​​​​​​​Girê Spî’de işgalin 3 aylık bilançosu: DAİŞ kılık değiştirdi

Daha önce DAİŞ çetelerinin işgali altında vahşeti yaşayan Girê Spî halkı, Türk devleti ve çetelerin kenti işgal ettiği son 3 ay içerisinde; kaçırma, talan, öldürme, tecavüz gibi insanlık dışı uygulamalarına maruz kaldı. Kent halkı, DAİŞ vahşetini kılık değiştirmiş halde tekrardan yaşıyor.

Türk devleti ve “Suriye Milli Ordusu” adı altında bir araya getirdiği DAİŞ/El-Nusra çeteleri, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik 9 Ekim 2019 tarihinde başlattığı işgal saldırıları ile sivil katliamları gerçekleştirdi. İşgal saldırıları ile en az 300 bin sivil zorunlu göçe maruz bırakıldı.

DAİŞ çetelerinin işgali döneminde vahşeti yaşayan Girê Spî ve Silûk beldesi sakinleri, Türk devletinin işgali ile birlikte aynı zulüm ve karanlığı yeniden yaşamaya başladı. Girê Spî’de ‘Güvenli bölge’ bahaneleriyle yapılan insanlık dışı uygulamalar her geçen gün artarak devam ediyor.

ZORLA GÖÇ ETTİRME VE DEMOGRAFİK DEĞİŞİM

İşgalci Türk devleti işgal ettiği bölgelerin demografik yapısını değiştirebilmek için binlerce sivili yerinden zorla göç ettirdi. Göç ettirdiği sivillerin yerine çeteleri ve ailelerini yerleştiren Türk devleti, bu şekilde demografik yapıyı değiştiriyor. Çeteleri Girê Spî’ye yerleştiren Türk devleti, Girê Spî’nin asıl sahiplerini yerleştirdiğini iddia etmekten de geri durmuyor. Ezaz, Cerablus, Bab, İdlib’den getirdiği çeteleri zorla göç ettirdiği sivillerin evlerine yerleştiriyor.

ANHA’nın ulaştığı yerel kaynaklara göre Türk devleti Ezaz’dan getirdiği 180 çete ailesini Girê Spî’nin Leyl ve Çawîş mahallelerine yerleştirdi. Çetelerin çoğunluğu Kürt ailelerin evlerine yerleştirildiği biliniyor. Diğer yandan DAİŞ ile ilişkisi bulunan ve QSD’nin Kuzey ve Doğu Suriye’yi özgürleştirme hamleleri sırasında Türkiye’ye kaçan 500’e yakın çete, Türk devleti eliyle Girê Spî’ye getirildi.

Türk devletinin Eyn Îsa kampına yönelik bombardımanı sonrası kamptan kaçan DAİŞ’li kadınlar da Eyn Erûs kasabası ile Leyl, Ermen ve Cisir mahallelerine yerleştirilmiş durumda.

KENTİN TÜRKLEŞTİRİLMESİ

İşgalci Türk devleti işgal ettiği şehirlerde ilk olarak kentin ana dinamikleri ve tarihi yapılarına yöneliyor. Kentte bulunan tüm okullarda Türkçeyi  zorunlu kılan Türk devleti, anadilde eğitimi ise yasakladı.

Kent merkezinde bulunan Elem Kavşağı’nın ismi değiştirilerek ‘Ela El Sewas’ isimli çetenin adı verildi. Yine Belediye Kavşağı’nın da adı ‘Tîba’ olarak değiştirildi. Mişrifa köyünde bulunan okulun adını ‘Barış Pınarı’ olarak değiştirildi ve okuldaki öğrencilere Türkçe ders materyalleri dağıtıldı. Bunların yanı sıra kentin birçok noktasına Türk bayrağı dikildi. Ayrıca hastane ve diğer hizmet kurumlarının isimleri de Türkçeleştirildi.

İşgalcilerin yaptıkları bunlarla sınırlı değil. İşgal ettiği yerlerde sivillere Türk kimliği dağıtan işgalciler, Suriye kimliğiyle gezen sivilleri tutukluyor.

