Faşist Erdoğan işgali dayatıyor

Zeki Bedran

Kuzey Suriye güçleri bir Türk işgalini ve soykırımını durdurmak için siyasi ve diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Türkiye’nin bir işgal fırsatı kolladığı kimse için bir sır değil. Bunu en iyi bilen güçlerin başında da Rusya ve rejim gelmektedir. Türkiye işgal için insanlığın bütün değerlerini çiğneyerek açık bir zorbalıkla hareket ediyor. Son günlerde olan bitenlere karşı Rusya kamuoyu önünde ne bir itirazda bulunmuş ne de bir karşı duruş sergilemiştir.

Mevcut durumda Rusya, Türkiye’nin kuzey Suriye’ye saldırmasından çıkar devşirmeye çalışıyor. ABD ve Türkiye ne kadar bozuşursa Rusya için iyidir mantığı hakim. Kürtlere soykırım mı uygulanmış, Suriye’nin önemli bir bölümü daha işgale mi uğramış, Rusya için o kadar da önemli değil! Böyle düşünmemizi sağlayan birçok gelişme oldu. Türkleri İdlib’e kim kabul etti, El Nusra gibi güçlere koruma sağlamayı kim onayladı? Bunlar Rusya’nın icraatlarıdır. Efrin üzerinde açık bir soykırım ve etnik temizlik uygulanıyor. Rusya’nın buna bir itirazını ve tutumunu gören olmadı. Halbuki Efrin’i Rusya, Türkiye’ye bıraktı. Hava sahasını açmasaydı Türkiye, Efrin’e giremezdi.

Şam yönetimi de hala klasik ulus devlet anlayışına gömülü olmayı sürdürüyor. Aşırı merkeziyetçi ve tüm vatandaşlarından biat bekleyen bir mantığı bir türlü aşamadı. Demokratik bir tutum Suriye’nin birliğinin en büyük garantisidir. Bütün kültürler, halklar ve inançlar kendisini özgürce ifade edip örgütlenebilirse Suriye’de birliği sağlamak daha kolay olur. Suriye’nin yıkıcı bir iç savaş yaşamasında kuskusuz Türkiye gibi ülkelerin büyük bir payı var. Ama Suriye’nin içinde çelişki ve anlaşmazlıklar olmasaydı dış güçler bu kadar müdahil olamazlardı.

Türkiye şimdi kuzey Suriye’yi işgal etmek için can havliyle çalışıyor. Rusya ise teşvik edici, en azından seyirci. Eğer Türkiye kuzey Suriye’yi işgal edip Kürtleri temizler ve yanına devşirdiği çeteleri yerleştirirse ‘’ben çekiliyorum, buyurun size bırakıyorum’’ diyecek mi? Gerçekten Rusya ve Şam yönetimi buna inanıyor mu? Türkler bu planı uygulama fırsat yakalarsa kesinlikle Şam’daki rejimi de hedefleyecektir. Şam’ı bertaraf edip kendilerine yakın İhvanı İslamcı güçleri iktidara getireceklerdir. Bunun için Türkiye kesinlikle ABD ve NATO ile ortak hareket edecektir.

Kuzey Suriye yönetimi siyasi ve diplomatik kanalları kullanarak Türk işgalini durdurmaya çalışıyor. Bu başarılırsa Şam için de büyük bir kazanım olur. Yoksa Suriye açıktan işgal edilir ve parçalanır. Türkler işgal ettikleri yerleri ancak savaşla, zorla bırakırlar. Kimse başka biçimde kendisini kandırmasın. Cerablus, Bab ve Efrin’e bakılsın. Türkler buraları bırakacağız, filan tarihte çekileceğiz diye bir açıklama yapmışlar mı? Tek bir laf etmiyorlar. Dikkat edilirse Efrin’i Rusya’nın sponsorluğunda işgal ettiler, işgal öncesi onlarlar pazarlığı Ruslar yaptı ama Türkiye, Efrin’i bırakacağım, şu tarihte çekileceğim dememiştir. Ayrıca kendi mülküymüş gibi kimsenin Efrin üzerinde konuşmasına dahi müsaade etmemektedir.

Mevcut durumda kuzey Suriye güçlerinin çabaları Türkiye’nin açık işgalini durdurabilirse Suriye sorunlarını daha rahat tartışabilecektir. Şam yönetimi bunu kendisi için de bir avantaj olarak görmelidir. Çünkü demokratik bir anayasa çerçevesinde kuzey Suriye yönetimi ve Şam anlaştığında birleşmenin önünde herhangi bir engel kalmaz. Ama Türkler işgal ederse artık Esat yönetimi de Şam’da kalamaz. Suriye gerçekten parçalanır. Türkiye batı ve kuzey doğu Suriye’yi kendisine katar. Kıbrıs herkesin gözü önünde. Irak’ın Başika bölgesine Türkler askeri güçlerini yerleştirdiler. Bağdat yönetimi yıllardır uğraşıyor ama onları çıkaramıyor. Güney Kürdistan’a 1990’larda bazı askeri üsler kurdular ve bir daha çıkmadılar. Şimdi ise Türkler daha fazla bölgeyi işgal ediyor ve kalıcı üsler kurmaya devam ediyorlar.

Irkçı ve neo Osmanlı Erdoğan yönetimindeki Türk devleti bütün Ortadoğu için açık bir tehlike durumunda. Şam yönetimi en büyük darbeyi Erdoğan ve onun yönetiminden yedi. Bu faşist işgalci saldırgan karşısında kuzey Suriye güçleriyle birleşmek durumundadır. Suriye çok büyük bir tehditle karşı karşıyadır. Türkiye savaşın durması için değil, savaşın ve işgalin yaygınlaşması için çalışmaktadır. Bu saldırganlığı durduracak tek yol Suriye halklarının ve siyasi güçlerinin birliğidir.

Kaynak: Ronahî Gazetesi


Diğer Haberler