Hamide Yiğit: Türkiye girdiği çıkmazın bedelini ağır ödeyecek

Türkiye’nin S-400 alımı, Akdeniz’deki sondaj çalışmaları ve Rojava’ya dönük tehditleri ile çıkmaza girdiğini vurgulayan Ortadoğu Uzmanı Hamide Yiğit, “Elinde ateş topu var” dediği Türkiye’nin kısa sürede derin bir krize gireceğini söyledi.

Ortadoğu Uzmanı Hamide Yiğit, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 almasının ardından ABD’nin Türkiye’ye yapacağı olası yaptırımlar ve etkileri ile Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye sınırına yaptığı askeri yığınak ve bununla verilmek istenen mesajlara ilişkin ANHA muhabiri Murada Kenda’ya değerlendirmelerde bulundu.

Hamide Yiğit, S-400’lerin Türkiye’ye teslimatının çok hızlı bir şekilde başlamasının nedeninin AKP ve Erdoğan’ın taşıdığı iktidarı kaybetme kaygısı olduğunu belirtti.

‘Türkiye, Rusya’yı sığınacak liman olarak görüyor’

Türkiye’nin dış politikada yaptığı hataların kendisine ağır bir fatura olarak döneceğini belirten Hamide, “ABD de dahil Suriye’deki bütün cihatçılardan desteğini çeken bölgesel ülkeler, kendilerini temize çıkarma manevrası içerisinde. Orada bıraktıkları cihatçı yığınak Türkiye’nin başına kaldı. Oradaki iflasın faturasını ağır ödeyeceği bir döneme girerken Türkiye’nin bir yönelimi Rusya’ya oldu. Putin’e yönelme aslında bir sığınma limanıdır” şeklinde konuştu.  

‘Türkiye içeriden bir saldırıya karşı mı korunuyor?’

S-400 savunma sistemlerinin NATO silahlarına karşı tehdit olarak alındığına işaret eden Yiğit, şöyle devam etti:

“S-400, NATO silahlarının kodlarını okuyan ve onları etkisiz hale getiren bir sistemdir. Dış tehditlere karşı Türkiye’yi koruma amaçlı alındıysa şayet, bu tehdit ABD ve müttefiklerinden yani Türkiye’nin ezeli müttefikinden gelecek demektir. Bu da NATO’dan ayrılmak için ilk adımdır. İç tehdide karşı bir koruma amacıyla mı alındı?  TSK’nin envanterindeki silahların %70’inden fazlası NATO silahıdır. Dolayısıyla içerde bir saldırıya karşı korumak amaçlı mı kuruluyor sorusu her yerde tartışılıyor.”

‘Türkiye’ye faturası çok ağır olacak’

Yiğit, ABD’nin yaptırımlarının sadece adının konulmasının dahi Türkiye’yi çok olumsuz yönde etkileyeceğini belirterek, Türkiye’nin ekonomisine değindi: “Türkiye’nin çok kırılgan bir ekonomisi var. Çok derin bir kriz yaşıyor. Sürekli üstü örtülen ve ötelenen bir kriz. Açığa çıkması için sadece bir fiske yeterlidir. Yaptırımların adı konulduğu andan itibaren dövizdeki fırlayış zaten zemini kaygan olan ekonominin dökülmesine sebep olacaktır. Dolayısıyla Türkiye’ye faturası çok ağır olacaktır.”

Türkiye’ye dönük sadece bir ABD yaptırımının söz konusu olmadığına dikkat çeken Yiğit, “Türkiye, bir yandan S-400 resti çekerken diğer yandan da adeta korsancılık oynar gibi Doğu Akdeniz’de bütün devletlerin karşı çıktığı ve itiraz ettiği bir hamle ile sondaj çalışmaları başlattı. O sondaj çalışmaları için illegal ifadeleri kullanılıyor. İllegal bir faaliyetin içerisinde olan bir ülke için yaptırımlar söz konusu. Nitekim Avrupa Birliği’nden doğru bir dizi yaptırım kararı alındı. Bu yaptırımların her birinin Türkiye’ye etkisi oldukça ağır ve derin olacaktır” dedi.

‘Türkiye kolay sıyrılamayacak’

Türkiye’nin yaptırımları göze alarak S-400’leri almasının NATO’dan uzaklaşma yönünde kararlı olduğunun göstergesi olduğuna vurgu yapan Yiğit, bunun o kadar kolay olmayacağını belirtti.  Yiğit, şöyle devam etti:

“S-400’leri almasıyla hani ‘ben Avrasya bloğuna dâhil oluyorum’ demenin çok kolay olmadığı gayet açık biliniyor. Neden kolay değil? Bir kere ABD’nin Türkiye’nin isteklerine yanıt vermemesine karşılık böyle bir restin hem oradan ağır bir bedeli olacaktır. Ve devam eden bir kuşatma söz konusu olacaktır. Çünkü öyle kolay kolay bir NATO ülkesinin ihaneti kabul edilemez. Öyle kendi haline serbest bırakılamaz gibi görünüyor.”

