Gazeteci Köylüoğlu: DAİŞ’e karşı siyasi ve ideolojik mücadele şart

Hol kampında DAİŞ çetelerine karşı gerçekleştirilen operasyonun önemine dikkat çeken Gazeteci Aziz Köylüoğlu, güvenlik operasyonlarının tek başına yetmeyeceğini, ilgili ülkelerin mutlaka siyasi sorumluluk alması gerektiğini söyledi.

Dünyanın en tehlikeli kamplarından biri olan Kuzey Suriye’deki Hol Kampı’nda DAİŞ çetelerinin hücre yapılanmalarına yönelik Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri öncülüğünde Anti Terör Güçleri, QSD ve YPG-YPJ'nin de aralarında bulunduğu 5 bin kişinin katılımı ile “İnsani ve Güvenlik” operasyonu gerçekleştirildi.

Kuzey ve Doğu Suriye’nin Hesekê kentine 45 km mesafede bulunan Hol kampında resmi verilere göre 60 binin üzerinde göçmen ve DAİŞ çete ailesi üyeleri kalıyor.

Kampta resmi olarak göçmenler ve DAİŞ çetelerinin aileleri kalıyor olsa da geride kalan sürede onlarca çete bir şekilde kampa geçerek, “savaş mahkemeleri” kurdu, yargılamalar ve infazlar gerçekleştirdi. Şu ana kadar 100’den fazla kişi bu kampta sadece DAİŞ’in selefi ideolojisini kabul etmediği için katledilerek kazılan çukurlara koyuldu, çocuklar bu kanlı ideolojinin birer neferi olarak yetiştirilmeye çalışıldı. Kadınlar ise, kurdukları “El Hisbe” şebeke ile kendilerine biat etmeyenleri cezalandırdı.

DAİŞ’in bölge ve dünya açısından yarattığı tehlikeyi ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetiminin DAİŞ’e karşı verdiği mücadeleyi Gazeteci Aziz Köylüoğlu ANHA’ya değerlendirdi.

“DAİŞ çetelerine karşı Hol kampında gerçekleştirilen operasyon aslında geç kalınmış bir operasyondur” diyen Gazeteci Aziz Köylüoğlu: DAİŞ fikrinden uzaklaşanlar, bu fikirleri benimsemek istemeyenlerin bu kampta infaz edildiğine dikkat çekerek, “Hol kampında DAİŞ çeteleri son süreçte harekete geçerek birçok infaz gerçekleştirdi. Bu durumun üç nedeni var. Hol kampı sadece Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetiminin kontrolü altında olan bir yer değil. Burada uluslararası güçler de bulunuyor. Özellikle DAİŞ’e karşı kurulan uluslararası koalisyon da Hol kampında varlığını sürdürüyor” dedi.

‘DAİŞ SADECE ÖZERK YÖNETİMİN SORUNU DEĞİL’

DAİŞ’e yönelik Hol kampında yürütülen operasyonun yerinde ve sonuç alıcı olduğunu, DAİŞ çetelerinin kampta kendi mahkemelerini kurarak insanları cezalandırdığını söyleyen Köylüoğlu’nun operasyona ilişkin değerlendirmesi şöyle, “Yapılan “İnsani ve Güvenlik” operasyonu doğru bir operasyondu. Çünkü, Uluslararası güçler DAİŞ’İn sorumluluğunu Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin üzerine atmış durumda. DAİŞ sadece Özerk Yönetim’in ya da sadece bu bölgenin sorunu değildir. DAİŞ çetelerinin bölgede yeniden dinamik hale gelmesine karşı tüm dünyanın harekete geçmesi gerekiyor. Dikkat ederseniz Hol kampına yönelik gerçekleştirilen operasyonda DAİŞ çetelerine karşı uluslararası koalisyon önemli bir rol üstlenmedi. Halbuki bu operasyonda Özerk Yönetim’e bağlı İç Güvenlik Güçleri, Özel Birlikler, YAT ve QSD güçleri kadar DAİŞ’e karşı uluslararası koalisyonda rol olmalıydı. DAİŞ çetelerine karşı gerçekleştirilen bu operasyon ortak bir operasyon olarak yapılmalıydı.”

Gazeteci Aziz Köylüoğlu, herkesin DAİŞ sorununu Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim’e bıraktığını, bunun son derece hatalı ve tehlikeli olduğu uyarısı yaparak, “Aslında bu korkunç ve hatalı bir siyaset formülüdür. Bu siyasetle DAİŞ çetelerinin varlığını artırmak ve DAİŞ’i güçlendirerek kısalan ömrünü uzatmak istiyorlar. En azından obejektif olarak bu sonuç çıkar. Dünya’da DAİŞ’e karşı sözde mücadele eden ülkeler bu konuda ciddi ve somut duruşlarını ortaya koymalılar. Bu konuda ortaya koydukları duruş şu ana kadar oldukça yetersiz” dedi.

‘BAZI GÜÇLER DAİŞ’İN ÖMRÜNÜ UZATMAK İSTİYOR’

Köylüoğlu, Ortadoğu’da yaşanan krizi derinleştirmek isteyenlerin aynı zamanda DAİŞ’in ömrünü uzatmak istedikleri tespiti yaparak, bu konuda Türk devletinin yürüttüğü siyasete işaret etti.

