HPG, Cenga Heftanin şehitlerini andı

HPG BİM, 14 Temmuz günü Heftanin’de yaşanan çatışmalarda şehit olan 4 YJA Star ve HPG gerillasının kimliğini açıkladı.

Yazılı bir açıklama yapan HPG Basın İrtibat Merkezi, 14 Temmuz günü Heftanin’in Bektorya alanındaki Tepê Kartal ve Şehit Birhat mıntıkalarında işgalci Türk ordusuna ağır darbeler vurulduğunu ve yaşanan çatışmalarda şehit düşen 4 YJA Star ve HPG gerillasının kimliğini açıkladı.

HPG BİM açıklamasında şunları belirtti;

“14 Temmuz tarihli açıklamamızda Heftanin alanında gerçekleştirilen eylemler ve yaşanan çatışmalarda, güçlerimizin Bektorya alanında bulunan Tepê Kartal ve Şehit Birhat mıntıkalarında işgalcilere ağır darbeler vurduğunu, işgalcilerin alana yönelik bombardımanlar yaptığını ve yaşanan çatışmalarda Şoreş, Zeynep, Gever ve Hozan yoldaşlarımızın kahramanca savaşarak şehitler kervanına katıldığı bilgisini kamuoyuyla paylaşmıştık.  

Şehadete ulaşan yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şöyledir:

Kod Adı: Şoreş Serkeft

Adı Soyadı: Murat Akman

Doğum Yeri: Muş

Anne - Baba Adı: Adule – Kamil

Şehadet Tarihi ve Yeri: 11 Temmuz 2020 / Heftanin   

Kod Adı: Zeynep Amanos

Adı Soyadı: Zahide Şimşek

Doğum Yeri: Hatay

Anne - Baba Adı: Emine – Mahmut

Şehadet Tarihi ve Yeri: 11 Temmuz 2020 / Heftanin

Kod Adı: Gever Hakkari

Adı Soyadı: Yılmaz Özlü

Doğum Yeri: Adana

Anne - Baba Adı: Aysel – Ferman

Şehadet Tarihi ve Yeri: 11 Temmuz 2020 / Heftanin

Kod Adı: Hozan Farkin

Adı Soyadı: Ömer Eker

Doğum Yeri: Amed

Anne - Baba Adı: Emine – Ebedin

Şehadet Tarihi ve Yeri: 11 Temmuz 2020 / Heftanin

‘DÜŞMANIN ASİMİLASYON POLİTİKASINA EN ONURLU TAVRI GÖSTERDİ’

Şoreş yoldaşımız Muş’un Malazgirt ilçesinde dünyaya gelmiştir. Yurtsever bir ailede ülkesine, kültürüne, halkına, toprağına büyük bir bağlılık ve sevgi ile büyümüştür. Kürdistan’da işgalci TC rejiminin en insanlık dışı politikalarından olan köy yakmalar artınca köyünü bırakmak zorunda kalmıştır. Çocuk yüreğinde köyüne bağlılığını daha da güçlendirerek ve orada yaşadığı her anı belleğinde kalıcılaştırarak düşmanın belleksizleştirme politikasına karşı en onurlu tavrı göstermiştir. Kürt’ü asimile etme merkezleri olan sistem okullarında da özünü koruma mücadelesini devam ettirmiştir. Üniversite okumak için gittiği Kars şehrinde düşman gerçekliğini ve bunun karşındaki Kürt halk gerçekliğini daha yalın hali ile görmüş ve 2007 yılında onurluca yaşamanın adı ve eylemi olan PKK Gerillası olma kararlılığına ulaşmıştır.

Şoreş yoldaş daha saflara katıldığı ilk aylarda gerilla yaşamını sahiplenen katılımı ve Önder Apo’yu anlama çabası ile büyük bir güven duygusu yaratmıştır. Sağlam adımlarla başladığı parti yaşamında hep stratejik görev ve sorumlulukları tereddüt etmeden yüklenmiş; yeri gelmiş bir asker, yeri gelmiş bir komutan, yeri gelmiş bir bilim insanı olarak onurlu savaş mücadelemizde emek sahibi olmuştur. Yaşamı emeğe dayalı olan Şoreş yoldaş; her arkadaşla paylaşımı olan, her işe büyük bir heyecan ve istekle katılan, mütevazı, sade kişiliğiyle bilinen ve Önder APO’nun yaratmak istediği militan ölçülerine sadık, bu ilkelerde kendini yaratma mücadelesini süreklileştiren bir yoldaşımızdı. Şoreş yoldaş kadın özgürlük mücadelesine olan inancıyla, kadın yoldaşlarla yaptığı yol arkadaşlığında yüreği gözlerine yansıyan, saygı ve değere dayalı maneviyatı ile Apocu ilkelerin yaşayan temsili olmasını bilmiştir.

