Halk savaşı ve soykırıma karşı özsavunmanın önemi-1

Soykırıma karşı meşru halk savaşı ve düşman tekniğine karşı zaferler

Soykırımdan korunmak ve meşru haklarını savunmak için halkların geliştirdiği savunma, meşru savunma ve halk savaşı tecrübesi günümüze kadar ulaştı. İşgalci ve diktatörlerin gelişmiş savaş tekniğine karşı, halkların örgütlülüğü temelinde gelişen mücadele meşru savunma temelli olurken, Rojava ile Kuzey ve Doğu Suriye’de de geliştirilen özgürlük mücadelesi bunun en açık ve çağdaş örneği olarak tarihe damgasını vurdu.

İki bölümden oluşan dosyamızda halkların iktidarcı, işgalci ve sömürgeci güçlere karşı hak ve değerlerini korumak için ortaya koydukları meşru savunma tecrübelerini ele alacağız.

Halk savaşı; Anlam ve temelleri

“Uzun süreli halk savaşı” olarak da bilinen bu savaş türü, devrimci metotlarla halk desteğine dayalı geliştirilen bir askeri savaş stratejisidir. Çin’in komünist Lideri Mao Zedung da bu mücadele metodunu destekleyen güncel tarihin liderlerinden biri olarak tanınır.

Bu savaş türünün en önemli ayaklarını, halkın askeri güçlere desteği ve askeri güçlerin toplumsal kesimler arasında yayılması oluşturur. Taktiksel açıdan küçük gruplar halinde hareketli bir savaş yürütme esastır. Bu yöntem, ilk olarak Hindistan, Nepal ve Filipinler’de tarafından kullanıldı.

Meşru savunmanın temelleri

Meşru savunma, savunma kanunlarına göre ele alındığında cephe, kişi, grup, topluluk ya da herhangi yapıya dönük geliştirilen haksız saldırılara karşı geliştirilen kendini korumayı esas alan savunma şeklidir. Bu savunma; kabile, toplum ya da bir ulusa karşı geliştirilen saldırıya karşı da geliştirilebilir bir savunma şeklidir.

Meşru savunma ya da öz savunma, kendisini korumak isteyen her toplum ya da kişinin yerine getirmesi gereken kutsal bir görevdir. Meşru savunma, her kişi ya da kültür, kimlik, dil, toprak, tarih ve renk sahibi toplumların bu değerlerin meşru şekilde savunulması için sergilemesi gereken temel bir sorumluluk olmaktadır. Bu değerlerin savunulmaması halinde yaşam ve kimlik yok olmaya doğru gidecektir. Çünkü toplumlar tarih boyunca katliam, talan, soykırım ve asimilasyon amaçlayan sömürgeciler tarafından geliştirilen saldırılara maruz kalmışlardır.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, “Bir halkı savunmak” adlı kitabında meşru savunmayı şöyle tanımlar:

“Devletin bünyesindeki savaşçı-iktidar gücü çıplak hale geldikçe, toplumun meşru savunma durumu doğmaktadır. Hukuk devletinin en genel eşitlik kuralları uygulanmadıkça, insan hakları ve demokratik ifade tarzlarına ambargo koydukça, zorunlu olarak hakları savunma güçleri oluşmakta, bu da ortamı karşılıklı şiddet sarmalına sokmaktadır. Krizden çıkış yerine daha da şiddetlenmesine katkıda bulunmaktadır. Devlet milliyetçiliği aşırı tırmandırıldığında etnik milliyetçilik geliştirilmektedir. Şiddetin bir kanalı da bu olmaktadır.”

Halkların meşru savunma tecrübeleri

Çin’de 1939 yılında Japonya emperyalizmine karşı sergilenen halk savaşı ile dünya genelinde Nazi faşizmine karşı geliştirilen savunma durumu en meşru halk savaşları arasında yer alır.

ikinci dünya savaşında savaş merkezine dönüşen Çin’deki savaş, Japonya’nın farklı bahaneler ile Çin’in kuzeyine saldırması ile başladı. 6 yıl süren sıcak savaşta 85 milyon insanın ölümü pahasına da olsa sonuçta Çin halkı zafere ulaştı.

Yine Vietnam halkının Fransa ve ABD güçlerine karşı 1955-1975 yılları arasında sergilediği halk savaşı da tarihte yerini alan en önemli savaşlar arasındadır. Köylü çiftçiler öncülüğünde başlayan direniş, sonuçta kuzey ve güney Vietnam’ın birliğini sağladı.

Filistin halkının 1987 yılında sergilediği direniş de tarihteki önemli halk savaşı örneklerinden biridir. Filistin halkının başkaldırısı, İsrail güçlerinin üstün tekniğine karşı taşlarla gerçekleştirildi. Bu halk direnişi, 1993 yılında silahlı  mücadeleye dönüştü.

Kürdistan’da da halk direnişlerine örnek olarak öne çıkan direnişlerden biri de Güney Kürdistan’ın Ranya halkının 1991 yılında Baas diktatörlüğüne sergilediği ve kısa sürede 14 kente yayılan direniştir. Halk, rejimin bölgedeki askeri, güvenlik kurumlarını ablukaya aldı, direnişe geçti ve bölgeyi özgürleştirdi. Bu güçlü direniş, Güney Kürdistan halkının işgale karşı direnişini tüm dünyaya duyurdu.

Yine Nepal, Filipin ve Peru gibi ülkelerde halkın iktidara karşı sergilediği direnişler de tarihteki önemli halk mücadelesi örneklerindendir.

Yarın: Soykırıma karşı halk savaşının önemi.. Özsavunma ekmek ve su kadar hayatidir

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler