İki kahramanın yoldaşlığı- BİNEFŞ SARYA

Çocukluğun saflığı ve şefkatiyle, kız kardeşi Doçkacı Binefş’i görmenin heyecanıyla görkemli Xakurkê dağlarının yolunu tutan iki kız kardeş dönüşü olmayan yolun yolcusu oldu.

15 Mayıs 1992'de güneşin doğuşuyla birlikte her iki kız kardeş de ablalarını ve hayatlarının kahramanını görmeyi hayal ederek evden ayrıldı. Bayramın gelişini bekleyen çocukların sevinciyle annelerinin önünde durup, uzun yolculuk için kıyafetlerini giyerek vedalaştı.

Bahar olduğu için dünya hala çok serindi, hatta soğuk bile denebilirdi. Gönlü deniz gibi olan iki çocuğunun üşümemesi için Kürt entarisi giydiren anne, her birinin başına da ipek eşarp sardıktan sonra babalarına çocukların dağda üşümesine izin vermemesi tembihinde bulundu. Babaları da çocukları annelerine geri getireceğine söz verdi.

Arkası kaynatılmış domates tenekeleriyle doldurulmuş arabaya bindiler ve Xakurkê dağ yoluna doğru yola koyuldular. Her iki çocuk da annelerinin gözünden kayboluncaya kadar arkalarını dönüp küçük ellerini annelerine ve kız kardeşlerine sallayarak devam ettiler. Onlar da 15 gün sonra muhteşem kız kardeşlerini gördükten sonra annelerinin yanına döneceklerini düşünüyorlardı.

15 gün sonra her iki kahraman çocuğun babası eve döndü. Annenin ilk sorusu çocukların nerede olduğuydu. Baba, her iki çocuğun bir süre daha kardeşlerinin yanında kalacağını daha sonra gidip getireceğini söyledi. Ancak maalesef kısa bir süre sonra YNK’nin ortaklığı ve KDP’nin öncülüğünde Türk devletinin gerilla alanlarına yönelik şiddetli saldırıları başladı. Xakurkê’de bulunan gerillalar şiddetli çatışmaların içinde kaldı. İki kız kardeş ve ablaları da zorunlu olarak varlık-yokluk savaşının içinde yerini aldı.

Gerilla her ne kadar iki çocuğun savaşa katılmasını istemese de onlar kendini çocuk olarak görmüyordu. Savaştaki yerlerini kısa sürede aldılar. İki kardeş şunu söylüyordu: “Her ne kadar elimize silah alamasak da cephede gerillaya cephanelik ve gıda taşıyabiliriz. Biz de bir şekilde bu dağarı savunabiliriz.”

Onlar da artık bu savaşta iki küçük gerilla ve arkadaşlara da moral olmuştu. Deniz, Sarya’dan biraz daha büyüktü. Deniz büyük kardeş olduğu için bazen Sarya’ya emir de verebiliyordu. Birçok savaşta Deniz, Sarya’ya komutanlık yapıyordu.

Savaşın şiddeti ve gerçekliği onların çocukluğunu unutturuyordu. Sadece onlara değil etraftaki herkese onların çocuk olduğunu unutturuyordu. Savaş onları büyümek zorunda bırakıyordu. Birkaç gün içinde Deniz ve Sarya aktif iki gerilla haline geldi. Cepheye silah taşıyan kardeşler, yaralılara yardım ederek, onları savaş cephelerinden uzaklaştırma görevini üstlendi.

45 gün boyunca aralıksız mücadele eden dostları ve ömür boyu akıl hocaları Bêritan Hêvî, kendisini Xakurkê Dağı'nın yamacından atarak şehit oldu. Bu savaşta daha birçok gerilla gözlerinin önünde şehit düşmüş, savaşın ve gerilla yaşamının zorluklarına da tanık olmuşlardır.

Gerillanın Zel Kampı bölgesine geri çekilmesinin ardından Deniz ve Sarya, gerilla olmaya ve bir daha anne babalarının yanına dönmemeye karar verdi. Savaştan sonra arkadaşları, komutanlar, anne ve babaları geri dönmelerini istemelerine rağmen gerilla saflarında ısrar ederek, iki küçük gerilla haline geldi.

Deniz ve Sarya'nın gerilla saflarındaki yolculuğu böyle başladı. 8 Ağustos 1999'da Metina Dağı'nın tepesinde genç Sarya ve arkadaşı Medya KDP militanları tarafından pusuya düşürülür. Bu pusuda Sarya'nın arkadaşı Medya ağır yaralandı. Medya’yı oradan çıkaramadığı için Sarya da yanında kalır. Peşmergelerin eline sağ olarak geçeceklerini anlayan Sarya, yanındaki el bombasını kendi bedeninde patlatarak, Medya ile birlikte şehit düşer.

O yıllarda Deniz, Feraşin’deki Botan dağlarında gerillaydı. Uzun yıllar süren mücadele, emek, fedakarlık ve kahramanlıkların ardından Deniz, 2007 yılında kadın basın çalışmalarına katıldı. 2007'den 8 Ağustos 2014'e kadar Deniz, özgür basın içerisinde kesintisiz ve en etkin şekilde gerillanın, kadınların, çocukların, gençlerin ve bölge halkının sesi oldu. Tüm gerilla arkadaşlarının kalemi olan Deniz, kamerası ve kalemi ile gerillanın yüzünü güldürmeyi başardı. Son olarak da Şengal ve Mexmur halkının sesi oldu. Deniz ve Sarya'nın mücadelesi, arkadaşlarının mücadelesi ile devam ediyor.

(rr)

ANHA