‘S-400’lerden dönülürse Rusya yaptırım uygular’

Türkiye’nin S-400’lerden vazgeçme halinde bu sefer de Rusya’nın yaptırımlarının kaçınılmaz olacağını vurgulayan Yiğit, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

“Öte yandan AKP liderliğinde ‘Patriotları vermediniz, F-35 programından beni çıkardınız, hadi onu da verin onları da değerlendiririz’ gibi bir söylem içerisinde. Hala patriotları değerlendirebiliriz gibi bir açık kapı bırakılıyor. Bu durumda ABD ‘Patriotları vereceğiz ve müttefikimizi koruyacağız’ sözünü verirse S-400’leri alıp ambara mı çeker? Rusya’ya arkasını döner mi? Bu da mümkündür. Çünkü Erdoğan’ın söylemlerinin bir gün sonra bürüneceği şekil konusunda hiç kimse garanti veremiyor. Bu restleşme onun istediğini elde etmesine vesile oldu. Dönebilir. Ama dönmesi durumunda Rusya’nın yaptırımlarıyla karşı karşıya kalacaktır. Ve onlar çok daha kısa ve orta vadede sonuç gösterecek derin yaptırımlar uygulayacaktır.

‘Türkiye’nin elinde ateş topu var’

Türkiye’nin Rus savaş uçağını düşürmesinin ardından uygulanan ekonomik yaptırımlar Türkiye ekonomisini derinden etkiledi. Domateslerin geri gönderilmesi dâhil çok büyük bir etki yarattı. Dolasıyla sıkıntılar yüklü bir paket şeklinde Türkiye’yi bekliyor. Öyle bir sıkışmışlık hali içerisinde ki; sanki Türkiye iki süper güç arasında dengeli oynuyor gibi görüntü veriyor ama ciddi bir sıkışmanın vermiş olduğu bir durumdur. Çünkü Idlib’de biriken ve garantörlüğü Türkiye’ye verilen bir ateş topu söz konusudur.”

‘Kürtlere karşı her hamle ABD’ye mesajdır’

Türkiye’nin dışarıda hiçbir sonuç alınmayan restleşmelerde bulunduğunu vurgulayan Yiğit, Türkiye’nin Kürtlere karşı yaptığı her hamlenin ABD’ye bir mesaj olduğunu söyledi. Yiğit, “Suriye politikasında birlikte yürüdüğü ABD ile ilişkilerini gözden geçirdiğimizde Kürtlere karşı her bir operasyonu, ABD’ye bir mesaj olarak okumak lazım. Son günlerde Suudi Arabistan öncülüğünde Fırat’ın doğusuna bir Arap koalisyonu konuşlandırılması meselesi vardı. Arabistan ve Körfez ülkelerinin Suriye üzerinden Türkiye ile hesaplaşacağı da söz konusu. Türkiye buna karşı hazırlıklarını da yapmıyor değil. Suudi Arabistan’ın nerdeyse Türkiye ile komşu hale gelmesi Türkiye açısından çok ciddi bir sıkıntıdır” dedi.

‘Kürtlere müdahale Türkiye’yi ciddi sıkıntılara sokar’

ABD’nin Kürtler konusunda Türkiye’ye ‘olumlu’ bir yanıt vermemesi halinde Türkiye’nin Kürtlere dönük hamlelere başlayabileceğini belirten Yiğit, “Türkiye S-400’lere güvenerek ‘bu tür hamleleri daha cesurca yapacağım’ mesajı vermektedir. Bu hamlelere ABD’nin nasıl yanıt vereceğini gözlemleyecektir. Kürtlere dönük sınır ötesi bir harekat söz konusu değil ama sınırlı bir müdahale söz konusu olur. Bu sınırlı müdahale dahi Türkiye’ye çok ciddi bir sıkıntı yaratır. ABD’nin vereceği mesajda önemlidir.”

‘Akdeniz’de sular ısınıyor’

Çelişki ve kavgaların Doğu Akdeniz’de süren doğalgaz sondaj çalışmaları etrafında toplanacağını belirten Yiğit, “Türkiye coğrafi anlamda stratejik bir konuma sahiptir. O yüzden muhtemel ki Türkiye’nin jest ve kaprislerine bir süre boyun eğilir ya da bir ara formül bulunur. Ama eğer ki NATO Türkiye gibi jeostratejik konuma sahip bir ülkeyi kaybetmek istemez ve bu noktada bir ara yol formül aranacaksa korkarım ki ABD’nin burada kurban olarak vereceği Kürtler olur. Türkiye’nin en fazla ve ısrarla talep ettiği mesele Kürtlerle ilgili bir güvencedir. Akdeniz’de sular ısınıyor ve Türkiye sınırlarında Türkiye açısından da sular ısınıyor” dedi.  

ANHA


Diğer Haberler