HALK EKMEK BULAMIYOR

İşgalci Türk devleti kent sakinlerine karşı aç bırakma siyaseti güdüyor. Silûkê beldesinde halkın ekonomik durumu her geçen gün kötüye giderken birkaç defa da bununla ilgili protesto eylemi gerçekleşti. İşgal edilen yerlerde yaşam koşulları çok zorlaşmış durumda. Elektriğin olmayışı, yakıt sorunlarının baş göstermesinin yanı sıra halk, ekmek ve içme suyu gibi temel yaşam malzemelerine ulaşmakta zorluk çekiyor. Depolarında buğday ve arpa bulunan köylülerin malları da çeteler tarafından talan edildi.

İşgalciler, Silûkê’nin güneyinde bulunan Dihêz depolarında bulunan yaklaşık 50 bin ton arpa ve buğdaya el koydu. Xefet Salim (Qizelî) bölgesine yönelik bombalı saldırılar nedeniyle bölgede bulunan depolar kullanılamaz hale geldi. Siviller ekmeğe dahi ulaşmakta zorlanıyor. Kent sakinleri bir ekmek alabilmek için fırınların önünde saatlerce sıraya giriyor. Bu politika bölgeyi boşaltmayı amaçlayan Türk devleti tarafından bilinçli olarak izleniyor.

KAÇIRMA VE ÖLDÜRME

İşgalci Türk ordusunun işgal ettiği yerlerde kaçırma ve öldürme olayları eksik olmuyor. Çeteler, çoğu kez kaçırdıkları sivili serbest bırakmak için ailelerinden fidye istiyor.

Türk devleti çeteleri Eyn Îsa kampı eski yöneticisi Celal Eyaf’ın çocukları Hesen Eyaf (16) ve Ebdulrehman Eyaf’ı (18) kaçırdı. Çeteler çocukları serbest bırakmak için 22 milyon Suriye Lirası fidye istedi. Her iki çocuğun da akıbeti halen bilinmiyor.

Arap Bû Esaf aşiretinden 10 sivil kaçırılarak serbest bırakılmaları karşılığında 12 milyon Suriye Lirası ve 2 kamyon fidye istendi. Çoğunluğunun Türkmen olduğu Dadat köyünde de onlarca genç kaçırıldı.

4 Aralık 2019’da Sukeriyê köyünde ilaç dağıtan bir sivil kaçırıldı.

Silûkê’nin 30 km kuzeyinde bulunan Zeydî köyünde çeteler 5 evi basarak 20 kişiyi kaçırdı. Kaçırılanların çoğu çocuktu. Köydeki diğer Arap aileler de göçe zorlandı. Eyn Erûs kasabasında da bazı evleri basan çeteler, gençleri kaçırdı. Kaçırılan genç sayısı tam öğrenilemedi.

Türk devleti çeteleri bütün dünyanın gözü önünde işgal ettiği yerlerde karışıklıklar çıkarmaya da devam ediyor. Çeteler kentte bakkal dükkanı bulunan Hisên Zemil isimli esnafa saldırdı. Saldırının nedeninin esnafın çetelere borç olarak verdiği 60 bin Suriye Lirası olduğu öğrenildi. Çetelerden borcunu isteyen Hisên, herkesin gözü önünde hakarete ve şiddete maruz kaldı.

Kendilerine Cebha Şamiyê ismini veren çete grubu “Temahî” ve “Xelîl Şewax” isimli telefoncu dükkanlarını basarak sahiplerini kaçırdı ve dükkanları talan etti.

Sivillere katletmeye devam eden çeteler Erîda köyünde Mehmûd Zahir (60) ve Berho Elo (65) isimli sivilleri katletti. Sivillerin katledilme nedenleri ise öğrenilemedi.

Taksi şoförü Emar Hecî de arabasına binen çeteler tarafından kaçırılarak vahşi bir şekilde katledildi.

