‘İdlib’de her yer Türkleştiriliyor’

İdlib’deki durumu değerlendiren Demokratik Şemal Güçleri Sözcüsü Mehmûd Hebîb, Türk devletinin her yeri Türkleştirerek İdlib’i Türk topraklarına katmanın hesaplarını yaptığı konusunda uyardı.

Rusya ve Türkiye arasında 2019 yılında yapılan Astana görüşmelerinin ardından İdlib, Suriye krizinde stratejik bir noktaya dönüştü. Türk devletinin müdahil olduğu İdlib’de sorun her geçen gün derinleşmeye devam ediyor. İdlib’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demokratik Şemal Güçleri Sözcüsü Mehmûd Hebîb, İdlib’de son iki yılda 1 milyon 400 bin kişinin göç etmek zorunda bırakıldığını söyledi.

‘İDLİB’DE DURUM İÇ AÇICI DEĞİL’

İdlib’de nüfusun 4 milyon dolaylarında olduğuna işaret eden Mehmûd Hebîb, halkın büyük çoğunluğunun ekonomi, güvenlik, siyasi ve sağlık koşulları açısından çok zorlu şartlarda yaşadığını belirtti. Siyasi olarak Cebhet El Nusra’nın İdlib’de hakimiyetini ilan ettiğini kaydeden Mehmûd Hebîb, “Türk devletine bağlı İslami gruplar bölgenin ekonomisini çıkarları için kullanmakta ve halkın ihtiyaçlarını kendileri için fırsata dönüştürmekte. İdlib’de durum hiç iç açıcı değil. Halk, kalıcı bir çözümün bulunmasını istiyor” dedi.

Rusya’nın Türk devletinden İdlib’deki çete gruplarının listesini istemesine dikkat çeken Mehmûd Hebîb, “Bu talep sadece basın önünde yapılmış sıradan bir talep değildi. Rusya radikal grupların İdlib’deki varlığını gerekçe göstererek her gün şehri bombalıyor. Türk devleti ise bu grupları halka karşı kullanarak kimsenin onu siyasetine karşı gelmemesini sağlamaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

‘İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLAR TÜRKLEŞTİRİLİYOR’

Türk devletinden talimat alan çete gruplarının Suriye devrimine hizmet etmediğini kaydeden Mehmûd Hebîb, “Bu gruplar Suriye devrimini yok etmeye çalışıyor. İdlib, Hema, Humus ve Doğu Guta’ya kadar olan bölgede Şam hükümeti tüm gücüne ve Lübnan hizbullahı ile İranlı gruplardan aldığı desteğe rağmen devrim ateşini söndüremedi” dedi.

Mehmûd Hebib sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk istihbaratına bağlı hareket eden İslami gruplar Suriye devrimini yolundan çıkardı. Rusya, Türk devleti ve Şam hükümetinin devrimi avlamasına olanak tanıdı. Suriye devrimine hiçbir katkıda bulunmayan bu gruplar zehirli bir bıçak gibi devrime büyük zararlar verdi.”

Türk istihbaratı başta olmak üzere birçok istihbarat örgütünün Suriye dosyasıyla oynamaya çalıştığını dile getiren Mehmûd Hebîb, “İhvan gibi Türk istihbaratının oyuncağı haline gelen gruplar özgürlük talebi olan Suriye devrimini etnik ve mezhepsel talepler haline getirdi. Suriye halkları devrim için ağır bedeller ödedi. Türkiye’nin kullandığı çete gruplarına dahil olan Suriye gençleri bu yanlışından dönmelidir. Kuzey ve Doğu Suriye halkları Türk devleti yüzünden yıllarca göç yaşadı. Şu an işgal altındaki bölgelerde Türk parası zorunlu kılınıyor. Bütün bunlar halkların yaşadığı zorlukları katlamaktadır. İşgal altındaki topraklar Türkleştiriliyor, Türk valiler buraları yönetiyor” ifadelerini kullandı.

Türk devletinin uluslararası alanda kendini Suriye’nin toprak bütünlüğünden yanaymış gibi gösterdiğini ancak gerçeğin tam tersi olduğunu sözlerine ekleyen Mehmûd Hebîb, “Türk devletinin amacı Suriye topraklarını parçalayıp kendi topraklarına katmaktır. Astana görüşmelerinin asıl amacı budur. Rusya da bu durumu izliyor. Türkiye’nin amacı Suriye ile sınırlı değil, Misak-ı Milli adı altında Halep, Musul ve Kerkük’e kadar her yeri sınırlarına dahil etmek istiyor. Suriye halkları bunun bedelini ödüyor” ifadelerini kullandı.

(rr)

ANHA


Diğer Haberler