​​​​​​​Halklar mozaiği Minbic 4 yıl önce bugün özgürleşti

Minbic’in kurtuluşu, Türk devletinin Suriye’yi işgal planlarını sekteye uğrattı. Kentteki tüm halklardan savaşçılar DAİŞ zulmüne karşı Minbic’in özgürleştirilmesi hamlesine katılarak kirli planları boşa çıkardı, demokratik sistemini inşa etti.

15 Ağustos 2016’da Minbic’in DAİŞ çetelerinden kurtuluşu, stratejik bir zafer oldu. DAİŞ çetelerinin Türkiye’yle bağlantı kapısı olma özelliği taşıyan Minbic’in özgürleştirilmesi, tüm dünyayı tehdit eden çete örgütü DAİŞ’e karşı savaşın en büyük dönüm noktasıydı. Minbic’in kurtarılmasıyla başlayan süreç, Derazor’un Baxoz beldesinde DAİŞ’in haritadan silinmesiyle tamamlandı.

DAİŞ’in yenilgisiyle işgal alanlarını genişletme planları suya düşen Türk devleti, şimdi bölgeye çete sevkiyatı, ajanlaştırma faaliyetleri ve medya üzerinden saldırılarla tehdit oluşturuyor.

MİNBİC’İN STRATEJİK ÖNEMİ

Türkiye sınırından 30 km uzaklıkta bulunan Minbic kenti, M-4 yolu üzerinde bulunan büyük kentlerden biri. Kent kurtuluşun ardından inşaat, ticaret ve sanayi alanında büyük bir gelişme gösterdi. Tarım üretiminin de başlıca geçim kaynaklarından biri olduğu kent, bu özellikleriyle halk arasında ‘Küçük Halep’ olarak anılıyor. Kentin bir diğer önemi ise Kuzey ve Doğu Suriye’nin ticaret kapısı olması.

Kent nüfusu hakkındaki tek resmî veri, 2004 yılında gerçekleşen nüfus sayımına dayanıyor. O dönem kent nüfusu 400 bin olarak kayıtlara geçmişti. Suriye’nin bölgesel ve küresel güçlerin savaş meydanına dönmesiyle birlikte, Suriye hükümet güçleri, işgalci Türk devleti ve DAİŞ çetelerinin zulmünden kaçan binlerce aile Minbic’e göç etti.

KENTİ İŞGAL EDEN ÇETE GRUPLARI

Suriye’de rejim karşıtı halk ayaklanmaları başladığında Minbic halkı da barışçıl eylemlerle yönetimin değişmesi talebinde bulunmuştu. Kentte rejim karşıtı ilk eylem 21 Nisan 2011’de düzenlenmişti. 2012 yılının Temmuz ayında ise Suriye hükümet güçleri kentten çıkarılmış ve kent, çok sayıda çete grubunun işgaline sahne olmuştu.

Kenti ve ilçelerini işgali altında tutan çete gruplarının bazılarının isimleri şöyle: Ömer Bin El Hetap, Sikur El Şam, Sivar Minbic, Ali Bin Ebu Talip, Ehrar El Suriye, Minbic Mücahitleri, Um El Evasim, Cind Muhammed, Rimah El Rafiden, Ehrar El Şam, Ensar El Sunne, İbad El Rahman, El Faruk, El Numan, Süleyman Şah, Ayşe, Fursan El Fırat, Ebu Eyüp El Ensari, Ejyel El Müstakbel, Eshap El Yemin, Sivar Suriye ve El Ume Hareketi.

Minbic’in köy ve mahallelerin kontrolünü aralarında paylaşan bu gruplar yüzünden kent her gün talan, hırsızlık, çeteler arası çatışma ve Suriye hükümet güçlerinin bombardımanlarına sahne oluyordu.

