Hediya Yusif: Kapitalizm alternatif tüm projelere saldırıyor

Efrîn kantonunun uluslararası bir anlaşma sonucu işgal edildiğini dile getiren Hediya Yusif, kapitalist güçlerin Efrîn’i işgal ederek ulus-devlet anlayışına alternatif olan demokratik ulus fikrini yok etmeyi amaçladığını vurguladı.

Efrîn’in işgal edilmesinin yıldönümünde ANHA’ya değerlendirmelerde bulunan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Yürütme Komitesi Üyesi Hediya Yusif, Efrîn işgalinin uluslararası komplo olduğunu vurguladı. KDP’nin bu komploda yer alan devletlere yardım ettiğini söyleyen Hediya, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin tasfiye edilmesi için KDP’nin kullanıldığını belirtti.

Medya Savunma Alanları, Şengal ve Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların ortak noktasının bu bölgelerde var olan alternatif projeler olduğunu kaydeden Hediya, “Dünyadaki kapitalist sisteme alternatif olabilecek her türlü proje kapitalizmin hedefindedir” dedi.

‘ULUSLARARASI GÜÇLER ANLAŞTI’

Türk devletinin Efrîn’i işgal etmesi için uluslararası bir anlaşmanın yapıldığına dikkat çeken Hediya, “Efrîn’in işgal edilmesi Türkiye-Rusya-Şam hükümeti anlaşmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Türk devletinin saldırıları Efrîn ile sınırlı kalmadı. Kuzey ve Doğu Suriye’nin tamamına yönelik bir işgal planı hazırlandı. Türk devleti sınırında kurulan Özerk Yönetim projesinin onu tehdit ettiğini düşünüyor. Türk devleti bu tezine Rusya ve NATO’yu da inandırdı. Bunun üzerine önce Efrîn’e saldırdı. Efrîn’i işgal ederek Özerk Yönetim’i ortadan kaldırabileceğini, Rusya ve Şam hükümeti ile olan ilişkilerini düzeltebileceğini düşündü” diye konuştu.

 ‘İLK HEDEF KADINLAR OLDU’

Efrîn işgali sırasında ilk olarak kadınların hedef alındığına dikkat çeken Hediya, “Türk devleti ve çeteleri Efrîn’de ilk olarak kadınları hedef aldı. Efrînli birçok kadın Rojava devriminin sembolü haline gelmişti. Arin Mirkan, Avesta Xabur ve Barin Kobanê bunlardan birkaçıdır. Efrînli kadınlar Türk devletinin vahşi zihniyetini her zaman teşhir ettiler. Kadın özgürlük mücadelesinde de hep en önde yer aldılar. İnsanlık değerlerinin korunması için büyük emek verdiler. Efrîn halkları, özgürlükçü fikirleri kadın şahsiyetlerinde tanıdı” ifadelerini kullandı.

‘KAPİTALİST SİSTEM KENDİNE ALTERNATİF HER SİSTEME SALDIRIYOR’

Efrîn’de Kürtlere yönelik vahşi saldırıların yaşandığını hatırlatan Hediya, “Özellikle Kürt özgürlük hareketine yönelik saldırılar tek bir merkezden ve akıldan yönetiliyor. Bu nedenle kendimizi kandırmayalım. Kapitalist sistem kendisine alternatif olabilecek hiçbir sistemin ortaya çıkmasını istemiyor. Alternatif sistemi yok etmeye gücü yetmezse onu inşa eden toplumu parçalamaya ve bedenini teşhir etmeye kadar ilerleyebilir” şeklinde konuştu.

Hediya sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürdistan Özgürlük Hareketi, Kürdistan ve Ortadoğu’da ilham kaynağı olabilecek güçtedir. Önder Abdullah Öcalan ve devrim şehitlerinin büyük emekleriyle kurulan bu değer inkar edilemez bir gerçektir. Kapitalist sistem bu nedenle tüm gücüyle bu harekete saldırmaktadır.”

