​​​​​​​Feleknas Uca: Çözümün adresi İmralı

Türk devletinin devam eden saldırılarının 2023 öncesi Kürtleri statüsüz bırakmak adına yapıldığını belirten HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Feleknas Uca, demokratik çözüm için İmralı’yı işaret etti.

Türk devletinin Kürdistan genelinde imha ve inkar politikası temelindeki saldırıları devam ediyor. 14 Haziran gecesi Şengal, Maxmur Kampı ve Medya Savunma Alanlarına yönelik kapsamlı hava saldırıları gerçekleştiren Türk devleti, hemen sonraki gün hem karadan hem havadan Heftanîn’e yönelik işgal saldırılarına başladı. Ancak Türk devletinin saldırıları gerçekleştirilen askeri saldırılarla sınırlı değildi. Uzun yıllardır Kürt legal siyaseti ve demokratik sivil kurumlarına yoğun baskı, gözaltı ve tutuklamalarla gerçekleştiren Türk devleti askeri operasyonların yanı sıra 26 Haziran günü DTK ve değişik Kürt kurumlarına gerçekleştirdiği baskınlar sonucu gözaltına aldığı onlarca kişiyi tutukladı.

Geliştirilen askeri ve siyasi operasyonlarla Kürtlere dönük yeni bir tasfiye konseptinin uygulamaya konulduğu tartışmaları sürerken biz de HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Feleknas Uca tüm bu yaşananları konuştuk.

Zira HDP 1 Haziran’da İstanbul’da yayınladığı deklarasyonla Kürt sorununun çözümü için 9 maddelik çözüm önerisinde bulunmuş ve hemen ardından ise Hakkari ve Edirne’den Ankara’ya doğru iki güzergahtan demokrasi yürüyüşü başlatmıştı.

Yayınlanan deklarasyon ve Türkiye’deki sorunlara dikkat çeken Feleknas, Türkiye’de yaşayan 82 milyon insanın baskı altında olduğunu söyledi. HDP’nin Türkiye’de muhalefet edebilen tek parti olduğunu ifade eden Feleknas Uca, “2012 yılındaki süreç başladığında HDP’nin misyonu belliydi. Bugün ise partimize yönelik siyasi imha politikaları yürütülüyor. Her gün yüzlerce üyemiz gözaltına alınıyor. Parti vekillerimizin vekillikleri düşürülüyor. Bütün bunlara rağmen çözümün parçası olmak için toplandık. 3 aylık bir eylem takvimi çıkardık. Bu eylem takvimimiz demokrasi yürüyüşü ile başladı. Temmuz ve Ağustos ayında da çeşitli etkinliklerimiz olacak” diye belirtti.

‘YÜRÜYÜŞÜN BAŞARISININ ÖFKESİ DTK’DEN ÇIKARILMAK İSTENDİ’

Türk devletinin partisinin yaptığı her türlü eylem ve etkinliği engellediğine dikkat çeken Feleknas Uca, “Tüm baskı ve engellemelere rağmen yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Türk devleti her türlü provokasyonla yürüyüşümüzü engellemeye çalıştı. Bizi halktan izole etmek için uğraştılar. Polis ablukasına rağmen gençler ve anneler yürüyüşe destek oldu. Eylemimiz sürerken Roza Kadın Derneği’ne operasyon yapıldı. Derneğin tüm yöneticileri gözaltına alındı. Daha sonra Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) operasyon yapıldı. 40 kişi gözaltına alındı. 26 kişi tutuklandı” dedi.

Kürdistan’da uygulanan devlet siyasetinin her gün yenildiğine işaret eden Feleknas Uca, devam eden saldırıların yeni geliştirilen tasfiye konseptiyle bağlantılı olduğunu ve aynı siyasetin Rojava’da da uygulandığını, bunun amacının ise 2023’e varmadan Kürtleri yeniden statüsüz bırakmak olduğunu, kaydetti.