DAİŞ İŞGALİ

Ocak 2014’te gizli bir şekilde kent mahalle ve sokaklarına sızan DAİŞ çeteleri, 4 adet bombalı araçla gerçekleştirdiği saldırı ile kent merkezine top atışları yaparak Minbic’i işgal etmişti. DAİŞ o dönem Minbic ile birlikte Reqa, Hesekê’nin bazı ilçeleri, Dêrazor, Halep ve Şam yakınlarına kadar Suriye coğrafyasının büyük bölümünü işgali altında tutuyordu.

Türkiye sınırında olması nedeniyle Minbic, DAİŞ’in dünyanın dört bir yanından topladığı çeteleri karşılama ve sevk etme noktası olmuş, çetebaşlarının güven içinde kalabileceği yere dönüşmüştü. Kent o dönem ayrıca DAİŞ çetelerinin Türkiye üzerinden Irak ve Avrupa’ya geçiş noktası olmuştu. DAİŞ çetebaşlarının itiraflarına göre onlarca DAİŞ’li, Minbic üzerinden Türkiye’ye, ardından Avrupa geçerek intihar saldırıları ve katliamlar gerçekleştirmişti.

Bir dönem Suriye’nin kültür ve edebiyat kenti olan Minbic, DAİŞ çetelerinin işgali altında kanlı saldırıların sevkiyat üssü haline gelmişti.

HALKLARIN BİRLİĞİ VE MİNBİC’İ ÖZGÜRLEŞTİRME HAMLESİ

Kent halklarından binlerce gencin bir araya gelmesiyle QSD çatısı altında kurulan Minbic Askeri Meclisi, 1 Haziran 2016’da kentin doğusundaki Qereqozaq köprüsü ve güneyindeki Tişrîn Barajı üzerinden, iki koldan kenti DAİŞ çetelerinden özgürleştirme hamlesi başlattı. Hamle komutanlarından Faysal Ebû Leyla, DAİŞ çetelerinin 31 Haziran günü Ebû Qelqel beldesine yapılan topçu atışlarında 3 Haziran günü yaralanmış ve 5 Haziran 2016 tarihinde tedavi gördüğü şehit düşmüştü.

Ebû Leyla’ın şahadetinin ardından Minbic Askeri Meclisi, hamlenin adını “Komutan Şehit Faysal Ebu Leyla Hamlesi” olarak değiştirdi ve hamle şehit Ebû Leyla’nın belirlediği planlama üzerinden sürdürüldü.

DAİŞ’İN KENTTEN ÇIKARILMASI

Minbic Askeri Meclisi savaşçılarının kenti dört taraftan kuşatmaya almasıyla başlayan şiddetli çatışmalar, kentteki sivilleri canlı kalkan olarak kullanan DAİŞ çetelerinin Cerablus’a, oradan da Türkiye’ye kaçmasıyla sona erdi. Kentte tarihi bir direniş sergileyen savaşçılar, 73 gün süren şiddetli çatışmaların ardından 12 Ağustos 2016 tarihinde artık kent sokaklarına Minbic Askeri Meclisi ile QSD bayrakları ve şehit posterlerini asmaya başladı ve DAİŞ ile Türk devletinin bağlantı noktasını da kesmiş oluyordu.

Kentlerini DAİŞ karanlığından kurtarabilmek için Minbic Askeri Meclisi çatısı altında örgütlenen Minbicli gençler, ardından DAİŞ’in sözde başkent ilan ettiği Reqa başta olmak üzere Kuzey ve Doğu Suriye’nin birçok noktasında gerçekleştirilen hamlelerde yer aldı. Minbic Askeri Meclisi Komutanı Ednan Ebû Emced ile onlarca meclis savaşçısı 2017 yılında sürdürülen hamlelerde şehit düştü. Minbicli gençler, 2019 yılının bahar ayında DAİŞ çetelerinin haritadan silindiği tarihi Baxoz hamlesinde de yer aldı. QSD çatısı altındaki Minbic Askeri Meclisi savaşçıları, aradan geçen 4 yıl içerisinde daha önce evlerini işgal eden DAİŞ çetelerini Baxoz’da haritadan sildi.

