?

Suriye’nin Lazkiye kentinde doğan ve şu an 44 yaşında olan Samir Zuhêr El-Foz, aynı zamanda Türkiye vatandaşı. İstanbul’da 2013 yılında Mısır asıllı işadamı Ramzi Matta’nın öldürülmesinin azmettiricisi olduğu iddiasıyla tutuklanan Foz, tahliye edildikten aylar sonra ismi sürekli iş insanı sıfatıyla basında yer almaya başladı.

Samir el-Foz ardından, 1988 yılında kurulan Aman Holding’in yönetim kurulu başkanı oldu. Foz, kısa süre içerisinde holdinge bağlı inşaat, dış ticaret ve ulaşım firması kurdu. Türkiye ve Suriye’de inşaat alanında yaptığı yaptırımlar ile ismi ünlenen Foz’un, Türkiye ve Suriye’deki birçok gazeteci ve basın kurumuna maddi kaynak aktardığı biliniyor. Samir El-Foz, kısa süre içerisinde Suriye hükümetinin ambargo ve yaptırımları delmek için kullandığı bir iş insanı oldu. Suriye krizi boyunca Rami Maxlûf arka planda kalırken, Samir El-Foz için ekonomik anlamda büyük alan açılmış oldu. Kısa süre içerisinde Rami Maxlûf ve Samir Foz arasında büyük bir rekabet başladı ve Rami Maxluf’a ait Watan gazetes Foz’un projelerini sık sık hedef göstermeye başladı.

Foz, Esad hükümetiyle yakın ilişkileri ve İran ile yaptığı anlaşmaların ardından 2019 yılının Ocak ayında ABD tarafından yaptırım listesine alındı. Artık Avrupa ülkeleri ve ABD’nin yaptırımlarıyla karşı karşıya kalan Foz, tıpkı Rami Maxlûf gibi Esad için büyük bir yük olmaya başladı. Foz, artık Esad’ın desteklediği iş insanları listesinden çıkarılmaya başlanacaktı. Rami Maxlûf da bu krizi fırsat bilerek bir kez daha Suriye ekonomisinde ön plana çıkmaya başladı.

‘İRAN’IN BÖLGEDEKİ EKONOMİK ETKİSİ HEDEF ALINIYOR’

Rami Maxlûf’un yıllar sonra bozduğu sessizliği, Suriye Lirası’nın değer kaybettiği ve uluslararası yaptırımlardan kurtulmak için girişimlerde bulunduğu bir döneme denk geldi. Yine Rusya’dan yapılan açıklamalarda, Esad ve Maxlûf ailesi arasındaki gerginliğe eleştirilerde bulunuluyor. Suriyeli gazeteci Malik El-Hafiz, Suriyeli iş insanlarının Rusya ve Esad ailesi tarafından hedef alınmaya başlandığını belirterek, “Bu iş insanları aynı zamanda siyasi yönetimde de söz sahibi. Bu iş insanlara yönelik baskılar, İran’ın Suriye’deki ekonomik ve siyasi etkisini kırmayı amaçlıyor” dedi. Moskova’nın, İran taraftarlarının ekonomik alandan uzak tutulduğu bir süreçte Avrupa’dan Suriye’nin yeniden inşası için sorumluluk çağrısı yaptığını belirten El-Hafiz, “Böylelikle İran’ın sahadaki etkisi iyice daraltılmak isteniliyor” dedi.

Rusya’nın, siyasi ve askeri alanda olduğu gibi Suriye ekonomisinde de İran’ın etkisini kırabilmek için İsrail ve ABD ile anlaştığı görülüyor. Rusya’nın, İran’ın Suriye ekonomisinden el çektirilmesiyle büyük kazanımlar elde edeceğini düşündüğünü söyleyen El-Hafiz, “İran, ülkeler arasında yapılan anlaşmalar ve Tahran’a bağlı hareket eden iş insanlara yönelik baskılarla ekonomik sahadan uzak tutulacak. Rusya, İsrail ile birlikte İran’ın Suriye’deki etkisini kırmaya çalışıyor. Ülkenin güneyinde de İran’ın etkisine dönük büyük bir darbe amaçlanıyor” diye konuştu.

‘MENFAAT ÇATIŞMASI’

Mevcut durumun birçok kişi tarafından Rami Maxlûf ve Esma Esad (Beşar Esad’ın eşi) arasında büyük bir ekonomik savaş olarak nitelendirdiğini hatırlatan Hafiz, “Bunun bir menfaat çatışmasından ibaret görüyorum. Bu çatışmanın öyle çok büyüyeceğini ve Beşar Esad’ın Rami Maxlûf’u kaybetmeyi göze alacağını düşünmüyorum” ifadelerini kullandı. Rami Maxlûf’un Suriye’de kurduğu ekonomik imparatorluktan kolay kolay vazgeçmeyeceğini söyleyen gazeteci Hafiz, “Rami Maxlûf ve babasının Rusya ile istikrarlı bir ilişki kurmaya başladığı ve öyle çok ciddi ele alınabilecek bir problemin de olmadığı belirtiliyor. Esad ve Maxlûf arasında da çok büyük sorunlar yok. Esad, dünyanın Rami Maxlûf ve dolayısıyla İran’ın Suriye’deki etkisinin yok olduğunu sanmasını istedi ve bu yüzden bu çatışmayı kamuoyu önünde yaptı” değerlendirmesinde bulundu.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler