HRE komutanı: Efrîn özgürleşene dek mücadelemiz sürecek

Efrîn Kurtuluş Güçleri (HRE) Komutanlığı Üyesi Ciwan Efrîn, Efrîn’de her türlü asimilasyon, işkence, kaçırma ve etnik temizliğin gerçekleştirdiğine dikkat çekerek, buna karşı Efrin özgürleştirilene kadar mücadelelerinin kesintisiz süreceğini, kaydetti.

Efrîn’in 18 Mart 2018’de işgal edilmesinin ardından bir süre sonra, Efrîn’i işgalden kurtararak özgürleştirmek için Efrin Kurtuluş Güçleri’nin (HRE) kuruluşu ilan edildi. Bu ilanla beraber bölgede yeni bir süreç de başlamış oldu.

Efrîn ve Türk devletinin işgali altındaki bölgelerde yaşanan son duruma ilişkin, Efrîn Kurtuluş Güçleri Komutanlığı Üyesi Ciwan Efrîn, ANHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

‘Türk devleti Efrîn’i tek başına işgal edemezdi’

İşgal öncesi Efrîn’de güven ve huzurun hakim olduğunu kaydeden HRE komutanlarından Ciwan Efrin, “Efrîn’de birçok farklı etnik yapıdan insanlar yaşıyordu. Efrin; Suriye iç savaşından kaynaklı yerlerinden göç etmek zorunda kalan binlerce kişiye kapılarını açtı. Ancak hiçbir gerekçe yokken Türk devleti, bazı dış güçlerin de verdiği onay ve destek sonucu Efrîn’e saldırı gerçekleştirdi ve işgal etti. Eğer bu güçlerin Türk devletine desteği olmasaydı, saldırı gerçekleştirse bile Türk devletinin tek başına Efrin’i işgal etmesi mümkün olmayacaktı. Özcesi, Efrin, Türk devletiyle kirli anlaşmalarla ittifak kuran ve onay veren güçler yüzünden işgal edildi.

Efrin’e yönelik işgal saldırıları gelişince, YPG-YPJ öncülüğünde bölge halkının tarihi direnişi gerçekleşti. Ne var ki, sonuçta Efrîn halkı topraklarından silah ve şiddet zoruyla çıkarıldı. İşgal gerçekleşince, Efrin’de güven ortamı da tasfiye edilmiş oldu ve bugün yaşanan durum ortaya çıktı.”

‘Efrîn; DAİŞ, El Nusra ve Türk devletinin işgalinde’

“HRE, Efrîn’in işgalden kurtarılarak özgürleştirilmesi için kurulan bir güçtür” diyen Ciwan Efrin, HRE’nin kuruluş sürecine ilişkin şöyle konuştu, “Efrîn, Bab, Cerablus, Ezaz, Mare ve Şehbalı gençler, işgalci Türk devletinin bölgeden çıkarılması için HRE’nin kuruluşunu bir zorunluluk olarak gördü ve HRE’nin ilan bu şekilde gerçekleşti. Yaşanan işgal, soykırım ve etnik temizlik karşısında bölge halkının ve özellikle gençlerin sessiz kalması düşünülemezdi. O açıdan HRE’nin ilanı, bölge halkı için büyük bir onurdur. İlk kuruluş sürecinde küçük bir grup olarak kuruluşumuzu ilan ettik. Mücadele ve eylemlerimiz arttıkça güçlerimize katılımlar giderek arttı ve halen de bu katılımlar devam ediyor. Mevcut durumda Türk devlet işgalinin yaşandığı tüm yerlerde güçlerimiz var ve her geçen gün eylemlerimiz artıyor. Şunun altını özellikle çizmek isterim; Efrîn’e yaşatılan insanlık dışı uygulamalar karşısında vicdanı ve onuru olan, özgürlükten yana olan hiç kimsenin sessiz kalması mümkün değildir. Ötesi bunların kabul edilmesi hiçbir şekilde düşünülemez bile.

Dikkat edin Türk devleti ve çetelerinin işgal ettiği alanlarda demografik değişim, katliam, kaçırılma, işkence, tecavüz ve her türden zulüm adeta günlük hayatın rutini haline dönüştürüldü. Sadece insanlar değil, Efrin, doğasıyla birlikte yok edilmek isteniyor.

Binlerce yıllık sakinlerinden boşaltılan Efrin’e her türlü terör suçuna bulaşmış çeteler getirilip yerleştiriliyor. Düşünün ki, işgal edilmeden önce değişik etnik ve dini yapıların bir arada özgürce yaşadığı bu topraklarda şimdi insanlık karşısında suçlu konumunda olan bu çeteler yaşıyor. Peki, Türk devleti bu işgalini meşrulaştırmak için ne yapıyor? Açık bir şekilde dini kullanıyor. Efrin’de bol bol cami yaptırmasının arkasındaki gerçek budur. İnsanların inancını kullanıyor. Peki, kiminle yapıyor bunu? Dünya halkları tarafından terörist olarak ilan edilmiş olan DAİŞ ve El Nusra çeteleriyle yapıyor. Bunlar gerçektir.

‘Efrîn’nin kuzey sınırına Türkmen kemeri çekiliyor’

“Şimdi Türk devleti Halep’ten, Doğu Guta’dan ve İdlib ve değişik yerlerden getirdiği çeteleri yerleştirerek nüfusunu işgal öncesinin 3 katına çıkarmış durumda” diyen Cıwan Efrin bu uygulamalarla neyin amaçlandığına ilişkin ise şöyle konuştu:

“Efrîn’e çete yerleştirmenin amacı, bölgedeki Kürt varlığını tamamen ortadan kaldırmaktır. Türk devleti son zamanlarda, özellikle sınır hatlarına Türkmenleri ve Türkmen olduğunu söyleyenleri yerleştirerek, Kürtlerin hatta Arapların burada kalmasını engelliyor. Öyle ki Arap çete gruplarını bile sınırlara yerleştirmiyorlar. Böylece demografiyi bozmayı ve bölgeyi Türkleştirmeyi amaçlıyorlar. Artık öyle bir noktaya geldi ki Efrîn’de bulunan çeteler, Türk devletiyle görüş ayrılıkları yaşıyor ve ona güvenmiyor. Çeteler, Türk devletinin çıkarları için bir gün kendilerini satacağının farkında.”

Medya, Türk devletinin suçlarını görmezden geliyor

Dünya medyasının, Efrîn’deki insanlık suçlarını görmezden gelişine tepki gösteren Efrin, bunun bilinçli bir şekilde gerçekleştiğini kaydetti.

Cıwan Efrin. medyanın bu tutumuna ilişkin ise şöyle konuştu, “Türk devleti insanlığa karşı işlediği suçlarının ortaya çıkmasını istemiyor. Oysa orada dünyanın gözü önünde her türlü suç işleniyor ve dünya basını da bunu görmezden geliyor. Efrîn, Suriye’nin bir parçası. Ne var ki, Suriye rejimi ve medyası da Türk devletinin bölgedeki insanlık dışı uygulamalarını görmezden geliyor. Suriye rejimi ne zaman ki Türk devletiyle sorun yaşarsa işte o zaman medyasında ‘Efrîn’de kötü şeyler oluyor’ diye haber geçiyor ya da açıklama yapıyor. Şunu net olarak söyleyebilirim. Suriye rejiminin ülke topraklarını koruma gücü ve iradesi kalmamıştır. Rejimin mevcut durumda politikası, ‘Az olsun benim olsun’dur. İşin gerçeği bu anlayış Suriye topraklarını satan bir anlayıştır. Dünya basını da ülkelerinin siyasetine, çıkarlarına göre hareket ettiği için Efrîn’de yaşananları görmezden geliyor.”

‘Efrîn’in özgürleştirilmesindeki esas güç Efrîn halkıdır’

HRE’nin, Türk devletinin uygulamalarına karşı başlıca hedefinin, Efrîn’i özgürleştirmek olduğunu söyleyen komutan, “Eylemlerimiz daha da kapsamlı hale gelecek. İsteğimiz, Türk devletinin işgali altındaki bölgelerde bulunan gençlerin HRE’ye katılması. Bu bölgenin gençlerinin kararlı mücadelesiyle Efrîn ve diğer bölgelerin işgalden kurtarılarak özgürleştirileceğine inanıyoruz. Efrîn halkı, Efrîn’in kurtuluşundaki esas güçtür. Herkes şunu iyi bilsin ki, Efrîn özgürleşinceye ve halkımız topraklarına dönünceye kadar mücadelemiz kararlı bir şekilde devam edecektir” şeklinde konuştu.

‘Efrîn’e döneceğinize inanın’

Şehba’daki Efrîn halkını direnişini kutlayan Ciwan Efrîn, efrin halkına yönelik mesajında: “Efrîn’in kurtuluşu için bir güç oluşturduysak Şehba’da direnen halkımızın sayesinde oldu. Bunun için şehba bölgesinde mücadelesini sürdüren Efrîn halkı sonuna kadar direnişini sürdürmelidir. Şehba’daki halkımıza, Efrîn’e döneceklerine inanmalarını istiyoruz. Hiç şüphesiz büyük zorluklar yaşadılar. Fakat özgür topraklar ve özgür bir yaşam için ne olursa olsun direnmek bir zorunluluktur. Şehba’da yaşayan Efrîn halkının yaşadığı zorlu günler güzel günlere dönüşecektir.”

‘Rejim, halkımızın iradesini teslim alamaz’

Suriye rejiminin uzun bir süredir devam eden Şehba’daki ambargosuna da dikkat çeken HRE komutanların Efrin, “Suriye rejimi, Şehba’daki halkımızı teslim almak istiyor. Yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamalarına engel oluyor. Fakat direnişçi halk hiçbir zaman teslimiyeti kabul etmeyecek ve Suriye rejiminin bu yaptığına karşı direnecektir. Suriye rejimi bu kirli yöntemlerini bir an önce terk etmelidir. Suriye rejiminin asıl görevi, Türk devleti ve çetelerinin işgaline karşı mücadele etmektir” diye konuştu.

Rusya ve Türk devletinin Efrîn’deki gizli görüşmeleri

Efrîn Kurtuluş Güçleri (HRE) Komutanlığı Üyesi Ciwan Efrîn, Rusya ve Türk devleti arasında gerçekleşen, Efrîn’deki gizli görüşmelere ilişkin ise: “Rusya, Efrîn’de yaşananlara göz yumuyor. Aldığımız bilgilere göre Rusya, Ezaz ve Şêrawa birkaç kez Türk devletiyle görüşme gerçekleştirdi. Türk devleti ve Rusya arasındaki Efrîn anlaşması halen devam ediyor. Rusya, Efrîn’deki eylemlerimizden rahatsız. Ancak bir kez daha vurguluyorum, herkes bilsin ki, Efrîn özgürleşmeden eylemlerimiz durmayacak, aksine giderek daha kapsamlı hale gelecektir. Ve Efrin mutlaka özgürleştirilecektir.”

(cj)

ANHA


Diğer Haberler