ÖZERK YÖNETİM TECRÜBESİ

Minbic ve kırsal köylerinde özgürlükle birlikte 2016 yılının Nisan ayında sivil meclisler kurulmaya başlandı. Bir yandan kentteki savaş kalıntılarını silen Minbic halkı, bir yandan da sivil örgütlenmeyle kendi öz yönetimlerini oluşturuyordu. Minbic Sivil Meclisi, hiç vakit kaybetmeden başlattığı örgütlenme çalışmalarında kent merkezi, sokak, mahalle ve köylerde sayısı 400’ü bulan meclis ve komün kurdu. Suriye’nin farklı merkezlerinden göç etmek zorunda kalan binlerce kişiye kapılarını açan sivil meclis, bir yandan da kentin en uzak köylerine hizmet götürmeye başladı.

Kentin DAİŞ çetelerinden özgürleştirilmesinden bir yıl sonra 2017 yılında, meclis çalışmaları genişletildi ve kentteki Arap, Çerkez, Kürt ve Türkmen gibi tüm halk ve inançların katılımıyla Özerk Yönetim çatısı altında yasama ve yürütme meclisleri kuruldu. Eşbaşkanlık sistemiyle yürütülen mecliste, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim’e bağlı sağlık, ekonomi, gençlik ve spor, savunma, kültür ve sanat, sosyal hizmet, yerel yönetimler, eğitim, iç ve dış işleri, maliye ve şehit aileleri gibi komiteler kuruldu. Minbic Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Mihemed Xêr Şêxo, “Özerk Yönetim, geride kalan 4 yıl içerisinde farklı halk ve inançların birliğini kurdu. Halk, tüm saldırılara karşı tek koldan direndi” dedi.

TEHDİT VE ŞANTAJ SÜRÜYOR

Minbic Askeri Meclisi’nin örgütlenmesiyle kısa sürede kent savunması sorumluluğunu üstlenmesiyle YPG’nin askeri danışmanları 15 Temmuz 2017 tarihinde kentten tamamen çekildi. Kent sakinlerinden oluşan Minbic Askeri Meclisi, artık tek başına tüm tehdit ve saldırılara karşı savunma görevini layıkıyla yerine getirmeye başladı.

Kentte oluşan huzur ve güven ortamı, sık sık tehdit ve saldırılarda bulunan Türk devletinin hedefi olmaya başladı. ABD’nin bölgedeki askerlerini çekme kararıyla birlikte Türk devleti, bölgeye dönük saldırılarını yoğunlaştırdı. Uluslararası Koalisyon, 15 Kasım 2019 tarihindeki kentteki askeri güçlerini resmi olarak geri çekti. Bu güçlerin çekilmesiyle Türk devleti saldırılarını yoğunlaştırırken; QSD ile yapılan anlaşma neticesinde Rusya ve Suriye hükümet güçleri, Minbic Askeri Meclisi ve işgalci Türk devleti arasındaki tampon bölgeye yerleşti. Minbic Askeri Meclisi Genel Komutanı Mihemed Ebû Adil, “Uluslararası Koalisyon’un politikaları, Suriye ile Rusya güçlerinin bölgeye girmesine neden oldu. Her iki güç, Türk devletinin olası bir işgal saldırılarına karşı bölgede yer almaya başladı. Ancak bölgenin huzur ve güvenliği sadece Minbic Askeri Meclisi tarafından sağlanıyor. Bölgenin kontrolünün Suriye hükümet güçlerine bırakıldığı yönündeki iddialar gerçek dışıdır” diye konuştu.

Türk devleti, “Güvenli Bölge” adı altında sürdürdüğü işgal politikalarında Minbic’i hedef almaya devam ediyor. Ancak Minbic halkı, 4 yıl içerisinde kurdukları yönetim ve savunma sistemiyle kenti Suriye’nin en huzurlu merkezine dönüştürdü.

(cj/eyl)

ANHA


Diğer Haberler