ÇOCUKLARA İŞKENCE VE CEZAEVİ

Çeteler Celkê köyünde yaşayan Mihemed Bozan Seyid isimli sivili kaçırarak işkence etti. Günlerce çetelerin elinde işkenceye maruz kalan Mihemed’in ardından çeteler köyde yaşları 13-15 arasında değişen 4 çocuğu daha kaçırdı. Çeteler tarafından kuşatılan köydeki aileler zor da olsa Eyn Îsa’daki İç Güvenlik Güçleri’ne ulaşabildi. Çocuklardan henüz bir haber alınabilmiş değil.

Yerel kaynaklar Girê Spî’nin köylerinde çok sayıda cezaevi bulunduğunu ve bu cezaevlerinde çocuklara ve gençlere işkence yapıldığını aktardı.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET

İşgal ile birlikte bölgeye dönen DAİŞ çeteleri kadına yönelik şiddeti de arttırdı. Kadınlara yeniden kara çarşaf giyme zorunluluğu getirildi.

Çeteler, Cisir mahallesinde bir kadını taciz etti. Buna tepki gösteren mahalle sakinleri çetelere ait bir üssün önünde eylem yaptı. Eylemin ardından üs ateşe verildi. Hiwêcayê köyünde 3 kadın kaçırıldı. Kadınların akıbeti halen bilinmiyor. Eyn Erûs kasabasında oturan Yara Ehmed isimli kadın bölgede yaşanan bir patlamayla ilgili suçlanarak kaçırıldı ve işkence edildi.

Konuyla ilgili konuşan Girê Spî göçmenleri kampı yöneticisi Fadiya Şerîf Xelîl, işgal edilen bölgelerde yaşamın çok zorlaştığını ifade etti. İşgal edilen yerlerde yaşayan kadınların şiddetle yüz yüze kaldığını belirten Fadiya, hiçbir insani kuruluşun şiddete maruz kalan kadınlara el uzatmadığını dile getirdi.

EVLERİN TALANI

Kormazatê köyünde çeteler sivillere ait bazı evleri yıktı. Hiwêca köyünde Fadil Şiblî’nin evi de evinde Suriye rejimine ait silah bulundurduğu gerekçesiyle yıkıldı.

 ‘İŞGALCİLER DIŞARI’ HALKIN BAŞKALDIRMA SLOGANI OLDU

Girê Spî’de yaşayan halklar özellikle de Arap aşiretler, Türk devletinin vahşi saldırıları nedeniyle bölgeden göç etti. Begara aşiretine mensup bazı kişilerin çeteler tarafından katledilmesinin ardından özellikle Arap aşiretler göç etmeye başladı. Kentin çoğu duvarına ‘Erdoğan’a ölüm’ ve ‘işgalciler dışarı’ yazılamaları yapıldı.

Silûk, Eyn Erûs, Elî Baciliyê ve Girê Spî merkezinde işgalcilere karşı çok sayıda protesto gerçekleşti. Halklar, işgalcilerin çıkmasını istedi.

Girê Spî’den göç eden Fewaz Ali, “Arap aşiretler Türk devletinin işgalini reddediyor. Hiç kimsenin Türk devletinin işlediği suçlara sessiz kalmaması gerekir. İsyan ve halkların iradesiyle işgalcilik yenilecektir. Girê Spî’de bulunan aşiretler Türk devletine karşı protestolarını sürdürmelidir” dedi.

ÇETELER LİBYA’YA GÖNDERİLİYOR

Libya topraklarını da işgal etmeyi planlayan Türk devleti Suriye’de kullandığı çetelerin bir kısmını Libya’ya gönderdi. Yerel kaynakların aktardığına göre Türk devleti Girê Spî’de tuttuğu yaklaşık bin paralı çeteyi Libya’ya gönderdi.

Edinilen bilgilere göre Cebha Şamiya, Cebha Şerqiya, Sultan Murad ve Feyleq El Mecid çeteleri aylık 2 bin dolar karşılığında Libya’ya gönderildi.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler