Göç yaşamında umudu büyüten Serêkaniyêli bir yazar

Türk devleti tarafından işgal edilen Serêkaniyê’den göç etmek zorunda kalan yazar Anahîta Sîno göç ettirilen binlerce insandan biri olarak topraklarına kavuşacağının hayalini kurarak, arkasında bırakmak zorunda kaldığı, yayımlamaya hazır Rojava Devrimi’nin konu alan 2 kitabını bulacağını umut ediyor.

Doğduğun büyüdüğün, her yerinde anılarını biriktirdiğin topraklarından sürüldüğünde arkanda bıraktıklarına üzülürsün ve bir gün döneceğinin kavuşacaklarının hayalini kurar umutlarını büyütürsün.

Tam da bu anlamda Türk devleti tarafından işgal edilen bölgelerden göçertilen binlerce insan, döneceği günün hayalini kuruyor ve topraklarına kavuşmanın umudunu büyütüyor. Serekaniyêli yazar Anahîta Sîno da yerlerinden edilen binlerce insandan biri olarak geride bıraktığı ve yayımlayamadığı Rojava Devrimi’ni konu alan 2 kitabına kavuşacağının umudunu taşıyor.

‘BİR GÜN TOPRAKLARIMIN İŞGAL EDİLECEĞİNİ DÜŞÜNEMEZDİM’

Anahîta, 1988 yılından beri Kürtçe ve Arapça dillerinde kitaplar yazıyor. “Hestên ji tamarên Xabûr” isimli ilk şiir kitabı 2000 yılında yayınlıdı. Kürtçeyi sonradan öğrenen ve Kürtçe kitaplar da yazmaya başlayan Anahîta, Kürtçenin yasak olmasından kaynaklı kitaplarını gizlice okurlarıyla paylaştı. 2018 yılında ise iki hikaye ve şiir kitabı daha yayınladı.

Kendini yazarlığa adayan ve bu anlamda büyük emek veren Anahîta, Türk devletinin 9 Ekim’de Serêkaniyê’yi işgal etmesinden sonra göç etmek zorunda kaldı. Sürgünlük ve zorla topraklarından koparılmasından derin etkilenen Anahîta uzun bir süredir yazamıyor.

Anahîta aralarında “Ji ber ku ji te hez dikim min nivîsand” ve “Teriya Kûçik” kitaplarının da bulunduğu 3 kitapla 4. Şehît Herekol Kitap Fuarı’na katıldı.

Doğup büyüdüğü Serêkaniyê’nin işgal edilmesinin kendisini derinden etkilediğini dile getiren Anahîta, duygularını şu şekilde ifade ediyor: “Bir gün kentimin işgal edileceğini hiç düşünemezdim.  Zor şartlardan geçtik. Arkamda yayınlanmaya hazır Rojava Devrimi’ni anlatan iki kitap bıraktım. Türk devletinin vahşi saldırılarından dolayı kitaplarımı alamadım. Saldırılardan çocuklarımı korumaktan başka bir şey düşünemiyordum. Sadece çocuklarımı canını düşünüyordum. Bu yüzden de kitaplarımı alamadım yanıma.”

‘ASLA UMUTSUZ VE İRADESİZ OLMAYACAĞIM’

“Bir gün topraklarıma döneceğimin umudunu taşıyorum” diyen Anahîta, ne kadar umutlu da olsa döndüğünde arkasında bıraktığı kitaplarını bulamayacağını söylüyor. Anahîta, asla umutsuz ve iradesiz olmayacağının altını çizerek, yaşadıkları bu zorlu günlerin topraklarına döndükten sonra birer anıya dönüşmesini istiyor.

Kuzey ve Doğu Suriye Devrimi’nin kadın üzerindeki etkisi ve yazar olarak fuara katılmasına ilişkin ise Anahîta şu değerlendirmelerde buluyor: “Devrimden önce gelenek ve göreneklerle kadının özgürlüğü ve fikirleri zincir altındaydı. Duygularını ve düşünlerini kolayca dile getiremiyordu. Ancak şu an kadının yaşamın her alanında bulunması dikkat çekici. Kadınlar yetenekleriyle farklı edebiyat alanlarında bulanabiliyor.”

Anahîta, kadınlara zamanlarını iyi değerlendirmeleri ve yeteneklerini ortaya çıkarmaları noktasında çağrıda bulunarak, “Kürt edebiyatı, kadının anadilini koruması sayesinde bu günlere geldi” diyor.

(şo/cj)

ANHA


Diğer Haberler