Apoculaşma ve fedaileşme iddiasını her zaman koruyarak Önderlik yaşamına sahip çıkma arayış ve çabasında olan, şehit arkadaşlara bağlılığı ile düşmana duyduğu öfke ve intikam duygusunu her anda bileyerek keskinleştirmiş ve her zaman en zorlu alanlara gitmek için kendisini önermiştir. En son olarak da düşmanın halkların umut ve inancı olan gerilla alanlarına saldırısı ile Kürt’e diz çöktürme operasyonu olarak misyon biçtiği Heftanin operasyonuna karşı geliştirilen Cenga Heftanin Devrimci Hamlesi’ne katılma temelinde Heftanin alanında görev almıştır. Heftanin alanında ‘’Ev der Heftanin e!” deyip düşmanı fedai ruhla geri püskürten kahramanca savaşın adı ve eylemi olmuştur.

‘MORAL, COŞKU VE MÜTEVAZİLİĞİYLE YOLDAŞLARINA ÖRNEK OLDU’

Urfalı bir ailenin çocuğu olarak Hatay’da dünyaya gelen Zeynep yoldaşımız, düşmanın asimilasyon politikalarının yoğun etkisinde kalan bir ailede büyümesine rağmen, yaşadığı aile ortamını ve çevresini sürekli sorgulamış, bu sorgulamalar sonucu derin çelişkiler yaşamıştır. Üniversiteye başladığı yıl Özgürlük Hareketi ile tanışan Zeynep yoldaşımız yaşadığı çelişkilerin cevabını Önder Apo'nun felsefesinde bulmuştur. Hareketimizin özgür yaşam paradigmasından etkilenen Zeynep yoldaşımız, Kürtlük ve kadın gerçekliğini daha iyi anlayabilmek için yoğun bir çabanın içerisine girmiştir. Bu çabaları sonucunda Hareketimizi daha yakından tanıma fırsatı bulan Zeynep yoldaşımız, özellikle Hareketimizin yoldaşlık ilişkilerinden, yürütülen cins mücadelesinden ve kapitalist sisteme alternatif bir çıkış olmasından etkilenerek gerilla saflarına katılmıştır. Gerilla saflarında kendi gerçekliğinin ve kadın kimliğinin farkına daha iyi varan Zeynep yoldaşımız, Kürdistan dağları ve doğasıyla bütünleşerek kısa sürede kişiliğinde önemli atılımlar yapmıştır. Yıllardır gerilla saflarındaymış gibi bir heyecan ve coşku ile devrim çalışmalarına katılan Zeynep yoldaşımız, bu moral, coşku ve mütevazi kişiliğiyle tüm yoldaşlarına örnek olmuştur.

Zeynep yoldaşımız son görev yeri olan Heftanin alanında da bu moral ve coşkusunu daha da arttırarak yürütülen tarihi direnişe katılmış ve düşmanın ağır darbeler yediği birçok eylemde öncülük görevini layıkıyla yerine getirmiştir. Zeynep yoldaşımız tüm bu özellikleriyle Apocu felsefe ile donanan bir kadının kendi kişiliğinde nasıl devrim yapabileceğini, “xwebûn” olabileceğini ve modern kölelikten tanrıça kişiliğine nasıl ulaşabileceğinin somut bir örneği olmuştur.

 ‘YARALANMASINA RAĞMEN AZİM VE COŞKUSUNDAN HİÇBİR ŞEY KAYBETMEDİ’