‘ROJAVA DEVRİMİ PKK’NİN ESERİDİR’

Rojava devriminin başlamasının ardından PKK’nin bölgeye yönelik tüm saldırılar karşısında durmasının devrimin amacına ulaşmasını sağladığını dile getiren Hediya, “Devrimci gücün ilham kaynağı PKK olmuştur. Bunu inkar edemeyiz. Rojava’da Kürt, Arap, Süryani ve diğer tüm halkların elde ettiği kazanımlar PKK sayesinde korunmuştur. PKK’nin bu konudaki emeklerini asla unutmamalıyız. Bu süreçte Rojava’da bulunan bileşenler Önder Abdullah Öcalan’ın fikirleri etrafında birleşti. Kimse bu gerçeklikleri inkar edemez. Kapitalist sistem de bu gerçekliğin farkındadır. ABD, Rusya ve Avrupa da bunun farkındadır. Kimse Rojava devriminin kendiliğinden geliştiğini söyleyemez. Bunu söyleyen kendini kandırır” değerlendirmesinde bulundu.

‘ROJAVA DEVRİMİNİN TEMELİ ÖNDER ÖCALAN’IN FİKİRLERİDİR’

Rojava devriminin fikirsel alt yapısının Önder Öcalan tarafından hazırlandığını belirten Hediya, “Rojava’da var olan demokratik sistem doğrudan Önder Öcalan’ın paradigmalarına dayanmaktadır. DAİŞ, Cebhet El Nusra ve Türk devleti çetelerine karşı direnen PKK savaşçılarıydı. Bu temelde Önder Öcalan’ın fikir ve felsefesinin devrime öncülük ettiğini söyleyebiliriz” dedi.

‘KAPİTALİZM ÖZGÜRLÜK HAREKETLERİNİ YOK ETMEK İSTİYOR’

Hediya sözlerinin devamında: “Kapitalizm, Avrupa, Rusya ve uluslararası tüm güçler özgürlük hareketinin bu gücünü iyi biliyor. Bu nedenle tüm güçleriyle bu gerçekliği karalamaya ve yok etmeye çalışıyorlar. Medya Savunma Alanlarına yönelik artan saldırılar, Kandil, Zap ve Heftanin’e yapılan saldırılar bundan bağımsız değildir. Bu misyon da Türk devletine verilmiş durumda” ifadelerini kullandı.

 ‘KDP KÜRDİSTAN ÖZGÜRLÜK HAREKETİNİN TASFİYE EDİLMESİ MİSYONUNU ÜSTLENDİ’

Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne karşı kullanıldığına dikkat çeken Hediya, “Türk devleti tüm gücüyle Heftanin’e saldırıyor. Kürt halkının iradesini kırmak ve Kürdistan Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etmek için bu saldırılar yapılıyor. Bu tasfiye planıdır. Hareketin savaşçıları KDP ve Türk devleti eliyle yok edilmek isteniyor. KDP, Kürdistan Özgürlük Hareketi savaşçılarının Kürdistan dağlarında kalma hakkının olmadığını söylüyor. Kürdistan dağları direnişçi tüm hareketlerin yuvası olmuştur. Kimse Kürdistan coğrafyasını parçalayamaz” dedi.

Kürt halkının yok edilmesi için planların yapıldığına dikkat çeken Hediya sözlerini şöyle tamamladı: “Rojava ve Medya Savunma Alanlarında imha ve tasfiye planları işliyor. Bu alanları kuşatmak ve ele geçirmek istiyorlar. Buna benzer bir plan Şengal’de de devreye konuldu. Şengal halkının kazanımları da yok edilmek isteniyor. Şengal’deki sistemi yeniden değiştirmek ve Şengal’i Irak’a bağlamaya çalışıyorlar. Erdoğan, her alanda Kürtlerin nefesini kesmek ve Kürt halkını yok etmek için uğraşıyor. Uluslararası bazı güçlerin de desteğiyle Kürtlere yönelik her alanda saldırı yapılıyor. Kürt halkının geliştirdiği demokratik projeleri de beraberinde yok etmek istiyorlar.”

(rr/cno)

ANHA


Diğer Haberler