Foza Yûsif: DAİŞ’i ulus-devlet zihniyeti yarattı

DAİŞ’in ulus-devlet zihniyeti tarafından kurulduğunu belirten Foza Yûsif, egemen sistemin toplumda yarattığı enkazın da bu çetelerin güçlenmesine sebep olduğunu vurguladı.

Rojava Stratejik Araştırmalar Merkezi (NRLS) tarafından organize edilen ve Amûdê ilçesindeki Beylesan Salonu’nda gerçekleştirilen uluslararası DAİŞ forumu, Kongreya Star Koordinasyonu Üyesi Foza Yûsif’ın konuşması ile devam etti.

DAİŞ çetelerinin ortaya çıkış kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Foza, mücadelesini yürüttükleri demokratik projenin DAİŞ başta olmak üzere toplum düşmanı terör örgütlerinin panzehiri olduğunu vurguladı.

Demokratik proje ile ulus-devlet ya da bir iktidar amaçlanmadığını vurgulayan Foza, bu proje ile Suriye krizinin çözülebileceğini söyledi. Foza, “Demokratik Ulus projesi, siyasi sınırlarla belirlenmemiş ve tek dil, din, ırk üzerinden yürümez. Bu proje ortak, özgür ve eşit bir yaşam amaçlar” dedi.

Foza Yûsif, demokratik ulus projesine ilişkin şu aktarımlarda bulundu:

“Özgür yurttaş; Dürüst ve ahlaklı bir toplum için kişiden başlamalıyız. Gerici bir kültür ve fikir ile büyütülmek istenilen kişiyi doğru temelde eğitmeliyiz. Kişinin haklarına saygı duyulan ve tüm hakları garanti altına alınan bir sisteme ihtiyaç vardır. Asimilasyon politikaları nedeniyle toplumda bilgisizlik, toplumsal ve fikirsel hastalıklar baş gösterdi. Bu hastalıklar zamanla her türlü şiddeti barındıran yeni tehlikelerin önünü açtı. Gençlerin DAİŞ’e katılması, asimilasyon politikaları ile topluma enjekte edilmek istenen gerici kültür, ekonomi ve fikirlerin bir sonucudur.

Demokratik siyaset; Suriye’de siyasi ve yönetim sisteminin tek merkezi bulunuyordu. Şam’da kurulan bu merkez ile bölgelerin ekonomik, siyasi ve kültürel farklılıklar hiçbir şekilde göz önünde tutulmuyordu. Bununla birlikte bir halk hareketliliği başladı ancak ulus-devlet buna da çare olmadı. Ancak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, tüm Suriye için bir çözüm modelidir. Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak istiyorsak bu modeli korumalıyız.

Toplumsal yaşam; Toplumumuzda ekonomi, cins ve egemenlik ve spor toplumu zayıflatma araçları olarak kullanılıyor. Zayıf kişi, DAİŞ’in kuruluş zeminini yarattı.

Demokratik ulus ve özgür eşyaşam; Kadın ve erkek sorunu, toplumun esas sorunudur. Toplumda, kadınlar köle olarak görülmekte ve din adı altında yoğun bir baskıya maruz bırakılmaktadır. Bunun sonucunda kadın da özgüvenini kaybetti ve zamanla kendisini erkeğin mülkü olarak görmeye başladı. Bu zihniyetle hareket ederek DAİŞ’e katılan kadınlar, hastalıklı bir toplum yaratmak istedi. Kadın sorununun çözülmesi için  ilk etapta DAİŞ çetelerinin bölgede yarattığı kirli ve gerici zihniyeti yok etmemiz gerekir.

Demokratik ulus ve ekonomik bağımsızlık; Devletin bölgedeki egemenlik yerleri hırsızlık ve talan merkezlerine dönüştü. Devletin tüm olanaklarını kullanan kişiler, kısa sürede milyon dolar sahibi oldu. Halk karnını doyurabilmek için gecesini gündüzüne katarken, egemenler çok zengin oldu. Toplumda da kişiler, bir karış toprak için birbirini öldürebilecek duruma düşürüldü. Birçok genç de hırsızlık, talan ve öldürmek için DAİŞ’e katıldı. Bu anlamda toplumda ekonomik sistemi geliştirme hayati önemdedir. Ekonomik ve ekolojik bir sistem kurulmalıdır.”

Forum katılımcıların değerlendirmeleri ile devam etti.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler