​​​​​​​Gani Alkan: 14 Temmuz ruhu direnişe öncülük ediyor

Amed Zindanı’ndaki büyük ölüm orucu direnişine tanıklık eden Gani Alkan, 14 Temmuz ruhunun Kürt halkının direnişine öncülük ettiğini söyledi.

14 Temmuz direnişi diğer adıyla Amed Zindanı Direnişi, PKK’nin öncü kadroları Hayri Durmuş, Kemal Pir, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz’ın başlattığı büyük ölüm orucu ile tarihe geçti. Bu direniş her daim Kürt halkının yüreğinde oldu. Direniş ve mücadelenin sembolü haline gelen büyük direnişin mirasını devralan halkın çocukları, onların izinden gitmeye devam ediyor.

38 yıl önce Amed Zindanı’ndaki vahşi işkencelere baş kaldıran 5’inci koğuş aylarca direndi. Tarihler 14 Temmuz’u gösterdiğinde inkâr ve imha politikalarına cevap olarak ölüm orucu başlatıldı. Vahşet ve işkenceye karşı atılan bu adım, tarihe altın harflerle not olarak düştü. Büyük direnişin sonunda Hayri Durmuş, Kemal Pir, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz şehadete ulaştı.

‘DİRENİŞ HER YERDE DEVAM EDİYOR’

Büyük direnişe tanıklık eden Amed 78’liler Derneği Başkanı Gani Alkan, direnişin 38’inci yıl dönümünde ANHA’ya konuştu. Amed Zindanı’nda 8 yıl kalan Alkan, 14 Temmuz direniş ruhunun her yerde yaşamaya devam ettiğini vurguladı.

‘AMED ZİNDANI KÜRTLERİN MÜCADELESİNİ YOK ETMEK İÇİN İNŞA EDİLDİ’

Konuşmasının başında 12 Eylül askeri darbesinden bahseden Alkan, “Darbeyle birlikte Kürtlerin tüm kurumları kapatıldı. Ben Kürt’üm diyen herkes cezaevlerine atıldı. Cezaevi Müdürü Esat Oktay Yıldıran, cezaevinin askeri bir okul olduğunu, cezaevine konulanların da öğrenci olduğunu söylüyordu. Amed Zindanı, Kürtlerin toplatıldığı bir kampa dönüşmüştü. Cunta yönetimi özel ekiplerini Amed Zindanı’na gönderiyordu. Amed Zindanı’nındaki amaç Kürt halkının mücadelesini yürütenleri yok etmekti. Bunu, Kenan Evren de itiraf etmişti” dedi.

‘DİRENİŞ, DEVLET POLİTİKALARINI BOŞA ÇIKARDI’

14 Temmuz direnişini, teslimiyet politikalarına karşı tarihi bir uyarı olarak niteleyen Alkan, “Mazlum Doğan’ın eylemi büyük direnişin yolunu açmıştı. Mazlum’un eylemi aydınlığın ışıltısıydı. Bu ışıltı dörtlerin eylemi ile büyük bir aydınlığa dönüştü. İşkencenin boşa çıkarılması için büyük direnişler sergilendi. 35’inci koğuşta büyük bir direniş örneği sergilendi. 14 Temmuz’daki büyük ölüm orucu direnişi devletin tüm politikalarını da boşa çıkardı” şeklinde konuştu. 

‘BU RUH ÇOK DEĞERLİ BİR RUHTUR’

Mazlum Doğan, Kemal Pir, Hayri Durmuş, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz’ın düşmanın teslimiyet politikalarını boşa çıkarmak için tarihi bir fedakarlık örneği gösterdiğini kaydeden Alkan, “Hayri Durmuş, mezar taşına ‘halkına borçludur’ diye yazılmasını istemişti. Bu ruh çok değerli bir ruhtur. Canını feda ettiği halde hâlâ kendini halkına borçlu hissediyor. Amed Zindan direnişi tarihi bir adımdır. Sistemin zindanlarda başarısızlığa uğraması bu ruh sayesindedir” ifadelerini kullandı.

‘AYNI RUH, DİRENİŞE DEVAM EDİYOR’

Türk devletinin 12 Eylül darbesi zihniyetiyle yönetilmeye devam edildiğini sözlerine ekleyen Alkan, “12 Eylül zihniyetinden bu yana hiçbir değişiklik olmadı. Aynı zihniyet halen ülkeyi yönetmeye devam ediyor. İmha ve katliam politikaları halen sürüyor. Esad Oktay’ın söyledikleri bugün hâlâ yaşıyor. O dönemde Kürtçe konuşma yasağı vardı. Bugün de Ay’da dahi Kürt olsa oraya bir saldırma gereği duyuluyor. Kürtlere yönelik katliam, tutuklama, işkence, göç ettirme politikaları halen uygulanıyor. Kürt sorununun çözümü için hâlâ aynı metotlar uygulanmaya devam ediyor. Kemal Pir gibi bir enternasyonal, Ortadoğu sorunlarının çözümünün Kürt sorununun çözümüne bağlı olduğunu söylüyordu. Ortadoğu halkları bu inanç ve ruhu iyi bilmelidir. Kürt halkının iradesinin kırılması için her türlü işkence yapıldı. Her türlü suç işlendi. 40 yıl geçmesine rağmen bu politikalar sonuç vermedi. Demokratik bir toplum yaratılmadan bu sorunların çözülmesi mümkün değildir” diye belirtti.

(rr/cj)

ANHA


Diğer Haberler