İlham Ehmed: Zafer bayrağı kadınların elinde

Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınların verdiği mücadelenin bütün dünyada yankı bulduğunu belirten İlham Ehmed, zafer bayraklarının kadınların elinde olduğunu vurguladı.

1977'den beri her yıl dünyanın her yerinden kadınlar günlerini kutluyor. Son on yıldır Kuzey ve Doğu Suriye'deki kadınlar seküler bir yaşamda 8 Mart'ı kutluyorlar. Bölge kadınları bölgenin ve sistemin statüsünü tanıtmak için pek çok adım attılar ve halen bu yönlü mücadelelerine devam ediyorlar. Erkek egemen zihniyet karşısında binlerce yıldır renklerinden, amaçlarından ve ideolojilerinden ödün vermeyen kadınlar, Kuzey ve Doğu Suriye adına düzenlenen kongre, toplantı ve konferanslarda en önde yer aldı.

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Kurulu Eşbaşkanı İlham Ehmed, 8 Mart Dünya Kadın Günü’ne ilişkin ANHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

‘KADINLAR İÇİN TEK BİR GÜNÜN ANLAMI YOKTUR’

Kürt kadınları başta olmak üzere dünyadaki tüm kadınların 8 Mart’ını kutlayan İlham, “Kadın ve insanlık tarihinde 8 Mart önemli bir yer tutuyor. 8 Mart kadın emeği ve direnişinin sonucudur. Fakat 8 Mart tek başına yeterli bir kazanım değildir. Kadınlar halen erkek egemen zihniyetin baskısına maruz kalıyor. Özellikle aile ve toplumsal alandaki bu baskı kadınlarda psikolojik etkiler bırakmaktadır. Bu sorunların ortadan kaldırılması için daha büyük ve örgütlü mücadeleye ihtiyaç vardır” dedi.

‘21’İNCİ YÜZYILDA KADINLAR BİRÇOK KAPI AÇTI’

21’inci yüzyılın kadın yüzyılı olarak tanımlandığını ifade eden İlham, “Dünyanın her yerinde kadın direnişi dalga dalga yayıldı. Kadınlar büyük kapılar açtı. Kendini ifade etme şansı buldu. İçinde bulduğu koşulları değiştirme gücünü elde etti. Eşitlik ve adaletin sağlanması için önemli kazanımlara imza attı. Bugün yaşanan değişimler için 8 Mart sembol haline geldi. Kadınların önündeki fırsatlar devam ediyor. Bu nedenle her günün 8 Mart haline getirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

‘KUZEY VE DOĞU SURİYE’DE KADINLAR BÜYÜK MÜCADELE VERDİ’

Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınların üç zihniyete başkaldırdığını söyleyen İlham, “Bunlardan birinci Baas rejiminin baskısıydı. İkincisi son yıllarda Suriye’yi kan gölüne çeviren DAİŞ zihniyetiydi. DAİŞ, kadın tarihinde kara bir iz bıraktı. Kadınlar, DAİŞ’e karşı destansı bir direniş sergiledi. Kadınların başkaldırdığı bir diğer baskı aracı ise toplumda egemen olan eril zihniyetti. Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınlar bu üçüne karşı da büyük bir zafer elde etti” şeklinde konuştu.

Rojava devrimi ile birlikte kadınların kendilerini sınırlayan kabukları kırdığına işaret eden İlham, “Kadınlar, devrim ile birlikte iktidara karşı büyük bir mücadele başlattı. Bu mücadelelerinde başarılı oldukları için daha önce hiç bulunmadıkları alanlara kadar girdiler. Askeri ve siyasi alanda kadınların olması bu mücadelenin önemli bir sonucudur” ifadelerini kullandı.

‘ZAFER BAYRAĞI KADINLARIN ELİNDE’

Kadınların gösterdiği direnişle zafere ulaştığını vurgulayan İlham, “Kadınlar, zafer bayraklarını eline aldı. Bugün kadınların direnişi üzerine kitaplar yazılıyor, filmler çekiliyor. Dünyadaki bütün kadınlar, Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadın mücadelesini konuşuyor. Parmakla gösterilen bir noktaya ulaşıldı. Kadın mücadelesinin tüm hedefleri pratikte hayata geçirildi. Kadınların elde ettiği bu önemli kazanımlar bütün insanlığa mal oluyor. Dünyadaki diğer kadınlara örnek teşkil ediyor. DAİŞ vahşetine karşı büyük bir mücadele verildi. Bu da bütün dünyanın kadınları konuşmasını sağladı” yorumunda bulundu.

‘ZAFER, ZİHNİYETLERİ DEĞİŞTİRİYOR’

Kadınların diplomasi alanında yürüttüğü mücadeleye de dikkat çeken İlham, “Yaşı bini bulan devletlere bir hakikati anlatmanın mücadelesini yürütüyoruz. Hem Kuzey ve Doğu Suriye’deki sistemi tanıtıyoruz. Hem de onlarla görüş alışverişinde bulunuyoruz. Aynı zamanda da diplomatik ilişkiler yürütüyoruz. Dünyanın birçok yerinde sistem, siyaset ve diplomasi erkeklerin elinde bulunuyor. Böyle bir sistemde kadınların kolaylıkla diplomasi yürütmesi düşünülemez. Bu sistemin sırtını yasladığı erkek egemen zihniyete karşı mücadele eden kadınların kendini bu sistemlere tanıtması kolay olmayacaktır. Bu hem büyük bir emek hem de güçlü bir örgütlülük gerektiriyor” diye konuştu.

‘KUZEY VE DOĞU SURİYELİ KADINLARIN ÜSTLENDİĞİ GÖREV HEPİMİZİNDİR’

Dünya kadınlarının birlikte yürüttüğü çalışmalara dikkat çeken İlham, “Kapitalist sistemler muhalif örgütleri kucaklıyor gibi görünerek onları zamanla parçalamayı hedefliyor. Bu nedenle Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınların üstlendiği görev hepimizin görevidir. Kapitalist sistemlerin bu gerçekliğini ortaya çıkarmaya devam edeceğiz. Toplumu demokratikleştirmek için birlikte çalışacağız” dedi.

Kadınların erkek egemen zihniyet, DAİŞ’in saldırıları ve iktidarlara rağmen büyük bir örgütlenme yakaladığına dikkat çeken İlham, “Kadınlar, eş yaşam modelini hayata geçirdi. Kadını koruyan kanunları koydular. Yaşamın her alanında yerini aldılar. Bu gelişmeler kadın açısından devrimsel niteliktedir. Şehit kadınların fedakarlıkları kadın kazanımlarını beraberinde getirdi. Çok ağır saldırılara rağmen devam eden bir direniş gerçekliği var. Bunu göz önünde bulundurmak gerekiyor. Özerk sistem ve halkların kardeşliği projelerinin devam etmesinde kadının yadsınamaz bir rolü var. Sadece kadınlar birlikte mücadeleyi yürütebiliyor ve dünyanın farklı yerlerindeki kültürleri bir araya getirebiliyor. Toplumun demokratikleştirilmesinde ve toplumsal barışın sağlanmasında kadının çok önemli rolü bulunuyor. Kuzey ve Doğu Suriye’de yürütülen mücadele önce bütün Suriye kadınlarına ardından Ortadoğu kadınlarına ve en sonunda bütün dünya kadınlarına mal olacaktır. Demokratik barışçı bir dünyaya geçişi sağlamak kadınların görevidir” diyerek sözlerini noktaladı.

(rr)

ANHA


Diğer Haberler