Hesekê Cezaevi yangınının şahidi: Yangının sorumlusu polisti

Hesekê Cezaevinde 1993 yılında meydana gelen ve 60’tan fazla kişinin yaşamını yitirdiği yangın sırasında cezaevinde bulunan Şemsedîn Mele İbrahim, cezaevi polisinin yangına neden olduğunu söyledi.

Hesekê Cezaevi’nde 23 Mart 1993 tarihinde büyük bir yangın yaşandı. Yangında 25’i Kürt 60’tan fazla kişi yaşamını yitirdi. Yaşanan bu yangın Kürtlere yönelik bir katliam olarak kabul ediliyor. Siyasi tutsakların tutulduğu Hesekê Cezaevi, 1960’lı yıllarda Suriye-Mısır birliği döneminde kuruldu. 200 kişi kapasitesi bulunan cezaevinde en az 700 kişi kalıyordu.

Yangının yaşandığı sırada cezaevinde siyasi nedenlerle tutuklu bulunan şimdiki Demokratik Birlik Partisi (PYD) Üyesi Şemsedîn Mele İbrahim, o gün yaşananları anlattı. 1992 yılının Ekim ayında siyasi nedenlerle tutuklanarak Hesekê Cezaevi’ne konulduğunu söyleyen İbrahim, Halep Yüksek Askeri Mahkemesi tarafından yargılandığını belirtti.

‘ŞEHİT CENAZELERİNE KATILDIĞI İÇİN KÜRTLER TUTUKLANDI’

1990’lı yıllarda Suriye hükümeti tarafından Kürtlerin sudan sebeplerle cezaevine konulduğunu ifade eden İbrahim, “Kürt özgürlük hareketine sempati duyan Kürtler çeşitli sebeplerle tutuklanıyordu. Mücadelede şehit düşenlerin cenazelerini uğurladığı için binlerce Kürt cezaevlerine konuldu. Ben de Lübnan’da eğitim gören savaşçıları koordine etmek ve komşu ülke ile ilişkileri bozmak suçlamasıyla tutuklandım” dedi.

Newroz Bayramı’nın ardından 23 Mart 1993 tarihinde yangının çıktığını hatırlatan İbrahim, “Hesekê Cezaevi 5 bölümden oluşuyordu. Newroz olduğu için 5 bölümün de kapıları açılmış bütün tutuklular birbiriyle görüşebiliyordu. Ben siyasi tutukluların çoğunlukta olduğu ikinci bölümde kalıyordum. 4’üncü ve 5’inci bölümlerde uyuşturucu suçlularıyla birlikti siyasi tutuklular kalıyordu” dedi.

 ‘YANGINDAN ÖNCE TUHAF KOKULAR GELİYORDU’

Yangının yaşanmasından önce 5’inci bölümde kalan tutukluların yanına gittiğini söyleyen İbrahim, o gün yaşananlara dair, “O akşam 5’inci bölüme gittiğimde tuhaf bir koku geliyordu. Oradaki tutuklular sarhoş görünüyorlardı. Nedenini sorduğumda uyuşturucu kullandıklarını söylediler. Yerime geri döndüğümde cezaevinde olağanüstü hareketlilik olduğunu fark ettim. 30 kişilik bölümümüze 122 kişi daha getirildi. Yangından 15 gün öncesine kadar cezaevinde gaz bulundurmak yasaktı. Fısıh Bayramı (Fısıh, Tanrı’nın İsrailoğullarını MÖ 1513’te Mısır’daki kölelikten kurtarışının kutlanmasıdır.) nedeniyle cezaevi yönetimi tutukluların gaz bulundurmasına izin vermişti. Bizim bölümde 300 litre gaz bulunuyordu. Sonrasında bayram nedeniyle açılan tüm kapılar kapatıldı” şeklinde konuştu.

‘SARHOŞ BİR TUTUKLU NEDENİYLE KARIŞIKLIK ÇIKTI’

Kapıların kapanmasının ardından 5’inci bölümde kalan Ali Kasım isimli tutukluyu dışarıda gördüğünü dile getiren İbrahim, “Ali Kasım uyuşturucu kullandığı için sarhoştu. Polisler kusan Ali Kasım’ı alarak götürdü. Bunun üzerine Ali Kasım’ın arkadaşları protesto eylemi başlattı. Bizim bölümün önünde battaniyelere gaz döküp yakmaya başladılar. Polisleri Ali Kasım’ı geri getirmekle tehdit ettiler. Polisler bu isteği yerine getirdi. Kısa bir süre sonra polisler geri gelerek Ali Kasım’ı aldı. Ali Kasım’a işkence edildiği için arkadaşlarından yardım isteyen çığlıklar atıyordu. Ali Kasım’ın arkadaşları yeniden eyleme başladı. Polisler bu defa Ali Kasım’ı geri getirmedi. Bunun üzerine bizim bölümde kalan tutuklular da eyleme başladı. Battaniyelere gaz döküp ateşe verdiler. Bölümdeki gazların da ateş almasıyla yangın büyüdü” diye konuştu.

 ‘25’İ KÜRT 60’TAN FAZLA KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ’

Yangının büyümesiyle birçok tutuklunun dumandan zehirlendiğini söyleyen İbrahim, Welid adlı tutuklunun elektrik kablolarını kestiğini, bunun üzerine şalterlerin kapatılması için polisleri çağırdıklarını, ancak polislerin şalterleri kapatmadıkları gibi oradan kaçtıklarını, söyledi.

İbrahim, polislerin kaçarken kapıları da kapalı tuttuklarını belirterek, “Arkadaşlarımız kendi imkanlarıyla kapıları açtı. Daha sonra şehit düşen Ebid El Bari isimli arkadaş bizlere kapıların açık olduğunu söyledi. Sürünerek kapıya doğru geldim. Daha sonra gözlerimi hastanede açtım” dedi.

Hastanede tedavisi sürmesine rağmen sorgulanmak için sabah saat dörtte hastaneden alındığını kaydeden İbrahim, doktorların itirazına rağmen yalın ayak hastaneden çıkarıldığını belirtti.

12 KİŞİ 13 GÜN SORGULANDI

12 kişi tarafından 13 gün boyunca sorgulandığını söyleyen İbrahim, “Cezaevinde yangının soruşturulması için Şam’dan bir Albay görevlendirilmişti. Gece saat 23.00’dan sabah 7’ye kadar beni sorguladılar. Sorguyu yapan kişilere yangının sorumlusunun cezaevi polisi olduğunu ısrarla söyledim. Polisler yangından önce cezaevine uyuşturucu girmesine izin verdi. Polisler dışında hiç kimse cezaevine uyuşturucu sokamaz. Sorgu bittikten sonra tekrar cezaevine götürüldüm. Bir süre sonra da serbest bırakıldım” ifadelerini kullandı.

(rr)

ANHA


Diğer Haberler