Gerilla Aileleri: PKK’nin çıkışı Kürdistanlıların dirilişidir

PKK’nin mücadelesinin onurlu bir mücadele olduğunu belirten gerilla aileleri, “PKK’den önce Kürtler baskıcı rejimler tarafından sindirilmişti ve kimliklerinden uzaklaştırılmışlardı. PKK’nin çıkışı Kürtler için yeniden diriliş oldu” dedi.

Kürdistan'daki her evde bir mücadele ve direniş hikayesi var. Çoğu aile çocuklarını Kürdistan toprakları için feda ederken, çoğu ise özgürlük hareketi ile mücadele ve direnişte ısrar ediyor.

Gerilla saflarında yer alan Rojbin Lawend Qamişlo’nun (Zilan Sebri) babası Mehmud Sebri de Kürdistan özgürlüğü için mücadele edenler arasında.

Rojava’nın Qamişlo kentinden olan Mehmud Sebri, PKK’nin 42’nci kuruluşunu şehitlere, özgür dağlarda direnen gerillalara, Önder Abdullah Öcalan’a ve tüm Kürdistan halkına adadı.

 ‘PKK YOKLUKTAN VAR ETTİ’

PKK ile 33 yıl önce 15 Ağustos’ta  Lübnan’da Mahsum Korkmaz Akademisi’nde tanıştığını belirten Mehmud Sebri, “Orada Önder Abdullah Öcalan’ın fikirlerine, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin amaçlarına ve mücadelesine ilişkin eğitim gördük. PKK’den önce Kürtler baskıcı rejimler tarafından sindirilmişti ve kimliklerinden uzaklaştırılmışlardı. Ancak insani, ahlaki, felsefesi, örgütlülüğü ve iradesiyle tanınan PKK’nin çıkışı Kürtler için yeniden diriliş oldu. Bundan dolayı özgürlük hareketine katıldık. Kızım arkadaşım Lewend’ten etkilendi ve PKK’ye katıldı. Lewend bütün mücadele alanlarında tek ayağı ile mücadele ediyordu” ifadelerini kullandı.

 ‘PKK HALKTIR, HALK PKK’DİR’

2020’de kızı Zilan’ı kendi elleriyle teslim ettiğini belirten Sabri, “Çünkü Kürdistan toprakları ve halkı, insanların canlarını feda etmesine değiyor. Ben pişman değilim. PKK’nin mücadelesi, şerefi, hakikati koruma mücadelesidir. Kızımla gurur duyuyorum. Onunla diğer gerillalar arasında fark yoktur. Kızım bir söz verdi ve sözünü yerine getirecek” dedi.

Yaşamının son anına kadar Önder Abdullah Öcalan’ın felsefesinin takipçisi olacağını ve direneceğini kaydeden Sebri, “PKK halktır, halk PKK’dir” diye konuştu.

PKK’yle tanışma hikayesini anlatan Behiya Sebri (40) ise, “Özgürlük hareketini 1992’de, kardeşim Berzan Sebri (Rûbar Cizirê) mektup gönderdiğinde tanıdım. Kardeşim gerilla saflarına katıldığında 20 yaşındaydı. Biz de ona mektup gönderdik. Bu şekilde devam etti bir süre.  2003’te şehadet haberini aldık” ifadelerini kullandı.

Kardeşinin şehadetinden sonra partiye daha da bağlı olduğunu ifade eden Behiya Sebri, “Çünkü gerilla yaşamını yakından tanımıştık. Önderliğin fikir ve felsefesini tanıdıktan sonra kızlarım Zilan ve Rêvan gerilla saflarına katıldı. Zilan Hesen (Can Welat) 2011’de katılım yaptı. Şengal saldırısında 26 Ocak 2016’da şehit düştü. Zilan’ın şehadeti ardından kızım Rêvan da gerilla saflarına katıldı ve hala mücadele etmeye devam ediyor” dedi.

 ‘PKK ÖZGÜRLÜK İSTEYEN HALKIN PARTİSİDİR’

2013 yılında HPG saflarına katılan Hêvîdar Tirbespiyê’nin annesi Xerma Elî de PKK’nin Türk devleti ve Kürdistan’ı dört parçaya bölen rejimlere karşı kurulduğunu söyledi.

Kızının Önderliğin fikirlerine inandığını bu nedenle  tereddüt etmeden gerillaya katıldığını belirten  Xerma Eli, “Kızımın gerilla saflarına katılmasından gurur duyuyorum. Çünkü PKK özgürlük isteyen halkın partisidir ve sonsuza kadar destek vereceğiz” dedi.

2017 yılında gerillaya katılan Vînda’nın annesi Sîham Yusif, “PKK dört parça Kürdistan’da Kürt düşmanlarına karşı mücadele ederek tarih yazdı. PKK’nin ve Önder Abdullah Öcalan’ın fikirleri Kürt halkı ve tüm Ortadoğu halkları arasında yayıldı” şeklinde konuştu.

ANHA


Diğer Haberler