Kürdistan Özgürlük Mücadelesine birçok yiğit evladını veren Botanlı yurtsever bir ailenin çocuğu olarak Adana'da dünyaya gelen Gever yoldaşımız, faşist Türk devletinin metropollerdeki halkımıza yönelik geliştirdiği yoğun asimilasyon politikalarına rağmen Kürtlük özünden hiçbir şey kaybetmeyerek özgürlük hayallerini hep canlı tutmasını bilmiştir. Gever yoldaşımız bu özgürlük hayallerine bir an önce kavuşmanın özlemiyle gençlik yıllarından itibaren Parti çalışmaları içerisinde aktif bir şekilde yer almıştır. Fakat soykırımcı Türk devletinin halkımıza yönelik imha ve inkar siyasetinin ancak silahlı mücadele ile sonlandırılabileceğine inanan Gever yoldaşımız, insanlık için yeni bir özgürlük umudu haline gelen Rojava Devrimi’nden de etkilenerek gerilla saflarına katılmıştır. Gerilla saflarına katıldığı günden itibaren emekçi ve fedakar özellikleriyle dur durak bilmeyen bir tempoyla devrim çalışmalarına katılan Gever yoldaşımız kısa sürede askeri sanatta yetkinleşerek öncü bir komutan olmayı başarmıştır. Kürdistan'da Önder Apo'nun ideolojisi olmadan yaprak kımıldamayacağını bilen Gever yoldaşımız, bir gerillanın da ancak kendisini bu ideoloji ile donatması halinde 'Zafer Komutanı' olabileceğine inanmıştır. Gever yoldaşımız, bu temelde Önder APO'nun felsefesini anlama çabası içerisine girmiş ve kişiliğinde önemli değişim ve gelişim göstermiştir.

Kürdistan'ın çeşitli alanlarında işgalci Türk ordusu ve onun çeteleriyle yürütülen savaşlarda birçok kez yaralanmasına rağmen mücadele coşku ve azminden hiçbir şey kaybetmeyen Gever arkadaşımız, nihai zaferin ancak Kuzey Kürdistan'da, Devrimci Halk Savaşı ile mümkün olabileceğinin inancıyla Kuzey Kürdistan’da mücadele yürütmek için yoğun bir çabanın içerisine girmiştir. Bu çabalarında başarılı olan Gever yoldaşımız, Cenga Heftanin Hamlesi’nin zaferle sonuçlanması ve düşmanın burada kırılması için geliştirilen mücadeleye de aktif bir şekilde katılmıştır. Gever yoldaşımız Heftanin alanında kısa bir süre kalmış olmasına rağmen sade, doğal özellikleriyle ve yüzünden hiç eksik olmayan tebessümüyle yoldaşlarına moral kaynağı olmasını bilmiş ve Cenga Heftanin Hamlesi'nin ölümsüz kahramanları arasındaki yerini almıştır.

‘DİRENİŞ HAMLESİ BOYUNCA BİRÇOK YERDE DÜŞMANA AĞIR DARBELER VURDU’

Köklü yurtseverlik geleneği olan ve işgalci Türk Devletine karşı tarihin hiçbir döneminde boyun eğmeyen Amed'in yurtsever bir ailesinde dünyaya gelen Hozan yoldaşımız, Amed'in bu tarihine yaraşır bir duruş sergileyerek Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’ndeki yerini almıştır. Türk Devletinin, Özyönetim Direnişleri’nde halkımıza yönelik geliştirdiği katliamlara yakından tanıklık eden Hozan yoldaşımız düşmana olan öfkesini daha sonuç alıcı ve örgütlü yürütmek için Özgürlük Dağları’nın yolunu tutmuştur. Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’ne katıldığı günden itibaren gerilla tarz ve taktiğinde profesyonelleşmek için önemli bir çabanın içerisinde olan Hozan yoldaşımız, gördüğü eğitimlerle yeni dönem gerillacılığının nasıl olması gerektiğini pratiği ile kanıtlamıştır. Cenga Heftanin Devrimci Hamlesi süreci boyunca birçok yerde düşmana ağır darbeler vuran Hozan yoldaşımız, özellikle Bektorya alanında görev aldığı süre boyunca geliştirilen birçok eylemde yerini almış ve bu eylemlerde işgalci TC ordusu ağır darbeler aldıktan sonra işgal ettiği alanlardan geri çekilmek zorunda kalmıştır.

Cenga Heftanin Devrimci Hamle ruhuyla sömürgeci soykırımcı Türk devletinin işgal harekâtına dur diyen, yiğitçe savaşan ve kahramanca şehadete ulaşan Şoreş, Zeynep, Gever ve Hozan yoldaşlarımızı saygıyla anıyoruz.

Başta değerli yurtsever aileleri olmak üzere yurtsever Kürdistan halkına başsağlığı diliyor, amaçlarını gerçekleştirerek zafere ulaşma sözünü veriyoruz.”


Diğer Haberler