Rojava’da devam eden saldırılar ve demografik yapının değiştirilmesiyle Başur Kürdistan’a yönelik saldırıların aynı zihniyetin ürünü olduğunu söyleyen Feleknas Uca, “Başûrê Kürdistan’da Süleymaniye, Maxmur ve diğer yerlerde siviller katlediliyor. Bakurê Kürdistan’da halkın belediyeleri kayyumlarla gasp ediliyor. Kobanê’de öncü 3 kadın katledildi. İzlenen bu siyaset Kürt halkının kazanımlarının yok edilmesi siyasetidir. Savaş siyasetiyle milliyetçilik yükseltilmeye çalışılıyor. Kürt halkına yönelik büyük bir nefret körükleniyor. Bu saldırılara karşı biz de mücadelemizi büyüteceğiz” ifadelerini kullandı.

‘TARİHİ ZAFERLERİ YOK ETMEK İÇİN KADINLARI KATLEDİYORLAR’

Kadınlara yönelik saldırıların tesadüf olmadığını kaydeden Feleknas Uca, “Barış sürecinde Paris’te 3 kadın katledildi. Barış sürecinin sona erdirilmesiyle Silopi’de 3 kadın katledildi. Bugün de Rojava Kürdistan’ında 3 kadın katledildi. Bu konsept kadınların iradesine karşı uygulanan bir konsepttir. Kadınların öncülüğünden korkuyorlar. Kürt kadınları her alanda öncü olduğunu gösterdi. Kadınların özgürlük için verdiği direnişi kırmak istiyorlar” şeklinde konuştu.

‘KÜRTLER ÖLÜMDEN BÜYÜKTÜR’

Kadınlara ve halklara yönelik yapılan vahşi saldırılar karşısında dünyanın takındığı sessizliği kınayan Feleknas Uca, daha önce gerçekleştirilen Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’ye yönelik saldırıları görmezden gelen dünyanın bugün de gerçekleştirilen saldırılar karşısında aynı tutumu gösterdiğini kaydetti.

Feleknas Uca, değerlendirmesinde, kendileri açısından direniş yolu dışında bir yol bulunmadığını, Lozan’dan bu yana Kürtlerin statüsüz kalması için uğraşıldığını, bunun için de Kürtlere her türlü saldırıların reva görüldüğünü, bu saldırıların Kürtler açısından ölümden daha beter bir durum olduğunu belirterek, “Bizi ne kadar öldürseler de göç ettirseler de mücadele etmekten ve direnmekten vazgeçmeyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

‘ÇÖZÜMÜN ANAHTARI İMRALIDIR’

Önder Öcalan’a yönelik devam eden tecride dikkat çeken HDP Milletvekili Feleknas Uca, “Öcalan’ın fikir ve felsefesi çözümün adresidir” dedi.

Önder Abdullah Öcalan’ın fikirlerinin hiçbir şekilde tecride alınamayacağını belirten Feleknas Uca, Önder Öcalan’ın her sözü çözüm odaklı oluşuna ise ayrıca dikkat çekti.

CPT raporlarıyla ve Avrupa Konseyi’ne ait belgelerde İmralı zindanında işkence yapıldığının daha önce ortaya konulduğunu da hatırlatan Feleknas Uca, ancak bunu belgeleyenlerin pratikte tutum geliştirmeyişi nedeniyle söylemin, mevcudun önüne geçmek için yetmeyeceğini, belirtti.

Feleknas Uca, İmralı’da sürdürülen tecrit ve gelişen saldırıların kırılmasında kadın öncülüklü mücadeleye büyük rol düştüğüne işaret ederek, “Kadınlar öncülüğünde tecridi kıracak ve İmralı’nın kapılarını açacağız. Öcalan’ın özgürlüğü Ortadoğu’nun özgürlüğüdür. Öcalan, Kürt sorununu bir haftada çözebileceğini söylüyor. Türk devleti bu sese kulak verip İmralı kapılarını açmalıdır. İmralı tecridinin amacı dört parçada Kürtleri imha etmektir. Çözüm için ilk olarak İmralı kapılarının açılması gerekiyor” diye konuştu.

(rr)

ANHA


Diğer Haberler