Köylüoğlu’nun yorumu şöyle, :Türk devleti bir yandan DAİŞ’e karşı olduğunu söylese de işin gerçeğinde ortağıdır. İşgal ettiği Efrîn, Gire Spî, Cerablus, Bab, Serekaniye ve Azez’deki siyasetiyle DAİŞ çeteleriyle ortak olduğunu göstermiştir. Bu bölgelerde DAİŞ güçlendiriliyor. Türk devleti bu kapsamda DAİŞ’in ömrünü uzatmak istiyor. Yine Katar’ın bu durumda rolü oldukça büyük. Katar her ne kadar Suudi Arabistan, Mısır ve diğer başka ülkeler ile işbirliği yaparak DAİŞ gibi radikal İslamcı çetelerden uzak durduğunu göstermeye çalışsa da gerçek böyle değildir. Katar halen DAİŞ ve radikal İslamcı kuvvetlerin ekonomik finansörlüğünü yapıyor.

ZİNDANLAR DAİŞ ÇETELERİYLE DOLU

Kuzey ve Doğu Suriye’de DAİŞ çeteleri için oluşturulan hapishanelerde binlerce çetenin olduğunu ve bunun ciddi bir tehlike olduğuna dikkat çeken Aziz Köylüoğlu; “Şimdi soru şu, DAİŞ çetelerini yok etmek isteyenler ne yapmalı? Özerk Yönetim hapishanelerinde binlerce DAİŞ çetesi var. Bildiğim kadarıyla Hol Kampı’nda 57 ülke vatandaşı var, yine hapishanelerde binlerce DAİŞ çete üyesi tutuluyor. DAİŞ çeteleri bu 57 ülkede radikal faaliyetlerini ve katliamlarını sürdürmek istiyor. Uluslararası güçler Özerk Yönetim’i resmi olarak tanımadıkları gibi, ciddi bir ekonomik yardımda vermiyorlar. Peki ne olacak bu çetelerin durumu” diye sordu.

‘HAPİSHANELERDE TUTULAN DAİŞ ÇETELERİ TEHDİT OLUŞTURMAYA DEVAM EDECEK’

Başka ülke vatandaşı olan DAİŞ çetelerinin Kuzey ve Doğu Suriye mahkemelerince yargılanamadığını söyleyen Köylüoğlu: “Onlarca ülkenin vatandaşı olan bu çeteler Suriye ve Irak’ta suçlar işlediler. Bu suçları işleyenler Kuzey ve Doğu Suriye’de yargılanamıyorlar. Suriye vatandaşı olan DAİŞ çeteleri Suriye anayasasına göre yargılanıyorlar. Özellikle yabancı uyruklu DAİŞ çeteleri şu ana kadar mahkeme karşısına çıkartılmadılar. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin elinde bu çeteleri yargılayacak resmi bir kanun ve belge bulunmuyor. Özerk Yönetim böyle bir yükün sorumluluğunu kaldıramaz. Bunu yapabilir dersek bu Özerk Yönetim açısından oldukça zor ve zahmetli bir durum ortaya çıkarır. DAİŞ’in varlığı sadece, Kuzey ve Doğu Suriye, Irak veya Suriye için de tehdit değil, DAİŞ’in varlığı dünya açısından sorundur. Bu konuda dünya DAİŞ’e karşı çözüm geliştirmek zorundadır. Dünya DAİŞ’e karşı bir çözüm geliştiremezse hapishanelerde tutulan DAİŞ çeteleri yarın öbür gün yeniden tümü için tehdit durumuna geleceklerdir” dedi.

Özerk Yönetim’in aldığı tedbirlerle sonsuza kadar DAİŞ çetelerinin hapishanelerde tutulamayacağını, uluslararası bir mahkemenin zorunlu olduğunu söyleyen Köylüoğlu, “Bu bölgede bu çetelerin yargılanmaları için uluslararası bir mahkeme kurulmak zorunda. Her ülke yapılacak uluslararası yargılama sonrası vatandaşlarını kendi ülkelerine götürüp orada cezalarını çekmelerini sağlamalı. Çözüm de ancak böyle olur” dedi.

‘DAİŞ’E KARŞI İDEOLOJİK MÜCADELE DE VERİLMELİ’

DAİŞ’in ideolojik bir yapılanmasının da olduğunu vurgulayan Köylüoğlu, DAİŞ çetelerinin kendilerini radikal İslam zihniyeti ile donattıklarını ve bunun da bölgede kimi güçler tarafından desteklendiğini söyleyerek şunları işaret etti: “DAİŞ şu anda da fikirlerini yaymak adına kimi güçlerden yardım alıyor. DAİŞ’e karşı sadece askeri mücadele vermek yetersiz kalır. DAİŞ’e karşı asıl mücadele düşünsel temelde olmalı. Aksi taktirde tasfiye edilemez. Böyle olmadığını düşünenler kesinlikle yanılıyorlar. Bugün DAİŞ zihniyeti ile bu bölgede mücadele edenler, özellikle de DAİŞ’e karşı kurulan koalisyonun sadece askeri olarak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimine destek vermesi yetersizdir. Siyasi açıdan da destek vererek bölge statüsünün uluslararası kanunlar çerçevesinde tanınması sağlanmalıdır. Bu kapsamda girişimleri olmalıdır.”

ANHA


Diğer Haberler